Reklamı Kapat

Ramazan Bizden Ne Bekler? Bize Ne Verir?

Bir Ramazan-ı Şerif’i daha uğurluyoruz. Her zaman dediğimiz gibi, biz ondan razı olduk, niyazım o dur ki o da bizden razı olmuş olsun… Karşılıklı razı...

Bir Ramazan-ı Şerif’i daha uğurluyoruz.

Her zaman dediğimiz gibi, biz ondan razı olduk, niyazım o dur ki o da bizden razı olmuş olsun…

Karşılıklı razı oluş elbette karşılıklı olarak beklentilerimizi yerine getirip getirememekle ilgili bir durum.

Ancak bizim beklentilerimizin yerine gelmesi için önce Ramazan’ın beklentilerini yerine getirmemiz gerekir.

Zira Ramazan’ın bize verebilecekleri ancak bizim onun beklentilerini karşılamamız ile mümkündür.

Peki, Ramazan bizden ne bekler ve biz karşılığında ne elde ederiz?

Ramazan bizden (sağlığımız müsait ise) “Allah rızası için” oruç tutmamızı bekler.

Biz de bu beklentiyi karşıladığımızda, hem bedenen hem de ruhen sıhhat buluruz.

Bedenen sıhhat konusunda zannediyorum tıbbın verileri birçoğumuzun malumu.

Ruhen sıhhat bulmaktan maksadımıza gelince:    

Ramazan bizden öncelikle “Allah rızası için” oruç tutmamızı bekler.

Bu beklentisi karşılandığında, bize “samimiyet” duygusunu kazandırır.

Maneviyatımızı alt üst eden ve ameli anlamsız kılan “riya” duygusundan uzaklaşmamıza vesile olur.

Ramazan bizden oruç tutarken “yalan söylememizi, iftira atmamamızı” bekler.

Bu beklentisini karşıladığımızda hem dilimizin hem de kalbimizin “temiz kalmasını” ve birbiriyle uyumlu “çalışmasını” temin etmiş oluruz.

Ramazan bizden oruç tutarken “başkalarını incitmememizi” bekler.

Bu beklenti yerine getirildiğinde insanlarla ilişkilerimizi nezaket üzerine kurmamıza yardımcı olmuş olur.

Ramazan bizden oruç tutarken “dedikodu yapmamamızı” bekler.

Yerine getirdiğimiz takdirde insanlar hakkında kötü konuşmak yerine “iyi şeyler söylemek” ya da “susmak” alışkanlığını kazanmış oluruz.

Ramazan oruç ile birlikte sadece yemek yemekten değil “kul hakkı yemekten” de uzak durmamızı bekler.

Bu beklentiye cevap verildiğinde maddi ve manevi manada “adaletsizlik”ten uzak durmamıza vesile olur. Bu konuda hassasiyet kazanmamıza yardımcı olur.

Ramazan bizden oruç tutarken hem maddi hem de manevi güzellikleri “paylaşmamızı” bekler.

Biz bu beklentiye uygun hareket ettiğimizde paylaşımın bereketlendiğini, hem iç dünyamızda hem de çevremizde “güzelliklerin” hakim olduğunu tecrübe ederiz.

Ramazan oruç tutarken bizden insanlara yardımcı olmamızı, özellikle ihtiyaç sahiplerini gözetmemizi bekler.

Biz bu beklentiyi karşıladığımızda hem başkalarını sevindirmenin tarifsiz mutluluğunu, hem de sosyal barışa katkıda bulunmanın huzurunu elde etmiş oluruz.

Ramazan bizden oruç tutarken bedeni fazlalıklardan arındırmanın yanında ruhi dünyamızı da “fazlalıklardan” arındırmamızı, kendi kendimize yönelip iç muhasebemizi yapmamızı bekler.

Bu beklenti gerçekleştiğinde insanın kendini tanıması, dolayısıyla “Rabbini” tanıması mümkün hale gelir.

İlahiri…

İşte karşılıklı bu beklentilerin yerine getirildiği düşünüldüğünde, böylesi kazanımlara vesile bir ayı uğurlarken insana düşen de “bayram” etmek değil midir?

Hele ki bu kazanımlara ulaşmış ise, o bayram etmesin de kim etsin?...

Bu bayramı sevdikleriyle paylaşmasın da ne yapsın?

Ramazan-ı Şerif-i uğurlarken Cenab-ı Hak cümlemizin hissesine bu güzelliklerden nasip eylemiş olsun…

Bu güzellikler ile geldiğini umduğumuz bayramımız bayram olsun…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?