BURUK BAYRAM

Bayramların bizim toplumumuzda çok büyük yeri vardır. Millî ve Dini bayramlarımızı coşku ile kutlarız. Büyükler, gençler ve çocuklar bayramların gelmesini dört gözle beklerler. Bayramlar toplumumuzu birleştirme, kaynaştırma ve bütünleştirme günleridir.                    

Bu nedenle bayramlarda her kes kendine göre bir dizi kutlama hazırlıkları yapar.  Yemekler, tatlılar, çikolatalar, şekerler hazırlanır. Küçükleri sevindirecek olan bayram harçlıkları hazırlanır. Dost, akraba ve komşular birbirleriyle ziyaretleşirler. Bayramlaşırlar.

Küsler barışmak için bayramların gelmesini fırsat bilirler. Böylece bayramlarda her türlü kırgınlıklar ve dargınlıklar ortadan kaldırılır. Gönül köprüleri kurularak gönüller alınır. Küskünlüklerin yerini sevgi, saygı ve barış alır.

Camilerde bayram namazları kılınır ve avlularında büyük halkalar oluşturularak bayramlaşılır. Birbirini özleyenler özlemlerini giderir. İş telaşlarının yerini insanlarla kaynaşma alır.

Fakat bu bayram bir başka bayram… Camilerde bayram namazı kılamayacağız. Çocuklarımız kolundan tutup bayram namazına götüremeyeceğiz. Vaaz ve hutbeler dinleyemeyeceğiz. Avlularında bayramlaşamayacağız. Çünkü küçücük bir korana virüsü bizi normal yaşayışımızdan uzaklaştırdı. Birbirimize yaklaşamıyoruz, tokalaşamıyoruz, yakından görüşemiyoruz. Ancak telefonlarla bayramlaşabileceğiz.

Anne-babalar çocuklarını, dedeler-nineler torunlarını hasretle kucaklayıp sarılıp öpemeyecekler; kokularını koklayamayacaklar. Harçlıkların veremeyecekler. Onların hasretini yüreklerinde taşıyacaklar.

Her bayram yakınlarını görmek, doğduğu yerlere gitmek, hasret gidermek bu bayram pek mümkün olmayacak. Bu nedenle yollarda trafik yoğunluğu da olmayacak.

Ben elli yılı aşkın bir zamandır cami kürsülerinde konuşmalar yapardım. Bu bayram yapamayacağım. Her zaman Rabbime duam “Ya Rabbi beni bilim, konferans ve cami kürsülerinden ayırma” olmuştur. Ne yazık ki korana nedeniyle camiler cemaatsiz kaldığından Cuma konuşmalarını yapamadığım gibi bayram konuşmasını da yapamayacağım. Toplantı yasakları olduğundan konferanslar da tertip edilemedi. Emekliliğim nedeniyle üniversite kürsülerinde de ders vermez oldum.

Korona günlerinde kütüphanemde okudum ve yazdım. Sevgi ve saygıyı toplumumuza daha iyi yerleştirmek için bu konuda bir dizi öyküler yazdım. Kitabın ismi “Bir Demet Sevgi” olacak.

Her şeyin başı sağlık… Sağlık olmazsa insan ibadetlerini de tam yapamaz. Ramazan içinde bir iftar yemeğini fazla kaçırmış olmam nedeniyle mide rahatsızlığı çektim. Beş gün serum kolumda hastanede yattım. Allah’ın Resulü ne güzel ölçü koymuş: “Acıkmadan yeme, tam doymadan yemeyi terk et. Her hastalığın sebebi mide dolgunluğudur.” Korana dolayısıyla O’nun temizlik konusundaki sözleri dünyanın çeşitli yerlerinde afişler halinde asıldı. Dinimiz temizliğe çok önem verir.

Korana bizi artık rahat bırak. İnsana, hayvanlara, bitkilere, toprağa zarar vermeden kendi halimizde yaşayıp gidelim.

Bu vesile ile hepinizin bayramını tebrik ederim.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Kayadibi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz