Savunmayı savunmak, demokrasiyi savunmaktır

Biliyor musunuz, avukatlar ülkemizde yıllardır, sadece vatandaşları değil,savunmayı da yani kendilerini de savunmakla meşguller.

Savunmayı savunmak kolay değildir.

Bunun için önce, kendini devlet kapısına atmayacak,serbest çalışmayı seçecek, kendi işyerini kendi paranla açacak,vergini ve sigortanı kendin ödeyecek kadar yüreğin ve cesaretin olacak.

Yani özgürlüğü seçeceksin.

**

Gücünü iktidardan, paradan, puldan değil, hukuk biliminden,adalet  arayışından ve  vicdanından alacaksın.

Üstünlerin hukukunu değil,daima hukukun üstünlüğünü savunacaksın.

İşini yaparken insanların dünya görüşlerine,cinsiyetine,milliyetine,rengine bakmayacaksın.

Yaşam biçimiyle topluma örnek ve amansız insan hakları savunucusu olacaksın.

Darbe dönemleri dahil vatandaşa devlet olanaklarını kötüye kullanan , karşı ezici güç kullanan, kim varsa cesaretle onlara karşı duracaksın.

Savunma bir yaşam biçimin olacak.

**

Alt yapısı olmadan açalan ,yetersiz eğitim veren yüzün üzerindeki hukuk fakülteleri senin derdin olacak,cesaretle karşı çıkacaksın.Toplumun sağlıktan,eğitime,çalışma hayatından iş kazalarına,çevre katliamlarına kadar bütün sorunları ile doğrudan ilgili olacaksın.

Toplumsal baskıdan korkmadan Deniz Gezmişlerin,Mendereslerin ,Ergenekondan yargılanan vatan evlatlarının avukatlığını yapacaksın.

Yani, zamanın iktidarlarına,üstünlerin hukukuna,hukukun üstünlüğü adına  korkmadan direnen insan olacaksın.

**

Demokrasisi geri ülkelerde adalet olmadığını en iyi bilensin.

Bu yüzden işini yaparken daima demokrasi savaşçısı olacaksın.

Bütün bunları yaparken karşında devlet gücünü kullanarak yargıyı ve savunmayı ele geçirmeye çalışan iktidarlara direnecek,yani savunmayı da savunacaksın.Biliyorsun ki;savunmayı savunmak,aslında hukukun üstünlüğünü,insan haklarını,aynı zamanda da yurttaşlarımızın haklarını ,demokrasi ve özgürlüğü,savunmaktır.

**

Avukatın,baroların özgürlüğü elinden alınırsa,bilin ki toplumun özgürlüğü de elinden alınmış olacak. İktidara tabii avukat ve barolardan adalet ve özgürlük çıkmaz,adaletsizlik ve baskı doğar.

Bugün,hukukun üstünlüğü,adalet ve demokrasi endeksinde utanılacak bir yere gelmiş  Türkiye’de,öncelikle bunu düzeltmemiz gerekirken yeni avukatlık yasası ile avukatların ve baroların bağımsızlığını elinden almak da nereden çıktı.

Biliyoruz; hakim ve savcılarımız gereği gibi bağımsız değil,sesini çıkartan,karşı çıkan hemen soruşturmaya tabii tutulur.

Yani sarı öküzü kaptırdık.Ama gerisinin,savunma ve baroların özgürlüğünün elden gitmemesi lazım.O da giderse o zaman tuz gerçekten kokacak.

**

Bugünden tezi yok.

Baroların ve savunmanın özgürlüğünü elinden almaya çalışan iktidara karşı baronun yapmakta olduğu direnişe,kentteki tüm akademik meslek odalarının,derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının yani   kentin tüm dinamiklerinin destek olması gerekir.

Bu direnişin ülke çapına yayılması gerekir.

**

Savunması ve barosu bağımsız olmayan bir ülkede demokrasiden,hukuktan,adaletten bir şey kalmaz.

Baroların ve savunmanın özgürlüğünü elinden aldığınızda toplum susuz ve  havasız kalır.

Ne yazık ki 21 yüzyılda ülkemizde savunma hala savunmayı savunmakla meşgul.

Şimdi savunmayı daha da güçlü savunma,bu çalışmayı topluma yayma,yani tam bağımsız bir yargı oluşturma zamanıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz