Gümüşhane’de virüs neden yok?

Önceki gün Sami (Pekdemir) aradı.

“Önemli bir haberi duyurmak ister gibi” bir hali vardı.

“Gümüşhane Belediye Başkanı’nı aradım, tebrik ettim” diye söze girdi.

“Hayırdır, neden tebrik ettin?”

“Virüs, Gümüşhane’ye hiç uğramamış… Üç virüs cenazesi kaldırmışlar. Biri İzmit’ten gitmiş, ikisi umreden gelmiş… Görüyor musun benim memleketi, gurur duyuyorum… Bu nedenle belediye başkanımızı tebrik ettim.”

Sami, Gümüşhane’ye toz kondurmaz.

Öve öve bitiremez…

Biraz kızdırayım dedim.

“Sami, demek Gümüşhane koronavirüsün bile ilgi göstermeyeceği kadar berbat bir yer.”

Şaka bir tarafa, değerli dostum Sami ile Gümüşhane üzerine sohbetlerimiz hiç bitmez.

Her yıl “Seni Gümüşhane’ye götüreceğim, bak memleket gör” diye söz verir, aradan neredeyse 30 yıl geçti hâlâ gideceğiz.

Bu yıl için “Tamam, kesin” demişti, bu defa da “virüs” engel oldu.

Ölmez sağ kalırsak, 2021’de…

Söz verme konusunda bütün Gümüşhaneliler böylesine “cömert” mi, bilmem.

Kemal Derviş’in bugün yardakçısı varsa, 2001’de de…

Bizde “IMF” ve “Kemal Derviş” takıntısı bir türlü bitmedi.

Siyasetçiler, sıkıştıklarında gündem değiştirmek için o kurumu ve o kişiyi ağızlarına sakız yaparlar.

Ağır eleştirilerde bulunurlar.

IMF şöyle…

Kemal Derviş böyle…

Yaa arkadaş, IMF’nin ve Kemal Derviş’in suçu ne?

IMF’nin işlevi, yıllardır Dünya Bankası’nda çalışan Kemal Derviş’in de görevi belli.

IMF de Kemal Derviş de “ABD emperyalizmi” için çalıştılar, çalışıyorlar.

Saklıları gizlileri yok!

Suç onlarda değil, suç bizde.

Adam olalım, hesabımızı bilelim, çalışıp üretip para kazanalım da, IMF’ye de Kemal Derviş’e de muhtaç olmayalım.

Yıllar önce “üretim ekonomisi”nden çıkıp “borç ekonomisi”ne geçtik…

Sürekli borçla yaşıyoruz…

Kasamızda para yok…

Daralınca,IMF ve Kemal Derviş’e olmadık sözler söylüyoruz.

İkisini de suçlu, ikisini de hain ilan ediyoruz.

Kemal Derviş düşmanlığı yine depreşti

Türkiye’nin yine dış kaynağa ihtiyacı var, yine IMF lafları dolaşmaya başladı ya, her krizde olduğu gibi yine Kemal Derviş ismi gündeme düştü.

Bu defa IMF ve Kemal Derviş’i “tu kaka” ilan eden, IMF ve Derviş’i sözde destekleyenleri “yardakçı” olarak niteleyen, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli…

Dün internet sitelerine düştü, Bahçeli bakın neler söylüyor:

"İnsanda biraz edep olur, biraz erdem olur. Kemal Derviş'in yardakçıları, devşirilmiş ucubeler Türk milletini kandıramazlar. Hep aynı terane… Hep aynı masal… Kasamız boşalmış, başka, IMF'ye gidilecekmiş, ekonomi çok kötü yönetiliyormuş…”

Açıklama uzun, özünü verdim.

Ne diyor Devlet Bahçeli?

“Kemal Derviş’in yardakçıları…”

“Yardakçı” sözcüğünün anlamı açık!

Ama ben yine de Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ndeki anlamına bakayım dedim.

*Kötü işlerde birine yardım eden kimse.

*İstenmeyen kişiye yardım eden…

Devlet Bahçeli’nin açıklamasından öğreniyoruz, demek Kemal Derviş’in bugün de yardakçıları varmış.

Ben “dün” Kemal Derviş’e kimlerin yardım ettiğini, kimlerin kendisini Türkiye’ye göreve davet ettiğini biliyorum, ama Kemal Derviş’i bugün destekleyenlerle ilgili bir bilgim yok.

Dün ne olmuştu?

“Dün” derken, 2001’de…

19 yıl önce…

“DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti” baştaydı.

Bülent Ecevit başbakan, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz başbakan yardımcısıydı.

Türkiye, ekonomik krize girdi.

“Kurtarıcı” olarak ilk akla gelen isim, Kemal Derviş oldu.

Derviş, o dönemde Dünya Bankası Başkan Yardımcısı idi.

Aradılar, “Gel, bizi kurtar” dediler.

Kemal Derviş geldi 3 Mart 2001 tarihinde üst üste toplantılar yapıldı ve Derviş dışarıdan “Devlet Bakanlığına” atandı.

Geniş yetkilerle…

“Süper kurtarıcı” olarak…

Şimdi sadede geleyim.

O dönemde Kemal Derviş’e en fazla desteği kim vermiş?

Bülent Ecevit…

Devlet Bahçeli…

Mesut Yılmaz…

Kemal Derviş’ten “medet” ummuşlar.

Kemal Derviş’i “kurtarıcı” olarak görmüşler.

O yıllarda bu üç isim “Kemal Derviş’ci” olarak anılmış.

Kemal Derviş’i ABD’den Türkiye’ye davet ettiler diye…

Kemal Derviş’i “kurtarıcı” olarak Devlet Bakanlığı’na atadılar diye…

Bu üç isme de mi, “yardakçı” sıfatını kullanacağız?

Yakışmaz…

Yakıştıramayız…

Ayıp olur.

Söylemek istediğim şu:

Devlet Bahçeli, bugün konuşmadan önce, dünkü yaptıklarına ve söylediklerine bir göz atmalı.

Hemen hemen her konuda çelişkili…

Devlet Bahçeli’nin dünü, bugününü yalanlıyor.

Dünkü Devlet Bahçeli ile bugünkü Devlet Bahçeli arasında dağlar kadar fark var.

2 görüş

*”İnsanlar eğlenebildikleriyle arkadaş olurlar, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş…” Anton ÇEHOV

*”Kutsal kitaplarda çokça adı geçen şeytan, gerçek dünyada size ahlak dersi veren bir yobazdan başka bir şey değildir.” Friedrich NİETZSCHE

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Gazioguz@gmail.com - Sn.Tanzer Bey,

Çok güzel bir makale yazmışsınız, ellerinize sağlık sizi kutluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Dr. Oğuz KALELİOĞLU

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 11 Mayıs 05:32
01

Dr.oğuz Kaleli̇oğlu, - Sn Tanzer Bey, Çok güzel, anlamlı ve değerli bir makale yazmışsınız sizi kutluyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 11 Mayıs 05:29


Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?