Futbol, Üniversite ve öneriler…

Kimin ya da kimlerin baskısı oldu da liglerin yeniden başlatılması kararı alındı? Bunu bilen yok! Maça yan paslarla devam ediliyor. Hani galip durumda olan takım vardır ya, atağa kalksa topu kaybedebilirim korkusu ile oyunu beklemeye alır, hakemin son düdüğü çalmasını bekler. Durum tam da bunu açıklar nitelikte. Ancak kazın ayağı öyle değil:

Üniversite sınavları açıklanan tarihten bir ay geriye alındı. Neden? Turizm mevsimi açılırsa öğrenciler, aileleri ve bu sistemden beslenenler kaybedilmesin diye… Üzerinde çok gürültü çıkarıldı ama bence telaşa gerek yok. Dersten kalmak kalktı, üst sınıfa geçmek kolaylaştı. Öğrenci daha ne ister ki? Üstelik baraj puanı 170’e indirildi…

Değerli okurlarım aslında bu sınavlara gerek yok. İsteyen her öğrenci istediği Üniversitenin istediği bölümünün istediği programına kayıt olabilmeli. Bunun yolu yöntemi birkaç günlük bir toplantı sonunda belirlenebilir. Önce hazırlık sınıfları oluşturulur. Oradaki dersler için baraj puanlar ve başarı kriterleri eklenir. Bunları geçenler ertesi sene normal eğitime başlarlar. Diyelim başarılı olamadılar, tekrar bu programa devam ederler. Eğer ikinci defa da başarılı olamazlarsa bir daha asla o programa başvuramazlar.

İlk bakışta bu teklifim uçuk kaçık bir öneri gibi gelebilir. Biraz sakin olun ve yeniden düşünün. Yaşam boyu öğrenme açısından baktığımızda Dünyada epeyce yüksek sayılabilecek oranda insanlar 50. yaşlarından sonra başka mesleklere yöneliyorlar. Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Ama istedikleri bir alan varsa ve bunun için çaba göstermelerine rağmen o programa başlayamamış olmaları onlarda her zaman bir post travmatiksendrom yaşatacaktır. İnsanlarımız rahat bırakmalıyız…

Gelelim ligler konusuna: Bu pandeminin artarak devamını umarım getirmez. Kulüpler gelir kayıplarına uğradılar. Yayıncı kuruluş ise sıcak reklamlardan mahrum kaldı. Karşılıklı ekonomik beklentilerin yerine gelmesi için sanırım ligler başlıyor. Muhtemelen seyircisiz olacak maçlar. Yıllar önce yazdığımı hatırlıyorum, seyircisiz oynama cezası alan takımlar gerçekten boş tribünlere oynuyor idiler. Bunu tiyatroya çevirirsek, sahneden oyun oynanıyor ama seyircileri yok!..

Futbolun büyük şansı televizyon ve onun başındaki taraftarlar, seyirciler…  Onların manevi ve maddi destekleri (Kutulara ödediğimiz ücretler) ile futbol ayağa kaldırılacak…

Uyarıyorum, yine iyi bir hazırlık olmadan maçlara başlanacak. Yaralanma ve sakatlıklara çok dikkat etmeliyiz. Genç sporcu kardeşlerime sesleniyorum; iyi bir ısınma yapın ve travmatik hareketlerden kaçının. Maç sonunda soğuma egzersizlerini mutlaka uygulayın…

Son sözüm: Kısa sürede bu kadar maç oynatırken maç sürelerinin kısaltılmasını öneriyorum. Örneğin 2 x 30 dk ve arada yine 15 dk’lık mola ile… Böylelikle total yüklenme sürelerini azaltarak olası sakatlıkların önüne geçebiliriz.

İyi bir hafta dilekleri ile sağlıkla kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz