Dijitalleşme ve Ötesi

Korona sürecinin bizi götürebileceği muhtemel sonuçları ele alırken, dijitalleşmeye, özellikle ekonomi bağlamında vurgu yapmıştık.

Dijitalleşmenin hayatımızda daha fazla yer alması ihtimali sadece ekonomik manada değil, eğitim ve toplumsal hayat gibi alanlarda da muhtemel değişimleri düşündürmektedir.

Gelin beraber düşünelim...

Mesela eğitimi ele alalım:

Mevcut durum sebebiyle uygulamakta olduğumuz online eğitim, bu sürecin sonunda, uzaktan eğitimin örgün eğitim için ciddi bir rakip olarak tartışılmasını beraberinde getirebilir mi?

Süreçten önce de bu hususta tartışmalar olduğunu dikkate alırsak mümkün gözüküyor.

Zira, örneğin ilahiyat sahasında, uzaktan eğitimin örgün eğitimle bir tutulmasına dair bir müddettir devam eden mücadele göz önüne alındığında, sürecin, uzaktan eğitim lehine bir delil olarak gösterilmesi söz konusu olabilir. 

Ama “uzaktan eğitim örgün eğitimin yerini tutabilir mi?” derseniz, birçok eğitimci gibi “kesinlikle hayır” derim!

Örgün eğitim belli konulardaki kitapların okunması ve sınava girilmesinden ibaret bir süreç değildir.

Bu süreçte okunan kitapların, sınıf içerisinde farklı görüşler çerçevesinde ele alınması, tartışılması söz konusudur. Farklı görüşleri dinleme, anlama ve paylaşma becerisine zemin kurar.

İletişim kabiliyetini hem söz hem de hal dili olarak geliştirme şansı verir.

Bunun yanında yüz yüze iletişimin bir parçası olarak, sadece zihinsel değil, duygusal etkileşimi ve dolayısıyla değer aktarımını da gerçekleştirebildiğiniz bir ortama imkan tanır.

En gelişmiş teknolojilerde bile, özellikle bugün için, bu kazanımları bütünüyle sağlama imkanı yoktur.  

Bunu hali hazırda tecrübe ediyoruz.

Eğitimle bağlantılı olarak sosyal hayata dair düşünelim:

Dijitalleşme sürecinin, daha önce “insanı yeniden tanımlamak bağlamında” ele aldığım yazımda temas ettiğim üzere, eğitim yanında farklı alanlarda da “yapay zeka” çalışmalarına hız katması ve yapay zekanın hayatımıza beklenenden daha kısa sürede ve geniş çapta girmesine vesile olması da düşünülebilir.

Bu olası sonuç, insanın yeniden tanımlanma sürecini hızlandırabileceği gibi, insanın yeniden şekillendirilmesi sürecini de hızlandırılabilir.

Yeniden şekillendirilme diyorum, zira yapay zeka dediğimiz alan, bu “zeka”nın üretiminde söz sahibi olanlar tarafından şekillendirilen bir alan. Buna bağlı olarak da muhataplarını, söz sahibi olanların şekillendireceği bir alan.

Özellikle gerçeklik algısının oluşması bakımından bunu hayli önemli görüyorum.

Bugün şimdilik dijital oyunlar ile insanlara “alternatif hayatlar” ve dolayısıyla “gerçeklikler” sunan sanal dünyanın, bu oyunların dışındaki alanlarda da yaygınlaşması durumunda, “kimin gerçekliğinden” bahsedeceğiz?

O bilgi alanının içinde biz bulunmadığımız takdirde bizim gerçekliğimiz olmayacağı kesin.

Ki bu durumda “kimlik” dediğimiz şeyden ne anlayacağımız bile ayrı bir tartışma konusu haline gelecektir.

Sosyal ilişkiler açısından biraz daha ilerleyelim:

İnsanların fizik dünyanın dışında dijital dünyada sosyalleşme alışkanlıkları geliştirdiğini, pandemi sürecinde alınan ve sonrasında alınacak tedbirlerin de, sağlık açısından bunları desteklediği bir döneme girildiğinde, insanların sosyalleşme süreçleri nasıl bir seyir takip eder? 

Birbirimizi tanımanın şartları nasıl değişir?

Güven, samimiyet, merhamet, mahremiyet algılarımız aynı mı kalır? Yoksa şekil mi değiştirir?

Günümüz sanal dünyasının üzerimizdeki etkisini bu hususta bir simülasyon, bir canlandırma gibi düşünürsek, değişim olacağı kesin diyebiliriz.

Olanın yerine “gösterilen”in hakimiyetine doğru eskisinden de hızlı yol almak, bu durumun bir diğer sonucu olarak karşımıza çıkabilir.

Sosyal güvenlik algısına doğru bir adım daha atalım:

Dijital alan, güvenlik bağlamında da uzun süredir hayatımıza girmiş durumda.

Hatta öyle girmiş durumda ki, “güvenliğimizi” sağlamak adına, neredeyse kişisel hiçbir “güvenli alanımız” kalmamış vaziyette.

Bu minvalde bir müddettir düşündüğüm bir konudur: Bugün istesek de “saklanmak” zor.

Bunun için adeta “DNA”mızı değiştirmek durumundayız.

Yaşadığımız sürecin sonunda güvenlik tedbirlerinin dijital gelişmelere bağlı olarak daha da arttırılması, acaba bireysel ve ulusal güvenlik algımızı ve durumumuzu nasıl etkiler?

Bu sistemlerin üretiminin içinde yer almadığımız takdirde “güvenlikten” mi “güvensizlikten” mi, yoksa “paranoyadan” mı bahsedebiliriz?     

Şu an bile “takip edildiğimiz” hissini sıradan bir vatandaş olarak yaşıyorsak, muhtemel gelişmeler karşısında “özel alan” diye bir mefhumun hayal haline gelmesi de düşünülebilir.

İnsanın kendini “güvende” hissedip hissetmemesine bağlı olarak ise bireysel ve toplumsal travmalar da söz konusu olabilir.

Ve tüm bu tablo dahilinde insanların maddiyat ve maneviyat algıları ve ihtiyaçlarının değişmesi de kuvvetle muhtemeldir.

Tabii bu hususları birer “ihtimal” dahilinde tartışıyoruz.  

Bu noktada “iyi hiçbir şey yok mu?” diye sorabilirsiniz.

Elbette var.

Neticede bugün için dijital alanın asgari düzeyde hayatımızı kolaylaştırdığı da bir gerçek.

Ancak bu “iyilikleri” yaşarken, “yan etkileri” üzerinde düşünmediğimiz ve tedbir almadığımız takdirde, “iyilikten maraz” doğduğunu da biliyoruz.

O nedenle tedbirli olmak adına sürecin “ötesini” görmeye çalışmayı elzem kabul ediyorum…

Görüşlerimiz isabetli olur mu olmaz mı bilemiyorum ama “ötesi” bizi savurmasın da varsın bir haksız çıkalım…

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ELEMAN ARANIYOR

YAFA İnşaat A.Ş. olarak İzmit projemizde değerlendirmek üzere; - Mobil Vinç, Greyder, Silindir, Beko-Loder ve - Lastikli Loder operatörleri, - Bet...

0533 382 15 64

KİRALIK OFİS

İzmit Belediye İşhanı 7. kat, eşyalı Deniz manzaralı, 28 m2 kiralık ofis

0 532 344 19 97

HİDROS GRUP BÜNYEMİZDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE ARKADAŞLAR ARIYORUZ

Yurtiçi Satış bölümüne; * Teknik okul veya Ön lisans mezunu * Askerlik vazifesini yerine getirmiş 28 yaşını geçmemiş * Ehliyetli ,araç kullanabil...

0262 335 63 66 /67/68/69

SEVKİYAT ŞOFÖRÜ ALINACAKTIR

- 20- 40 Yaş aralığında - İstanbul ilinde tüm semtleri bilen - B Sınıfı Sürücü ehliyetine ve SRC belgesine sahip - İzmit-Başiskele-Kullar çevresin...

0 262 349 50 81-83-84

SATILIK DUBLEKS DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

ELEMAN ARANIYOR

- İş yerimizde - İmalatçı, mekanik bakımcı ve montaj yapacak, - 20 ila 45 yaş arası, - Askerliğini yapmış, - MYK belgeleri ve eğitim sertifikal...

0262 335 51 15 OLCAY ÇELİK YAPI VE MAKİNE İMALAT BAKIM ONARIM A.Ş.

ACİL ELEMAN ARANIYOR

İddAa bayiine ­­­- İzmit merkezde ikamet eden, ­­­- Haftada 4/5 gün ve ­­­- Saat 14:00-22/23:00 arasında çalışacak - Emekli bay eleman aranıyo...

SATILIK DUBLEX DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde dış cepheleriyle toplam 500 m2, iç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63 NİHAT BAKLACI

İKİZLER KURBANLIK

Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık satım ve kesimi yapılır. Büyükbaş hayvanda hisse verilir.

0533 214 85 04 İKİZLER KURBANLIK

Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?