Reklamı Kapat

Korona günlerinden kitap dolu günlere…

Korona günleri devam ediyor ve Haziran ayına kadar devam edeceğini söylüyorlar,  daha da fazla sürebilir. . Dua edip, umut etmekten ve evlerden çıkmayarak sosyal izolasyonumuzu sağlamaktan başka bir şey gelmiyor ellerimizden.

Önceki yazımda bugünlerde evde neler yapabileceğimizi yazmıştım. Bol bol kitap okumakta bunlardan birisiydi.

Bu sene 30 Mayıs – 7 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek olan 12. Kocaeli Kitap Fuarı’nın gelen bilgi dahilinde iptal olduğunu sizlere de üzülerek bildirmek istiyorum. Evet, bu sene kitaplar arasında gezinemeyeceğiz belki, belki o müthiş kitap kokularını içimize çekemeyeceğiz ama bu sayede elimizde okunmamış kitaplarımız mutlaka vardır kitaplığımızda, işte size onları okuma fırsatı.  Ya da okuduğunuz ve etkisinde kaldığınız kitapları tekrardan okuyabilirsiniz.

Bu yazımda sizlere okuduğum kitapların bazılarından bahsetmek istiyorum. Sadece sizlere fikir olması adına kısa anlatımlarla…

Değişim

Yazar: Franz Kafka

 Değişim, merakla okuyacağınız bir kitap ve hakkında şunu söyleyebilirim ki, ismi üzerinde çok tartışılmış. Nedeni ise ana karakter Gregor Samsa bu kitapta değişiyor mu yoksa dönüşüyor mu? Aynı kitap her iki isimle de yayımlanmış. Ben kitabı okuduktan sonra değiştiği kanısına vardım. Kafka çoğu kitabında gerçeği yani kendi yaşamını yansıtmış. Babasının onu böcek gibi görmesi ve bu yüzden kendisini değersiz hissetmesinden dolayı iç dünyasını kitabın ana karakteri Gregor Samsa üzerinden anlatmış.

Kafka ölümünden sonra, değersiz bulduğu notlarını arkadaşından yakmasını istemiş. Aynı düşüncede olmayan arkadaşı binlerce sayfa olan notlarını düzenleyerek yayımlamıştır.

 Kitap farklı bir anlatım... Bütün hikaye bir böceğin ağzıyla anlatılıyor.  Benim çok hoşuma gitti. İnce bir kitap olduğu içinde konuyu fazla dağıtmadan bir çırpıda okunmasını sağlıyor. Tasvirler çok güzel. Eğer okumadıysanız bugünlerde okumanızı tavsiye ederim.

 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Yazar: Grigoriy Petrov

Bu kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, Atatürk kitabı okuyup bitirdikten sonra ülkedeki okullarda ve askeri okulların müfredatına dahil edilmesini ve tüm öğrencilerin ülkelerindeki yaşamı yenilemek için bu kitabı okumalarını istemiş.

“Beyaz Zambaklar Ülkesi” Finlandiya’da yaşayan her kesim insanın hep birlikte el ele vererek ülkelerini kalkındırmak için nasıl mücadele ettiğini anlatıyor.

Kitabın biraz içeriğinden bahsetmem gerekirse,

Ülkede tüm halkın küçük de olsa değişimleri ve gelişimleri bu ülkenin kaderinin değişmesinde çok büyük rol oynar. Finlandiya’da okullar açılır, artık tarımla uğraşan, üretim yapabilen bir ülke olur. Yapılan tüm fedakarlıklar sonucu Finlandiya eğitim ve refah düzeyi yüksek bir ülke olmuştur.

 “Beyaz Zambaklar Ülkesi” mutlaka okunması gereken bir kitap.  

Nohut oda

Yazar: Melisa Kesmez

Kitap, içinde beş hikayeden oluşuyor. İçerik olarak hepsinin konusu aynı, adından da anlaşılacağı gibi hepsi ev hikayeleri. Kitabı okuduğum sürece, kendi yaşadığım evde kendime bir dünya yarattım mı diye sorgulamama sebep oldu.
"Her şeye rağmen kendi kozasını örmekten vazgeçmeyenlere..." diye bitiyor kitabın arka kapağında ki yazı.

