Bizim caminin imamı ve müezzini hangi sendika üyesi acaba?

Geçenlerde, “O mahallede olup bitenlerden o mahalle halkı rahatsız” başlıklı yazımı yazarken, aklıma düştü.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Kocaeli Şube Başkanı Mehmet Ali Karadaşlı, “Sorun İslam’da değil bazı Müslümanlarda” açıklaması yapmıştı ya…

Aynı zamanda İzmit Eren Camii İmamı olan Karadaşlı “Türk Diyanet Vakıf-Sen” üyesi olduğuna göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışanların acaba kaç sendikası vardı?

Araştırmaya başlamadan, “üç beşi geçmez” diye düşünüyordum.

Ekranda sendika listesi önüme bir düştü, şaşırdım.

Aman Allah’ım, tek tek saydım, tam 19 sendika var.

Küçüklü büyüklü…

Sadece 13 üyesi bulunan sendika da var, 83 bin üyeli sendika da…

Demek Diyanet, fikri yönden parçalanmış da parçalanmış.

Her grup, bir köşe başını tutmaya çalışmış.

Diyanet’i partiler ve cemaatler paylaşmış.

Önce sendikaları ve üye sayılarını vereyim, sonra daha söyleyeceklerim var.

İşte Diyanet’le ilgili sendikalar

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, 2019 rakamlarına göre, 123 bin 277 kişi çalışıyor.

Diyanet’in görevini biliyorsunuz…

*İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek.

*Toplumu din konusunda aydınlatmak.

Diyanet sendikalarının adları ve üye sayıları şöyle:

*Türk Diyanet Vakıf-Sen:11. 312

*Diyanet-Sen: 83.079

*DİVES: 13

*Bağımsız Diyanet-Sen: 982

*DİVA-SEN: 5.568

*DİN-BİR-SEN: 3.850

*Tüm Diyanet- Sen: 19

*HAK-BİR-SEN: 98

*Eksen Diyanet Vakıf-Sen: 48

*Avrasya Diyanet Vakıf-Sen: 167

*VEFA-SEN: 434

*Diyanet Hak-Sen: 38

*DİN-BÜRO-SEN: 138

*Din Gönüllüleri-Sen: 85

*TEK-BİR-SEN: 107

*Öz Diyanet-Sen: 84

*Diyanet-Bir-Sen: 769

*Anadolu Diyanet-Sen: 114

*DEVA-BİR-SEN: 17

Neden bu kadar çok sendika var?

Bu soruyu, görüşlerine önem verdiğim Diyanet’teki bir arkadaşıma sordum.

“Nedir bu haliniz? Neden bu kadar fazla sendika var?”

“Bizde iki ana sendika var. Üye sayılarından da anlaşılacağı gibi, Diyanet-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen… Bu sendikaların seçimlerinde başarılı olamayanlar, ayrılıp yeni sendikalar kurdular. Parçalanmanın temel nedeni bu!”

“Siyasi partiler ve cemaatlerin etkisi yok mu?”

“Olmaz olur mu?”

“Partilerin de cemaatlerin de bir elleri Diyanet’te… Hangi sendikanın hangi partinin veya cemaatin güdümünde olduğunu herkes biliyor.”

“İktidarın kontrolünde olan sendika hangisi?”

“Hangi sendikanın üyesi fazlaysa, o!83 bin üyesi bulunan Diyanet-Sen… Diyanet camiası, gücü sever, güce adeta tapar…”

“İkinci en fazla üyesi bulunan Türk Diyanet Vakıf-Sen de mi bir partinin kontrolünde?”

“Genel merkezi öyle, ama taşra teşkilatları değil. Genel merkezi, MHP kontrol ediyor… Genel merkez kongresinde tatsız olaylar yaşandı…”

“Türk Diyanet Vakıf-Sen’in sanki daha farklı bir duruşu vardı…”

“Evet, öyle… Taşrada bu duruş değişmedi. Taşra teşkilatları çizgisini hâlâ koruyor…”

“Nedir bu çizgi?”

“Diyanet’in itibarını kollayan, Türk milletinin sorunlarıyla ilgilenen, milletin önceliklerine önem veren bir çizgi… Yani ilkeli sendikacılık… Genel merkezde yaşanan olumsuzluklara rağmen, taşra bu yapısını koruyor…”

“Anladığım kadarıyla Diyanet’te bir yetkili, bir de etkili sendika var…”

“Evet, aynen öyle! Ama her ikisi de artık iktidarın kontrolünde… Deyim yerindeyse sendikacılık oynuyorlar… Halkı oyalıyorlar…”

“Yetkili sendikanın, yönetim üzerinde yaptırım gücü var mı?”

“Elbette… Atamalara, yer değiştirmelere ve terfilere müdahil oluyorlar. İstediklerini yaptırıyorlar. Tabii iktidar da bunun karşılığında kendilerinden siyasi destek istiyor ve alıyor da…”

“Yani kısaca Diyanet’te çalışanların çoğu, iktidarın emrinde diyebilir miyiz?”

“Kuşkusuz… Tam “kazan-kazan” oynanıyor. Halkın dini duyguları, siyasi amaçlı olarak yönlendiriliyor.”

“Diğer küçük sendikalar…”

“Bunların bir kısmı söylediğim gibi tepki sendikaları… Bir kısmı da cemaatlerin kontrolünde… Hatta içlerinde uç siyasi görüşlere sempati duyanlar bile var. Üye sayıları az, ama var… “

“Sendikaların yapısı bu olmasına rağmen, İmam Mehmet Ali Karadaşlı gibi güncel gelişmelere tepki verebilenler de çıkıyor…”

“Evet, Mehmet Ali Karadaşlı’nın tepkisi, tamamen kişisel bir duruş ve ahlaki bir tavır. Kendisini kutlamak gerekir.”

                                                        ******

Diyanet’teki sendikal yapıyı arkadaşımdan dinledikten sonra, “Bizim caminin imamı ve müezzini acaba hangi sendikadan?” sorusunu kendime sormadan edemedim.

Mutlaka bu soruyu sizler de kendi kendinize soracaksınız.

Faruk Emil’in müftülükten ricası

Faruk Emil, 79 yaşında.

Beş vakit namazını kılan, orucunu tutan samimi bir Müslüman…

İzmit’te Yeni Cuma Camii karşısında oturuyor.

Ara sıra konuşuruz.

Sağlam bir kent milliyetçisi ve Türkiye sevdalısı!

Gazetemizin, çıktığı günden beri okuru…

Son konuşmamızda, bir rahatsızlığını çekine çekine anlattı.

“Hanımla balkonda oturup namaz vaktini bekliyorduk. Cami hoparlörünün desibeli o kadar yüksekti ki, ezan okunur okunmaz irkildik. Bizim o bölgede 200 metrede 3 cami var. Yeni Cuma’da okunan ezan taa kilometrelerce ötede oturanlara namaz vaktini haber vermiyor ki. Hoparlörün sesini neden sonuna kadar açarlar, anlamak mümkün değil. Kulakları sağır edecek şiddette… Yakın bölgede oturan hasta var, uyuyan bebek var, bunları hiç düşünmezler mi? Rica ediyorum, müftülük benim bu söylediklerimi bir değerlendirsin.”

Cami hoparlörlerinin ses şiddetinden şikâyet, aslında çok yaygın!

Ama çoğu kişi, yanlış anlaşılmaktan korktuğu için şikâyetini dile getirmiyor.

Cami hoparlörlerinin ses ayarını makul bir seviyede tutmakta yarar var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Erol - ne olur valilik buna el atsa.ezan başlayınca pencereleri kapatıyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 22 Mayıs 12:36
03

Barış Cinemre - Bu minare gürültüsü (ezan değil ama) sorununu görmeyip, dillendirmeyip, sokak satıcılarının sesinden rahatsız olan fanatik ve hatta holigan AKP'li Gölcük'lü Sami CANSU kardeşimize de hatırlatır mısınız?

Tabi kendisi hiçbir vakit camiye yakın mesafede oturmadığı için rahatsız olmuyor sanırım..!

En iyisi evinin karşısındaki binaya bir cami hoperlörü takılsın sa, yapılan gürültü (ezan değil ama) zulmünü anlasın...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 22 Mayıs 10:55
02

Murtaza - Evet ezan sesini güzelce ayarlasınlar ne ezanlar var insan dinlemeye doyamıyor, ama sesi ve makamı güzel olmayanda okumasın . Allahın gücüne gitmesin ne zaman bitecek diye bekliyorum..Kendini geliştiren hafızlar imamlar var gerçekten çok güzel, örnek olmalı bunlar, haramı helali bildirmeli diye düşünüyorum..

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 22 Mayıs 07:29
01

Hasan Ağır - Bu camilerin açılmaması hakkındada bir yazı bekliyorum.Laik ülkede devlet diyanet diye bir yapı kurmamalı.Devlet memuru mantığı ile imam müezzin veya müftü vai olurmu.Ne kadar gerçekçi fetva verebilirler. hiç.Zaten sıkıntımız odeğilmi işiç memur bütün sendikalar partilerin arka bahçeleri değilmi.Şimdi İzmitte sol sendika belediyeye gelir işçi memur farketmez.Bu nasıl çalışanın haklarını koruyacak.Yada büyüşehir ve diğer iktidar belediyelerindeki sendika.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 21 Mayıs 21:46


Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?