ÇERKES SÜRGÜNÜ…

İnsan ve insan topluluklarının en büyük düşmanı, ülkelerin yönetiminde egemen olan DESPOT YÖNETİMLER olmalı.

Despot yönetimler;

İNSAN’ı “etnik ve inanç kökenlerine” göre ayırırlar.

Kendi etnik köken ve dinsel tercihine uymayanları” DÜŞMAN” olarak belirlerler.

“Düşmansız” yaşayamazlar!

Bu insanlık özürlü, ihtirası “aklını ve vicdanını” aşan vahşi yönetimler, insanlık tarihi boyunca insan kitlelerine zulmetmiş, “düşman” saydıklarını kitlesel olarak yok etmenin vahşeti içinde olmuşlardır.

Bunun somut bir örneği, Çarlık Rusya’sının, ana vatanları KAFKASYA olan Çerkeslere yönelik vahşi savaşları ve SÜRGÜN olayıdır.

Kısaca anımsayalım;

Tarih, 1759. Çarlık Rusya’sı “Kafkas Savaşı’nı” başlattı.

Bu savaş 1864’e kadar yaklaşık 100 yıl sürdü. Çerkesler, atalarının binlerce yıl yaşadıkları topraklarını savunmak için, kendilerinden sayı ve teknoloji olarak çok üstün olan Rus ordularına karşı bir asır boyunca onurla direndiler.  

 Ne yazık ki, sonunda Ruslar, Kafkasya’yı ele geçirdi.

 Bu savaşlarda Çerkesler, nüfusunun büyük bir kısmını yitirdiler.

Çarlık Rusya’sının askeri gücü, KAZAKLAR’la birlikte Çerkes köylerine ani baskınlar düzenliyor, özellikle ürün hasat dönemlerinde ürünlerine, hayvanlarına el koyuyor, evlerini yakıyorlardı. Çerkesler bu nedenle dağlık bölgelerde yaşamaya çalışıyorlardı.

Bu vahşetin tanıklarından biri Yüzbaşı Alexander Zyatov, hatıratında; “Çerkeslerin köyünü yaktık, hayvanlarını öldürdük, ekinleri üstünde atlarımızla tepindik ve yok ettik” diye yazıyor!

Bu savaşlar süresince Kafkasya’da salgın hastalıklar ve yoksulluk da can kaybını artırmıştı.

Çerkes Sürgünü ( 21 Mayıs 1864 ) 

Çarlık Rusya’sı, Çerkesleri ata topraklarından uzaklaştırmak amacıyla, yaşam alanlarından asker zoruyla çıkartarak, Tuapse, Soçi ve Sohum liman kentlerinden Osmanlı kıyı kentlerine yolcu ettiler.

Ancak, 50-60 kişilik takalara 250-300 kişi bindirilmiş ve Karadeniz’de kaderlerine terk edilmişlerdi. Yaklaşık 1 milyon 500 bin insanın üçte biri- 500 bini- yolda açlık ve hastalık sonucu hayatını kaybetti. Ölenler Karadeniz’e bırakıldı.

Bu nedenledir ki, Çerkesler balık sevmezler!  

Bu yaşanan çile dolu yaşam ve özellikle sürgün yolunda Karadeniz’de yaşamlarını yitirenleri anmak üzere her yıl 21 Mayıs’ta Kefken’de anma törenleri yapılıyor.

Yine, tarihsel kaynaklara göre; Çerkeslerin bir kısmı da Romanya ve Bulgaristan’a sürülüyor. Üstelik, oralarda da taciz ediliyor, faili meçhul cinayetlere kurban ediliyorlar.

Aslında, yüz yıl süren ve yalnızca bir halkı yok etmeye yönelik savaşlarda ve sonrasındaki sürgün faciasında yaşananlar gerçek anlamıyla bir etnik grubu bilerek ve vahşice yok etmeyi hedefleyen bir SOYKIRIM örneğidir!

Ne yazık ki, 21. yüzyılda hala “emperyalist ve ırkçı” bölgesel savaşları yaşıyoruz.

Petrol için, verimli tarım alanları ve su kaynakları için, türlü bahanelerle mazlum ülkelerde günahsız insanlar öldürülüyor, KİN ve NEFRET ile besleniyor!

Dünyada “İNSANCA BİR YAŞAM” için; “doğaya ve insana saygılı, sömürüsüz bir düzen” tüm insanlığın ortak hedefi olmalıdır.

Bunun için de, dünya ölçeğinde “Irkçılık ve din üzerinden KİRLİ SİYASET” yapan despot yöneticilerden kurtulmalıyız.

Çerkes kardeşlerime ve tüm insanlığa saygılarımla…

                                       

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz