FIRSAT

Çok uluslu bir şirkette çalışan bir yakınım, farklı milletlere mensup mesai arkadaşlarının Türklerin iş becerileri ile ilgili şöyle bir cümle kurduklarından bahsetmişti: “Türkler yangın söndürücüdür!” 

Özellikle kriz anlarında çözüm odaklı bakabilme ve sorunu çözmeye yönelik hızlı adımlar atabilme becerimizi ifade eden bu tespitlerinde haklı olduklarını, yaşadığımız pandemi süreci bize ispatladı sanırım.

Zira gelişmişlik düzeyi yüksek ülkelerin birçoğunun pandemi ile mücadelede kendilerinden beklenen başarıyı gösteremediklerine, sağlık krizini yönetmede başarılı olamadıklarına şahit olduğumuz bugünlerde, Türkiye bu konudaki başarısı ile diğer ülkelerin de dikkatini çekerek takdirlerini kazanmıştır.

Türk milletinin “yangın söndürücü” özelliği tesadüfi değildir elbette.

Zira bu özellik bir nevi tarihi tecrübeye dayanmaktadır.

Mesela çok fazla göç etmemiz ve göç almamızın, farklılıklarla, farklı ve beklenmeyen durumlarla başa çıkma hususunda bizi tecrübe sahibi kıldığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Özellikle yakın zamanlar dikkate alındığında, kısa aralıklarla çok sayıda krizle karşılaşmamızın da, “kriz yönetimi” konusunda tecrübe kazandırarak bizi “eğittiğini” söylemek mümkündür.

Bu noktada bazen krizlerin ülkeler açısından fırsatlara dönüşebildiğini de hatırlamak gerekir.

Daha doğrusu fırsatlara dönüştürülebileceğini.

Günümüzü ele alırsak, sağlık sektöründe dikkat çeken başarımızın, ülkemizin bu alandaki marka değerini arttırmaya bir vesile kılınması mümkündür.

Bu değerin arttırılması, pandemi sonrası yaşanması mümkün görünen ekonomik sıkıntıları aşmaya yarayacak bir fırsatı bize sunabilir.

Zira bir geleneği olduğunu düşündüğüm tıp eğitimimiz çerçevesinde yetişen doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın yetkinlikleri ve buna bağlı olarak sağlık sektöründeki hizmet kalitemiz, bize bu imkanı sunmaktadır kanaatindeyim.

Bu minvalde ülkemizde kaliteli ve diğer birçok ülkeye nazaran son derece ucuz olan sağlık hizmetleri, eğer devlet desteği ile uluslararası bir marka haline getirilebilirse, sağlık turizmi mevcudun kat be kat üstüne çıkarak, ülkemizin önemli bir gelir kaynağı haline gelebilir.

Nitekim ülkemiz, iklim ve doğal kaynaklar bakımından, yani coğrafya olarak da sağlık turizmini destekler niteliktedir.

Dünyanın sağlık hizmetleri ve lojistiği açısından ülkemizi takdir ettiği bugünlerde, bu algıyı marka değerine dönüştürmek daha da kolay olacaktır.

Ve dünyanın yeni bir yapılanmaya gittiği, ülkemizin ise yalnızlaştığını düşündüğüm bir süreçte, sağlık sektöründe gerçekleştirilecek bir sıçrama hareketi, yeni yapılanmada “sağlıklı” bir yer alarak yalnızlaşmanın da önüne geçme imkanı verebilir.

Tabii tüm bunlar, özellikle yönetenlerin bu imkanları görüp, krizden ülkemizi yeni fırsatlarla çıkarabilmeleri ile mümkün olacaktır…

Umuyorum bu sıkıntılı sürecin ardından imkanların fırsatlara, fırsatların da katkıya dönüştüğünü görürüz…

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

İlker Özben - Fırsat başlığını görünce, Ülkemizde haksız kazanç sağlayanlara yeni bir imkan mı anlatılıyor diye yazıyı okumaya biraz tereddüt başladım ama çalışarak ve üreterek kazanç elde etmeye dönük akılcı ve vicdanlı bir önermeden bahsedildiğini sevinerek anladım.

Çok akılcı ve olabilirliği yüksek bir öneri...

Umarım hayat bulur, özellikle sağlık sektörü ile turizm sektörlerinin sinerji yaratabilecekleri bir proje olabilir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Mayıs 10:00


Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz