AİLE TOPLUMUN TEMEL TAŞIDIR

Ortalık aile faciaları haberleriyle çalkalanıp durmaktadır. Tarihi geleneklerimizde aile en güçlü yapı olduğu halde bu önemli kurum neden zayıflamakta ve sarsılmaktadır? Bu konuya biraz eğilmek istiyorum. 

Aile, toplumun temel taşı, küçük bir modeli ve vazgeçilmez hücresidir. Toplumların sürekliliği için en sağlam şekilde muhafazası zaruret olan müessesedir. Sağlam ve sağlıklı ailelerden teşekkül etmiş toplumlar en sağlam en sağlıklı toplumlardır. Güçlü aile, güçlü Millet ve Devletin ana temelidir. Toplumun huzuru, ailenin huzurlu oluşuyla sağlanır.

Ailenin temelini evlilik oluşturur. Evlilik dışı her türlü davranış, hareket, gayri meşru hayat Ailenin temelini sarsar. Bu sebeple İslam, evlilik dışı gayr-i meşru münasebetleri haram kılarak yasaklamıştır. Yüce Peygamberimiz: "İçinizden gücü yeten gençler evlensin, zira evlenmek insanı zinadan daha çok muhafaza eder. Gücü yetmeyen kimse ise oruç tutarak nefsini ıslah etsin. "diyerek evlilik ile biyolojik ihtiyaçların meşru aile düzeni içerisinde giderilmesini, evlenmeye gücü yetmeyenlerin ise oruç tutarak nefislerini frenlemelerini, gayr-i meşru yollara sapıp aileye zarar vermemelerini belirtmiştir.

İyi bir aile isabetli bir evlilikle kurulur. Bunun için İslam dini evlenecek kişilerin küfüv (denklik) durumlarına karşılıklı- dikkat ederek yuvanın baştan sağlam kurulmasını ister. Şüphesiz burada evlenecek kişiler kadar, çocuklarının mürüvvetini görmek isteyen anne-babaya da çok görev düşmektedir. Peygamberimiz evlenirken en fazla ahlak konusunda dikkat edilmesini şu güzel sözüyle ifade etmektedir:

"Kadın bir takım özellikleri için nikâh edilir güzelliği için, malı için ve dini ahlakı neşeli için. Sen bunlardan dindar ve ahi aklıyı tercih et. O zaman varlığının da arttığını göreceksin."

Günümüz toplumumuzda evlilikte, evlenecek kişilerin ahlaki yapıyı ön plandan arka plana itmeleri, neticesinde evlendikten sonra kısa bir süre sonra geçimsizlik ve boşanmaların çoğaldığını esefle görmekteyiz.

Yüce Peygamberimiz: "Allah katında helal olan şeyin en sevimsizi eşini boşamaktır. " buyurmaktadır. Bir başka hadis-i şerifle de "Meşru mazereti olmaksızın kocasından, kendisini boşamasını isteyen kadına cennet kokusu haramdır.” buyurmuştur. Bu sebeple, eften püften sebeplerle aile yuvası kesinlikle yıkılmamalıdır.

Aile'de tam bir huzurun sağlanması için eşler karşılıklı sevgi, hoşgörü, güven ve fedakârlık içinde olmalıdırlar. İnişli-yokuşlu, acılı-tatlılı beraber geçirecekleri kutsal aile çatısındaki hayat ancak bu prensiplerle devam edebilir.

Kutsal aile yuvasını fitne çıkararak yıkmak isteyenlere de Yüce Peygamberimiz: "Karı ile kocasının arasını açan bizden değildir” diyerek onların Müslümanlıktan bile nasibinin olmadığını vurgu1amıştır. Dinimizde "Yalan" kesinlikle haram ve en büyük günah olduğu halde "Aile yuvasının yıkılması söz konusu olduğunda" eşler arasını bulmak için ölçülü bir şekilde yalana bile müsaade edilmiştir.

Evlilikten esas, maksat insan neslinin devamını, (nüfusu yenileme) sağlamaktır. (Nesli muhafaza) Yani çocukların doğumu yetiştirilmesidir. Yoksa aile kuru bir biyolojik ihtiyacın giderilmesi için kurulmuş müessese değildir. Biyolojik ihtiyaç insan neslinin devamını sağlaması için kurulmuş olabilir.

Zaten sosyoloji kitaplarımız aile'yi tarif ederken: "Aile nüfusu yenileme, milli kültürü taşıma, çocukları sosyalleştirme, biyolojik ve psikolojik tatmin fonksiyonlarının yerine getirildiği bir müessesedir.” şeklinde tarif eder. Burada dikkat edersek esas görev çocukların doğumu, yetiştirilmesi ve onlara milli kültürü aşılama, onları yetiştiren Anne-Baba'nın da bu görevi yerine getirmeyle ruhsal tatmine kavuşmaları esastır.

 Aile millî kültürün gelecek nesillere ulaştırılmasında en önemli köprüdür.

Kişi hayat boyunca kullanacağı ana dilini ailede öğrenir. Karakterini, sağlam kişiliğini ailesinde geliştirir. Bunun için aile çok yönlü bir eğitim kurumudur.

Aile kurumu zayıflarsa toplum da zayıflar. Aile çökerse toplum da çöker.

Bunun için toplumu ayakta tutan bu temel taşı sağlam tutmalıyız.

Boşanmaların önlenmesi, sağlam aile yuvalarının kurulması ve ailenin korunması için her türlü tedbir alınmalıdır.

Bu tedbirleri öncelikle eşlerin kendileri almalıdır. Aile yuvası karşılıklı fedakârlıkla, özveriyle, sevgi ve saygı ortamı içinde beraberce her türlü zorluğa göğüs germekle olur. Sadece iyi günlerin değil, kötü günlerin de yolculuğu beraber yapılmalıdır.

Boşanmış ve parçalanmış ailelerin çocukları perişan olmaktadır.

Aile faciaları giderilmeli ve aile kurumu sağlamlaştırılmalıdır.

Aile kurumu sağlamsa onların oluşturduğu toplum da sağlam demektir.

Sağlam aile, sağlam toplumdur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Kayadibi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz