Reklamı Kapat

Bayramı hak ediyor muyuz?

Bugün, Ramazan Bayramı’nın birinci günü…

Önce “samimi duygularımı” dile getireyim.

Bütün okurlarımın bayramını kutluyor, sağlıklar diliyorum.

Koronavirüs nedeniyle kısıtlı da olsa, bayram günlerini sevdiklerinizle mutlu ve eğlenceli geçirin.

İzin verirseniz şimdi de “samimi düşüncelerimi” sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her şeyi eleştiriyorum da; bayram günlerini, bayramlardaki davranışımızı neden eleştirmeyeyim, temennilerimizin işe yaramadığını neden sorgulamayayım?

72 yaşındayım, kendimi bildim bileli bayramlarla ilgili hep aynı şeyleri dinler, aynı sözleri okurum.

Benim yaşımın ötesinde; yüzlerce, binlerce yıldır da hep aynı şeyler söylenir, yazılır.

Nedir bunlar?

Dini bayramlar, yani Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı…

*Birlik ve beraberliğin pekiştiği günlerdir.

*Kardeşlik, dostluk, sevgi ve saygı duygularının paylaşıldığı günlerdir.

*Millet olma şuurunun tadıldığı günlerdir.

*Toplumun manevi zenginlik kaynağıdır.

*Bireyleri ortak duygu ve düşüncelerde buluşturan günlerdir.

*Huzur ve barış ortamının değerini bilerek kötülüklerden uzaklaşma günleridir.

*İnsanlara, iyi davranmayı bir yaşam ilkesi olarak benimsetildiği ve öğretildiği günlerdir.

*Yardımlaşma, dayanışma ve hoşgörü duygularının öne çıktığı günlerdir.  

*Mutluluk ve huzuru, dolu dolu yaşama günleridir.

*Toplumdaki fertlerin birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaşma günleridir. 

*Sosyal dayanışma ve barış bilincini fertlere kazandırma günleridir.

*Dargınların kucaklaştığı, düşmanlık ve husumet duygularının sevgiye dönüştüğü günlerdir.

*Güzel ahlak, dostluk ve barış vurgularının ön plana çıktığı günlerdir.

*Fakir fukaranın halini bilip anlama günleridir.

*Hak, hukuk ve adalete verilen değerin ön plana çıkarıldığı günlerdir.

*Hırsızlık yapmanın, devlet malına el uzatmanın, yetim hakkı yemenin, yalan söylemenin ne kadar günah olduğunun sıkça gündeme getirildiği günlerdir.

Özetle…

*Müslümanların, bir ve beraber olma günleridir.

*Müslümanların iyi ahlaklı insanlar olduğunun, bütün dünyaya ilan edildiği günlerdir.

Yukarıda sıralamaya çalıştığım maddeleri çoğaltabilirsiniz.

Dini bayramlarımızın faziletlerini anlatan klasik ifadeler bunlar.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyup hep birlikte düşünelim

                                               *******

Sevgili okurlarım, lütfen hepimiz, sen ben o, biz siz onlar, elimizi vicdanımıza koyup kendi kendimizi bir sorgulayalım.

Dini bayramların özüne uygun, dini bayramların öğretilerine uygun davranıyor muyuz?

İstisnalar hariç, geneliyle soruyorum…

Sorum, tüm İslam âlemine…

Üç beş gün, bayram boyunca, bazı kurallara uyulsa bile, yaşamımızın özünde bu kurallar var mı?

*Birlik ve beraberlik var mı?

*Kardeşlik, dostluk, sevgi ve saygı var mı?

*Gerçek anlamda millet olma şuuru var mı?

*Başkasının hakkına saygı var mı?

*Adaletli yönetim var mı?

*Yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü var mı?

*Yaşama hakkına saygı var mı?

*Düşmanlık ve husumet duyguları körükleniyor mu, yoksa yatıştırılmaya mı çalışılıyor?

*Gayretler toplumsal barış için mi, yoksa toplumsal ayrışma için mi?

*Güzel dinimizi siyasete ve ticarete alet edenlere prim veriyor muyuz, vermiyor muyuz?

*Ahlaksız insanlara yer var mı, yok mu?

*Ahlaksız davranışlara göz yumuyor muyuz, yummuyor muyuz?

Bütün mesele burada!

Yoksa bayram gelmiş…

Birbirimizin bayramını kutlamışız…

“Bayramınız mübarek olsun” demişiyiz…

Ramazansa, orucumuzu tutmuşuyuz…

Kurbansa, kurban kesip dağıtmışız…

Ya sonra?

Dinimizin yasaklarına uymuyorsak…

Yap dediklerini yapmıyorsak…

“İyi bir insan” değilsek…

“Dindar” kisvesi altında “dinci” isek…

Dinimizi siyasete ve ticarete alet ediyorsak…

Önümüze çıkan herkesi “Allah” ile aldatıyorsak…

Fikirlerini beğenmediğimiz herkesi “düşman” veya “hain” ilan ediyorsak…

Görüşlerini beğenmediğimiz gazeteci ve akademisyenleri hapse tıkıyorsak…

Emperyalistlerin oyununa gelip birbirimizi boğazlıyorsak…

Oruç tutmanın, kurban kesmenin Allah katında bir değeri olabilir mi?


Bu işte bir terslik yok mu?

                                               *******

Sevgili okurlarım, bu işte bir terslik var.

İslam, özünden uzaklaştırılmış.

İslam, siyasallaştırılmış…

İslam, ticarileştirilmiş…

İslam, siyasi ve ticari hokkabazların elinde tanınmaz hale gelmiş.

Baksanıza çevrenize!

Baksanıza İslam âlemine!

Herkes, namaz kılıyor…

Herkes, oruç tutuyor…

Herkes, hacca gidiyor…

Herkes, kurban kesiyor…

Yani herkes şeklen dini kuralları yerine getiriyor…

Ama İslam dünyası bir türlü huzur bulmuyor.

Kan, bizde…

Gözyaşı, bizde…

Birbirini arkadan vurma, bizde…

Cahillik, bizde…

Tembellik, bizde…

Yoksulluk, bizde…

Adaletsizlik, bizde…

Sevgisizlik ve saygısızlık, bizde…

Ötekileştirme ve ayrıştırma, bizde…

Emperyalistlerle işbirliği yapıp dümenine bakma, bizde…


Şunu söylemek istiyorum

                                               ********

İslam dünyası, bu kafayla bir yere varamaz.

Dinimizin “şeklen gereklerini” yerine getiriyoruz…

Namaz kılıp, oruç tutup, hacca gidip, kurban kesiyoruz…

Gerisine, dinimizin özüne boş veriyoruz.

Sonra da kendimizi “Müslüman” kabul edip, kendi kendimizi eğlendiriyoruz.

Bir zamanlar, “Dini siyasete alet etme” diye bir kavram vardı.

Şimdi artık siyaset de ticaret de dinleştirildi.

Siyaset ve ticaret hokkabazları, artık siyasetin de ticaretin de başına dinimizi koydu.

Halkımızın dini duygularını sömürüp, siyaset ve ticarette yapmadık rezalet bırakmıyorlar.

Baksanıza ortalığa, vıcık vıcık!

Samimi Müslümanlar, artık inancını yaşayamaz oldu.

Kendi kendimizi kandırmayalım

                                               *******

Sevgili okurlarım, yaptığımız inanın riyakârlık!

Özellikle İslam’ı referans alarak yaşadıklarını iddia edenlerin tutumları, tam ikiyüzlülük!

Bayramdan önce kurt…

Bayram günlerinde kuzu…

Bayramdan sonra yine kurt…

Böyle Müslümanlık olur mu?

Bayramlarda hep iyi dileklerde bulunup, sonuç hüsran mı olacak?

Bir şeyler yapmalıyız.

Bayramları “şekliyle” değil, “özüyle” kutlamalıyız.

Dinimizi “şeklen” değil, “özünde” yaşamalıyız.

Yüzyıllarca bu böyle geldi, ama böyle devam edemez.

Yaptığımız, din diye yaşadığımız, kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil.

Bence, bu halimizle bayramı hak etmiyoruz.

Bayram günlerinde bu yazdıklarımı da şöyle bir düşünün istedim.

İyi bayramlar!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Kartepeli - Değerli üstad ALLAH c.c kullarına son peygamber son kitabı kuran i Kerim'i gönderdi arapça yi okuyup hatim ettim olmaz açıklama okunmazsa boşuna denmemis bana bir harf öğreten in kırk yıl kölesi olurum ....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 10:58
02

Bagcesmeli - Hocam iyi bayramlar ağzınıza ve kaleminize sağlık inanın benim ve benim gibi düşünen birçok insanın kalbi duygularını dile getirmişsiniz, müslümanlık zor durumda kimse farkında değil insaallah düzeliriz diye umut ediyorum,kalın sağlıcakla

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 26 Mayıs 09:13
01

gazioguz@gmail.com - Sn. Tanzer Bey,

Bu günkü yazınızda, hem ülkemiz hem de bütün İslam Dünyasının içinde bulunduğu vahim durumu çok güzel dile getirmişsiniz. İslam dini temas ettiğiniz gibi, Siyasete, ticarete ve menfaate alet edilen hurafelerden ibaret bir din haline gelmiştir. Ben buna 21 nci Yüzyıl Emevi Dini diyorum. Ellerinize sağlık diyor, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

Dr. Oğuz KALELİOĞLU

Yanıtla . 6Beğen . 5Beğenme 23 Mayıs 23:42

IZGARA USTASI ARANMAKTADIR

30 yaşını aşmamış ızgara ustası aranmaktadır.

0538 551 35 41 MİNİ KÖŞK

ELEMAN ARANIYOR

Köseköy'de Knauf Fabrikası’nda çalışacak ağır vasıta şoförü aranıyor.

0536 386 21 97

ELEMAN ARANIYOR

PVC - ALÜMİNYUM atölyesinde çalışacak, ehliyetli ve araç kullanma deneyimi olan Tecrübeli eleman aranıyor. Müracaatlar telefonla arayarak, şahsen y...

02623355003

USTA ARANIYOR

TESLA İNŞAAT'ta çalıştırılmak üzere Mesleki yeterlilik belgesine sahip, İnşaat Projesi okuyabilen KALIPÇI ustalar aranmaktadır. Maaş + Sigorta + Y...

0537 456 47 05

Hurda gazete satılır

Hurda gazete satılır

0532 643 01 81

KÖZDEN CAFE UNLU MAMÜLLERİ

İZMİT’TE İKAMET EDEN BAY - BAYAN, TECRÜBELİ GARSONLAR ARANMAKTADIR. Başvurular şahsen yapılacaktır.

0541 255 41 41

YÜRÜYEN VE UÇAN TÜM HAŞERELERLE MÜCADELE

Kocaeli bölgesinde, * Ev * İş yeri * Çeşitli alanlarda ilaçlama yapılır. Covid-19 buharlı dezenfektan yapılmaktadır.

05071250076 KARTEPE TARIM VE İLAÇLAMA

ÜRETİM İŞÇİSİ ARANIYOR

Kocaeli/Kartepe’de Plastik Hammadde ve Geri Kazanım faaliyetlerinde bulunan Garantiplast Fabrikamızda görevlendirmek üzere "Üretim işçisi" arayışımız...

GARANTİPLAST

KİRALIK OFİS

İzmit Belediye İşhanı 7. kat, eşyalı Deniz manzaralı, 28 m2 kiralık ofis

0 532 344 19 97

SATILIK DUBLEKS DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

Anket Muharrem İnce parti kursun mu?