Reklamı Kapat

1920’den 2020’ye milli irade

Bugün 23 Nisan…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100’üncü yıldönümü.

Başka bir ifadeyle Anadolu’nun göbeğinde, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerinin atıldığı gün!

Dahası, egemenliğin “saray”dan alınıp “millet”e verildiği gün!

Kutlu olsun!

23 Nisan 1920’de Ankara’da tarihi bir olay yaşandı.

Atatürk’ün başkanlığında toplanan o zamanki adıyla Büyük Millet Meclisi, üzerinde padişahın etki ve yetkisinin bulunmadığı tarihteki ilk meclistir.

Daha önce “Osmanlı Mebuslar Meclisi” vardı.

Bu meclislerde egemenlik, “kayıtlı, şartlı” milletindi.

Padişahların uygun gördüğü ölçüde…

Göstermelik…

TBMM’de ise egemenlik “kayıtsız, şartsız” millete verildi.

TBMM, bir “başkaldırı” meclisiydi.

İşgalci emperyalizme…

İşgalcilerin işbirlikçisi Osmanlı Saray Hükümeti’ne…

Osmanlı’nın ihanet fetvalarına…

İdam fermanlarına…

Padişahçı iç isyanlara…

İki yıl boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Osmanlı Saray Hükümeti arasında “egemenlik savaşı” yaşandı.

Saray Hükümeti, TBMM’ni yok etmek için çok uğraştı, akıl almaz yöntemlere başvurdu.

Sonunda “saray” kaybetti, “meclis” kazandı.

TBMM, 20 Ocak 1921’de “!921 Anayasası” diye anılan “Teşkilatı Esası Kanunu”nu kabul etti, “Türkiye Halk Hükümeti” adlı yeni bir yönetim kuruldu.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi, ilk anayasamızın ilk maddesiydi.

Böylece Anadolu’da adı henüz konmamış Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelleri atılmış oldu.

1922’de saltanat kaldırıldı.

1923’te Cumhuriyet ilan edildi.

1924’te halifelik kaldırıldı.

Sonunda Türkiye’de “saray saltanatı”nın yerini, “millet egemenliği” aldı.

Böyle çıktık yola.

100 yıl sonra geldiğimiz nokta

Aradan 100 yıl geçti.

İnişli çıkışlı…

Dereli tepeli…

Hani o tekerlemedeki gibi, “Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik” geldik bugünlere.

Bugünü tartışmamız ve sorgulamamız gerekiyor.

Eğer bir ülkede, egemenlik kayıtsız şartsız milletinse…

Ve millet, sistem gereği egemenlik hakkını seçtiği vekillere kullandırıyorsa…

Bütün yetkilerin parlamentoda (TBMM) olması gerekir.

En başta “yasama” yetkisinin…

“Yürütme” yetkisinin…

Bu yetkiler bugün Meclis’te mi?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğimizden bu yana, TBMM’nin bir “işlevi” kaldı mı?

Devlet yönetiminde vazgeçilmez olan üç erk, yasama, yürütme ve yargı, üçü de bir tek kişinin kontrolünde.

Meclis, devre dışı!

Meclis devre dışı olunca, otomatikman “millet iradesi” de devre dışı.

O halde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü nerede kaldı?

Türkiye’de artık tek bir kişinin egemenliği var.

Otur otur, kalk kalk!

100 yıl sonra geldiğimiz nokta, ne yazık ki, burası.

Evrensel demokrasi kurallarıyla bağdaşmıyor.

TBMM’nin hükmü yok…

Muhalefet partilerinin hükmü yok…

Basının hükmü yok…

Sivil toplum kuruluşlarının hükmü yok…

Yerel yönetimlerin hükmü yok…

Böyle bir sistemle devleti sağlıklı bir şekilde yönetmek mümkün mü?

Bir kişi, her şeyi bilebilir mi?

Bir kişinin aklı, bütün akıllardan üstün olabilir mi?

Esas olan, “ortak akıl”dır.

Milletin ortak aklı…

Bu akıl vekiller aracılığıyla parlamentoda vücut bulur, ülke bu akılla yönetilir.

Parlamenter sistemin özü budur.

Özetlersem:

100 yıl önce…

Egemenlik, “saray”dan alınıp, “millet”e verilmişti…

Bugün…

Egemenlik, tekrar “saray”a dönmüş görünüyor.

İnşallah bu hatadan kısa zamanda döneriz.

Okurlarımın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Korkuyorum - Biz bu projeleri 100 yıldır yaşamadık mi? Parlementer sistemin ülkemizin ekonomisini nasıl cokerttigini görmedik mi? Tam bir adım atacak ekonomik çözüm ureteceksin. Haydaaa m.vekili istifa etmiş hükümet düşmüş. İyi olan çalışsın tek başına ülkenin siyasi ve ekonomik sorumluluğunu alsın. Hesap versin. Begenilmezse değişsin.

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 23 Nisan 12:59
01

Hasan Ağır - Tanzer bey zaten öyle değilmi. meclisin yetkisimi var seçilmiş krallar olan partinin sahibi genel başkanların elinde değilmi.Önce vatandaşın seçme seçilme hakkı verilsin.Biz kendi vekilimiz parti üyeleri oy kullanarak belirliyebiliyormuyuz.Yok parti başkanları liste yapıyor buna oy verin diyor.Şimdi biz istanbullupiyasada yok saffet bizim vekilimizmi yok.Ankara yolluyor ona oy veriyoruz.Önce siyasi partiler yasası değişmeli.Ön seçim getirilmeli.Yoksa parlementer sistem olsa ne olur cumhurbaşkanlığı seçimi.Parti başkanı istediğini atıyor.İl ilçeleri hatta üyelerin hepsini silebiliyor.Onun atadıkları onu seçiyor.Adıda demokrasi.O gücü kise bırakırmı.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 23 Nisan 11:03


Anket Hafta sonları sokağa çıkma yasağı kalksın mı? Kalkmasın mı?