Reklamı Kapat

“Fetva devleti”ne geri dönüş mü?

Genel hatlarıyla tarihsel süreci şöyle bir gözlerimizin önüne getirelim!

*19 MAYIS 1919: Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusal direniş harekâtını başlatması.

*23 NİSAN 1920: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve halkın egemenliğinin ilan edilmesi.

*20 OCAK 1921: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk anayasanın (Teşkilatı Esasiye Kanunu) kabul edilmesi.

*1 KASIM 1922: TBMM’de çıkarılan kanunla saltanatın kaldırılması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun resmen sona erdirilmesi.

*29 EKİM 1923: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması.

*3 MART 1924: Hilafetin kaldırılması.

Bu tarihi sürecin sonunda ne oldu?

*Padişahın egemenliğine dayalı “monarşi” dönemi sona erdirildi.

*Halifenin egemenliğine dayalı “teokrasi” dönemi de sona erdirildi.

*Halkın egemenliğine dayalı “cumhuriyet” yönetim sistemine geçildi.

Bu arada belleklerimizi tazeleyelim…

*MONARŞİ, “siyasal gücün tek bir kişinin elinde bulunması” demek!

*TEOKRASİ ise “din adamlığına ve dine dayalı politik ve sivil güç” anlamını taşıyor.

29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasıyla, bu iki sistem de sona erdirilmişti.

“Saltanat” da gitmişti, “hilafet” de…

“Fetvalarla devleti yönetme dönemi” sona erdirilmişti. 

Geriye dönüş mü?

                                      ********

Türkiye, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan “Anayasa referandumu” ile yeni bir yönetim sistemine geçti.

Halkın egemenliğini temsil eden “Türkiye Büyük Millet Meclisi” sembolik hale getirildi, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adıyla “tek adam rejimi”ne geçildi.

Artık hemen hemen her kararda, tek bir kişinin talimatı veya imzası var.

Bu bilinmeyen bir gerçek değil, herkesin, hepimizin bildiği bir gerçeği yaşıyoruz son iki yıldır.

Tek kişinin söylediği her söz, “kanun” yerine geçiyor.

Bir de Diyanet İşleri Başkanı’nın fetvaları var.

Fetvalar da artık yönetim sistemimizde önemli bir yer tutmaya başladı.

Bir bakıyorsunuz, Diyanet İşleri Başkanı çıkıyor, olmadık bir zamanda olmadık bir konuda fetva veriyor.

Özetle…

Adı resmen konmasa da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetiminde “halkın egemenliği” sona erdirildi, “saltanat” ve “hilafet” özlemi ağır basmaya başladı.

Benim gördüğüm bu.

Türk toplumu, “geriye dönüş” konusunda endişeli.

Ben bu yazımda bu endişeyi dile getirmek istedim.

“Buğday-altın” hesabı

                                      ******

Hesabı CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yapmış.

*2002 yılında (AKP’nin iktidar olduğu yıl), 1 ton buğday üreten çiftçi, 33 gram altın satın alabiliyormuş.

*2020 yılında ise 1 ton buğday üreten çiftçi, ancak 4 gram altın sahibi olabiliyormuş.

Çiftçinin hali bu kadar perişanmış.

Hesap, Ömer Fethi Gürer’in.

Bu konuda söyleyecek sözü olan varsa, köşemiz açık.

Yeşilköy Teyyare Meydanı

                                      *******

Biz “Atatürk Havaalanı” olarak biliriz, ama ilk açıldığında adı böyleymiş.

“Yeşilköy Teyyare Meydanı”…

“Teyyare” Arapça kökenli bir sözcük.

“Uçurtma” demek.

Uçan cisim…

Uçan taşıt aracı…

Çocukluğumuzda “uçak” sözcüğünü bilmezdik, gökyüzünde uçak gördüğümüzde “Teyyare, teyyare!” diye bağırırdık.

Yeşilköy Teyyare Meydanı 1912 yılında hizmete açılmış.

O dönem dünyanın sadece 10 yerinde havaalanı varmış.

Bu bilgiye, İrfan Sarp’ın “Bir Hava Pilotunun Anıları” adlı kitabında rastladım.

10 havaalanı var, biri de İstanbul’da…

Diğer 9 havaalanının bulunduğu ülkeler ve şehirler şöyle:

*ABD Maryland

*Romanya Bükreş Baneasa

*İngiltere Londra Shoreham

*Rusya Khodyrika

*Almanya Hamburg

*İspanya Madrid Cuatro Vientos

*İtalya Roma Ciampino

*Hollanda Amsterdam Schiphol

*Fransa Paris Le Bourget

Bu satırları okurken sanırım aklınıza şu soru gelmiştir:

“Biz Atatürk Havaalanı’nı kapattık, acaba aynı yıl açılan diğerleri hâlâ faal mi?

Faalmiş.

Kiminin bir bölümü uçuş okulu, bir bölümü müze olarak kullanıyormuş…

Kimi de aktif üs!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?