Denge bozulunca

İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, mikroplar, mantarlar, yosunlar, bakteriler, likenler, virüsler bir organik topluluk oluşturuyor. Bu toplulukta üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar var. Bunlar hem birbirleriyle ve hem de yaşadıkları ortamla etkileşim halinde, dinamik bir denge içindedir. Buna “Biyolojik denge” deniliyor.

 

Bu denge ne kadar zaman sürer? İçlerinden biri “pürüzlük” yapıncaya kadar. Çünkü bir tanesi bile bu dengeyi bozmaya yetebiliyor.

Bu pürüzlüğü kim yapar? Kim olacak... insanoğlu!. Bunu neden yapar? Tek bir nedenle: bu organik topluluğun üretiminden daha fazla pay alabilmek için ...

Örnek mi istiyorsunuz? İşte bir tanesi: Zaman zaman bizzat uyguladığınız bir işlem. Tarımsal ürünlere zarar veren böceklere karşı ilaç kullanıyoruz. Ama hiç farkında olunmuyor veya bilinmiyor ki normal şartlarda bitkilere zararlı böceklerin çok büyük çoğunluğu, doğal düşmanları olan faydalı böcekler tarafından ortadan kaldırılıyor, çoğalmaları frenleniyor. Fakat bu ilaçların kullanımıyla, zararlı böceklerden daha çok, onların doğal düşmanları bu faydalı böcekler ölüyor. Çünkü faydalı böceklerin  kimyasal maddelere karşı dirençleri çok düşük.

Bunun yanı sıra zaman içinde, sürekli kullanılan ilaçlara dirençli bir nesil oluşturdukları için de zararlı olanlar daha fazla çoğalıyor. Bu artışa bağlı olarak besin bolluğundan, zamanla faydalılar da artıyor ama yeni ilaçlamalarla bir önceki duruma dönülüyor. Fakat bir başka olay oluşuyor: toprak ve hava kirleniyor, yiyecekler zehirleniyor. Bu zehirler diğer canlılara geçiyor. Bitkilerde tozlaşmayı sağlayan böcekler de mahvoluyor. (Tozlaşmanın sadece böcekler yoluyla olduğu bitkiler de var). Bu durumda her yıl, tekrar tekrar ilaç kullanılmasının sonucunu düşünün.

Bu örnekte, denge yöresel bazda bozuluyor. Bunun bir de küresel olanı var: Yani dengeyi küresel olarak bozanı. Bunun da örneğini vereyim: Biz insanların atmosfere, başta karbondioksit olmak üzere fazlasıyla salınımına neden olduğumuz bazı gazların yarattığı  hava kirliliği sonucu oluşan küresel iklim değişikliği. Yani hava kirliliği ile küresel iklim değişikliği ikilemi.

Bu konuda dengeyi öyle bozduk ki hiç sormayın! Küresel iklim değişikliği hava kirliliğinin etkilerini daha vahim bir duruma sokuyor. Çünkü bu değişiklik bütün canlıları ve hatta cansız varlıkları bile kötü etkileyen hava kirleticilerin konsantrasyonlarını arttırıyor. Sonuçta, sıcaklık daha da yükseliyor. Bu yükselme toprağın karbon tutma kapasitesini azaltıyor. Üstelik bu azalma yıllık ortalama sıcaklığın düşük olduğu yerlerde daha fazla oluyor. Havadaki karbondioksit artıyor.

Böylece dünyanın tamamı için çok tehlikeli, tam bir kısır döngü oluşuyor. Şu tehlikeye bakınız!

Coranavirüs de buna benzer bir döngünün ürünü değil mi? Bir dengenin bozulmasının ürünü değil mi? Kesinlikle evet.

O halde şimdi ne yapacağız ?

Evde oturacağız… Buyrun bayanlar ve baylar. Oturun ….

Kaynak:

1) Anonim. 2010.Fondazione Gas Natural.Foreste e ciclo del carbonio in italia: Barcelona-Espana

2) Anonim .2012.. Tecniche di monitoraggio dell’ossidazione della  sostanza organica nei terreni    torbosi del basso Veneziano. Universita degli studi di Padova

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz