Koronavirüs illetinden sonra hayatımızda neler değişecek?

Çin’de başlayan ve dünyaya yayılan koronavirüs, herkesi esir aldı…

Türkiye’de ilk koranavirüs ölümü 11 Mart’ta gerçekleşti…

Hükümet, Bilim Kurulu’nun tavsiyesiyle bir dizi önlemler aldı.

16 Mart’tan itibaren uygulanan tedbirler, epeyce işe yaradı…

Okullar tatil edildi…

65 yaş üstünün sokağa çıkması engellendi…

Sonra 20 yaş altının sokağa çıkması engellendi…

Şehirlerarası ulaşım yasaklandı…

30 Büyükşehir ve Zonguldak’ta cumartesi ve Pazar günleri sokağa çıkma kısıtlaması getirildi…

**

Tüm bu kısıtlamalar ve yasaklar işe yaradı…

Korona salgını kontrol altına alındı…

Tedbirler devam ediyor…  

Ramazan Bayramından sonra hayat biraz daha düzene girecek gibi…

**

Corona virüsü hepimizin hayatını ciddi anlamda etkiledi.

Kafalarda büyük soru işaretleri var.

Peki Corona'dan sonra ne olacak?

Büyük güçler mi değişecek?

Ülke ekonomileri mi değişecek?

Sınıf farkları mı olmayacak?

Hangisi?

Çare bilim!

Değişen bence sadece bilim olacak o da değişmeyecek, gelişecek. Çünkü geleceğinden endişe eden insan çareyi bilime inanmakta bulacak. Kendini koruma içgüdüsü tıbbın, bilimin yolunu açacak. Bir düşünün, çoğu buluş insanın kendini koruma içgüdüsü ile yapılmıştır. Soğuktan, vahşi hayattan korunmak için kulübeler inşa edilmiştir . Daha güvenli yolculuklar için gelişmiş otomobiller yapılmıştır. En basitinden sürekli yuvarlanan tekerleği durdurmak için bir fren sistemi yapılmıştır. Hepsi kendimizi güvende hissetmek için. İşte salgının insanda yarattığı güvensizlik duygusu bilimi, tıbbı güçlendirecektir. Ama insan gene aynı tabii.

Tabii ya! Sistem böyle
Peki her şey eskisi gibi olmayacak mı gerçekten? Buna inanıyor musunuz? Salgınla beraber aslında hepimize umut olan bir cümle oldu bu. Her şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünmek çoğu insanı rahatlatıyor. Peki her şey eskiden çok mu kötüydü? Öyleyse niye kötü olarak nitelendirdiğimiz bir yaşam biçimini sürdürüyorduk. Tabii ya sistem böyle! Geçmişin klasik cevabı .

Her felaket tıbbı geliştirmiş
Her şeyden önce bu cümlenin içinde umut var. Bir gün salgının biteceği umudu var. Zaman belirsiz olsa da hepimizde yaşama sevgisi var. Kimse pes etmiş değil. Çok felaketler yaşadı aslında dünya. Hepsinde de ayakta kalmayı başardı. Sağ salim bu beladan da kurtulacak inşallah. Tarihe baktığımız zaman her felaketin iyi bir sonucu olduğunu görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrası Penisilin bulunmuş, Kara Veba gibi salgın hastalıklar antibiyotiklerin bulunmasına sebep olmuş. Şimdi ise bilim insanları bizleri bu salgından kurtaracak buluşun peşindeler. Yani her felaket bilimi, tıbbı geliştirmiş. Ama insan gene aynı kalmış.

Çözüm yolları arıyoruz
Sık sık kendimizi izole etmekten bahsediyoruz. Sonra bilinçli, entelektüel kişilikler gibi sadece bedenimizi değil, zihnimizi izole etmekten bahsediyoruz. Sözde içe doğru yolculuklar yapıyoruz, kendimizi tanıyoruz, okuduğumuz kitapları daha çok anlıyoruz, çevremizi fark ediyoruz, sorunlarımızı her zamankinden farklı olarak kabullenip uygar bir şekilde çözüm yolları arıyoruz. Bunlar bize Corona virüsünün yaptırdıkları. Böyle bakınca çok da kötü bir şey değil galiba bu virüs. İşte bu kısım hayaller ve gerçekler bölümü. Yani olmak istenilen insan tipi ile etiyle, kanıyla canlı insan tipinin karşılaşması...

Hani kendimizi tanımıştık?
Ne yazık ki hiçbir felaket insanı değiştirememiş. Savaşlardan çıkıp tekrar savaşlara girmişiz. Mal, mülk kazanmış, insan kazanmamışız. Salgın sonrası yaşanacaklar çok açık görülüyor aslında. Karantina bitiminde herkes çok özlediği sosyal hayatına saldıracak tekrar. Bütçesinin yettiği kafelerde, restoranlarda alacak soluğu. Yapılamayan işler, kazanılmayan paralar var. Hepsi yerine konulacak bir bir. Hele bir de yaz mevsiminde olursa bu son; cümle alem tatilde alacak soluğu. Ne oldu değişen dünyaya? Eskiden böyleydik zaten ne değişti? Gene maddiyat ve dünyevi zevkler ön planda. Hani kendimizi tanımıştık, içe yolculuk yapmıştık. Dedim ya hayaller ve hayatlar. Hiçbir felaket insanoğlunu değiştiremez. Dünya zevkini tatmış bir kere... (Alıntı- İrem Funda Çakmak- Molatik/ Hayat- Milliyet)

**

Yukarıdaki yazı, çok ilginç…

Koronavirüs salgını sonrası bakalım hayatımızda neler değişecek?

Bekleyip, göreceğiz…

40 yıl sonra “sokağa çıkma” yasağıyla karşılaştık!

En son sokağa çıkma yasağı, 12 Eylül 1980 yılında uygulanmıştı… Aradan 40 yıl geçti… Yine sokağa çıkma yasağıyla karşılaştık… 12 Eylül’de sağ-sol kavgaları neticesinde bu yasak uygulandı… Bir gün bir virüs yüzünden sokağa çıkma yasağı uygulanacak denseydi, sanırım çoğu kimse inanmazdı…

Sağlığımız için ortalama 1227 dolar harcadık

 

Ajans Press’in, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, sağlık harcamalarına yapılan tutarlar belli oldu. Böylelikle 2018 yılı rakamlarına göre, en çok sağlık harcamasını 10 bin 586 dolar ile ABD yaptı.  İlk 5’te yer alan diğer ülkeler ise 7 bin 317 dolar ile İsviçre, 6 bin 187 dolar ile Norveç, 5 bin 986 dolar ile Almanya, 5 447 dolar ile İsveç olarak saptandı. Türkiye ise bu listenin sonlarında yer alırken sağlığına bin 227 dolar harcadığı kaydedildi. En az sağlık harcaması yapan ülke ise 209 dolar ile Hindistan olarak belirlendi. Araştırma kişisel sağlık hizmetlerini baz alarak hazırlanırken, yatırım harcamalarını kapsamadığı görüldü.

 

Ben Picodi.com şirketi araştırma yaptı

Ben Picodi.com şirketi, Türklerin hobilerinin karantina altında nasıl bir değişim gösterdiği hakkında bir rapor hazırladı. Raporda öne çıkan satır başları şöyle:  En büyük ilgi artışı evde egzersiz yapmada (%317), online oyunlarda (%300) ve dizi izlemekte kaydedildi (%186)… Kart oyunları %178 ile 4. sırada ve Udemy gibi online kurslar 5. Sırada yer almış… Kendin yap (%16) ve ev temizliği (%22) gibi, ev iyileştirmeye dayalı aktivitelerde de ayrıca bir artış gözlendi. 

En fazla yaşlı nüfus; İTALYA’da

Ajans Press’in, AB İstatistik Ofisi(EUROSTAT) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Avrupa’daki yaşlı nüfus ortalaması yüzde 20 oldu. Araştırma 2019 yılı verilerine kapsarken, yine Avrupa ülkelerinde içinde Türkiye’deki yaşlı nüfus oranının yüzde 8,8 olduğu görüldü. Böylelikle Türkiye’nin 41 ülke içinden 40’ıncı sıraya yerleştiği saptandı. 41’inci sırada ise yüzde 8,8 ile Ermenistan yer alırken, en fazla yaşlı nüfusuna sahip ülkenin İtalya olduğu gözlendi. Buna bağlı olarak İtalya’da 65 yaş üstü nüfus oranının yüzde 22 olduğu gözlendi. İtalya’yı Yunanistan ve Portekiz takip ederken, Almanya, Fransa, İspanya, Belçika ve İngiltere yaşlı nüfus oranının yüksek olduğu diğer ülkeler oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bakıldığında ise geçen yıl Türkiye’deki 65 yaş üstü nüfusunun 7 milyon 550 bin 727 kişi olduğu, bununda toplam nüfusa oranının yüzde 9,1 olduğu kaydedildi.

Koronavirüs biyolojik bir silah mı?

Prof. Dr. Sevil Atasoy, koronavirüsün neden olduğu Covid-19’un insan eliyle üretilen biyolojik bir silah olduğuna inanmadığını söyledi…  Atasoy, “Bu laboratuvarda çalışan dikkatsiz birine bulaştığını, bu kişinin de etrafına bulaştırdığını düşünüyorum. Kasten üretilen sentetik bir şey olduğuna inanmıyorum. Ama bu yüzyılda biz böyle saldırıları görürüz.  Covid-19’la biyoterör görürüz diye düşünüyorum. Çünkü o kadar hızlı mutasyona uğruyor ki aşılar da belki günün birinde buna etki etmeyecek” dedi. Prof. Dr. Sevil Atasoy’u Kanıt adlı programdan tanıyoruz. Sayın Atasoy’a katılmıyorum… Bence koranavirüs, bir biyolojik silah… Yeni dünyayı değiştirmek isteyen güçlerin çıkardığı bir salgın diye düşünüyorum.

3,7 yılda bir cep telefonu değiştiriyoruz!

İnternette ekmek israfıyla ilgili değerlendirmeleri incelerken, 2018’in israf araştırmasıyla ilgili bir habere rastladım…  Araştırmayı birlikte okuyalım; Türkiye Ticaret Bakanlığı'nca açıklanan İsraf Araştırması'na göre, ülkede haftada ortalama 2 ekmek israf ediliyor. Vatandaşlar ortalama 3,7 yılda bir cep telefonu; her sekiz yıl ve üzeri bir sürede bir ise otomobilini değiştiriyor.

15 MAYIS 1997

Almanya'da Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü Yaşar Kemal'e verildi

GÜNÜN SÖZÜ

“Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.” – Nelson Mandela

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?