Ben her okuduğum kitabı bitirdiğimde boş kalan arka sayfasına kendi sözümü yazarım,  benden sonra okuyacaklara beni hatırlatacak bir özlü söz olsun diye. Bazıları kitabın içeriği ile ilgilidir. Bu kitabın olduğu gibi…  “ Eski bir ev hep korkulu rüya mıdır içine girilmeyen, yoksa anılar mıdır hep güzellikleriyle hatırlanan.” Bunu size de tavsiye ederim. Ya kendiniz küçük bir söz yazın ya da sevdiğiniz bir şair ya da yazarın bir sözünü bırakın son sayfaya. Aynı zamanda arka sayfaya söz yazmak,  size yeni bir kitaba başlamak için heves veriyor.

Bu kitabı okumanızı tavsiye eder miyim, evet ederim.

Satranç

Yazar: Stefan Zweig

Bir süredir kitaplığımda duruyordu, hatta itiraf etmeliyim ki, ilk bir iki sayfasını okuyup bırakmıştım bir keresinde. Yine elime aldığımda çoğu kitapta olduğu gibi ilk bir kaç sayfası sıkıcı geldi ama sonrasında çok severek okuduğum bir eser oldu. Anlatım öyle güzel ki, gerçekmiş gibi sizi içine çekiyor.  Roman, kapalı kaldığı mekanda tesadüfen eline geçirdiği satranç kitabını okuyarak satranç’ı öğrenen ve hiç oynamadığı halde seneler sonra yolculuk ettiği bir gemide karşısına çıkan satranç şampiyonunu yenen bir kişinin hikayesini anlatıyor.

Tavsiye edebileceğim bir kitap.

Ethica

Yazar: Spinoza

Ethica Spinoza tarafından felsefi konulara matematiksel bir düşünme yöntemiyle ve mantık kuralları çerçevesinde yanıt arayarak kaleme alınmış. Spinoza öldükten on beş yıl sonra dağınık olan notları arkadaşları tarafından toparlanılarak basılmış bir eser. Kitap biraz karışık gibi gelebilir. Çünkü tek bir başlık altında toplanmıyor. Önerme, önerme sonucu, yardımcı önerme gibi başlıklardan oluşan bir kitap ve okurken bu önermelere tekrar dönmemiz gerekiyor.  Karışık gelse de diğer felsefe kitaplarından farklı ama okumaya başladığınızda devamlı elinizin altında olmasını isteyeceğiniz bir kitap.  Kitap okurken altını çizerek okumayı sevenler için çizilecek cümlelerin bol olduğu bir kitap.

“Bu Spinoza’nın Ethica’da amaçladığı temel düşünce, varlıkları ilk nedenleriyle anlamaya yönelikti. Çünkü her sonuç kendisini var eden nedende katlı durur ve katlar tek tek açıldıkça, sonucun özü apaçık şekilde ortaya çıkar ve doğru şekilde kavranır.” ( Ethica sayfa 19 )

Ethica, felsefeyi daha iyi anlamamıza sebep olacak bir kitap.

Evet,  biraz zor bir kitap gibi görünse de okumanızı isterim.

Körlük

Yazar: Jose Saramago

Görmeyenlerin kör değil asıl bizlerin kör olduğunu anlatıyor kitap. Tek bir kişiyle başlayan körlük, sonrasında bütün ülkede salgın haline geliyor. Beklenmedik bir olayı yaşayanların nasıl bencilleştiğini ve değer yargılarını nasıl kaybettiklerini anlatıyor.

Kitapta betimlemeler çok güzel yansıtılmış. Bana göre sürükleyiciliğini sağlayan bir neden de kitapta isim olayının olmaması. Her ana ve yan karakter isim yerine özelliklerine göre sıfatlarıyla anılıyor.  Doktor, doktorun eşi, şaşı çocuğun annesi, siyah bantlı yaşlı adam, siyah gözlüklü kız gibi, romanda geçen köpeğin bile ismi değil lakabı vardı. “Gözyaşı yalayan köpek”  bütün kitap boyunca böyle tamlamalarla anılıyor herkes.

Çok güzel bir kitap, tavsiye ederim ama konusu salgın olduğu için bugünlerde okuyamam diyorsanız sonra mutlaka okuyun.

Aslında sizlere anlatmam gereken kitaplar o kadar çok ki, mesela,  “Sana Gül Bahçesi Vaat Etmedim – Joanne Greenberg, Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery, Murtaza – Orhan Kemal, Serenad – Zülfü Livaneli” bunlardan birkaçı. Ayrıca, İzmitli yazarlarımızın çok çok iyi kitapları da var ama burada birkaçından bahsedersem bahsetmediklerime haksızlık olur diye düşündüm. Bu kitaplardan başka bir yazımda bahsederim diyerek size iyi okumalar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Hafta sonları sokağa çıkma yasağı kalksın mı? Kalkmasın mı?