İnşallah, o iftar şovlarına bir daha geri dönmeyiz

Ne dersiniz?

Koronavirüs salgını, pek çok alanda olduğu gibi Ramazan ayının abartılarını da yok edecek mi?

Gelecek yıldan itibaren Ramazanları da “normal” yaşayabilecek miyiz?

İftar şovlarını, din istismarlarını unutalım mı?

Yoksa salgın bitince, bütün o eski alışkanlıklar vıcık vıcık tekrar geri mi dönecek?

Bugün, Ramazan ayı ve bayramından sonraki ilk çalışma günü.

Bakın şöyle geriye…

Geçen yıllarla karşılaştırın…

Daha huzurlu, daha dinimizin özüne uygun bir Ramazan ayı geçirdiğimizi göreceksiniz.

İnanın bu böyle!

Siyasilerin “din sömürüsü” yoktu.

Belediyelerin ve diğer resmi kurumların “iftar şovları” yoktu.

Varlıklı insanların, reklam amaçlı “iftar organizasyonları” yoktu.

Yolsuzluk yapanların, devleti ve milleti soyanların, ihale ve arazi rantı peşinde koşanların; güya “günahlarını affettirmek için” düzenledikleri 3-5 bin kişilik iftar sofraları yoktu.

Bu yıl, 5 yıldızlı otellerde,“ultra lüks iftar sofraları” da kurulmadı.

Herkes kendi evinde iftarını açtı.

İnşallah, virüs belasından kurtuluruz, gelecek yıllarda evlerde kurduğumuz iftar sofraları komşu ve akrabalarla biraz daha kalabalıklaşır.

İnşallah, bundan böyle Ramazan ayı başlayınca din sömürüsünün tavan yapmasına izin vermeyiz ve iftar şovlarına bir daha geri dönmeyiz. 

Türkiye, AB’nin “üretim üssü” olabilir mi?

Hayal kurmayı çok seviyoruz.

AB ile Çin’in arası açıldı ya, bizimkiler hemen “AB’nin üretim üssü olabiliriz” diye demeç vermeye başladı.

Tamam, doğru…

Türkiye, konumu nedeniyle aslında ciddi bir avantaja sahip!

Ama iktidarın yanlışları, bu fırsatı yok ediyor.

Ülkemizde…

*Evrensel demokrasi kuralları…

*Hukukun üstünlüğü ilkeleri…

*İfade ve basın özgürlüğü…

Gerçek anlamıyla uygulanıyor mu?

AB ülkeleri, dönüp dolaşıp bunlara bakıyor.

Bunlar, Avrupa Birliği’nin olmazsa olmazları…

Bırakalım her şeyi de, “topal ayağımızı” iyileştirmeye bakalım!

Yoksa yürüyemeyiz.

Yürütmezler…

“Dijital göçmen” misiniz, “dijital yerli” mi?

“Dijital yerli”…

“Dijital göçmen”…

Cahilliğime verin, ben bu deyimleri yeni öğrendim.

Prof. Dr. Emel Baştürk, bu hafta gazetemizdeki köşesinde çok güzel anlatmış:

DİJİTAL GÖÇMEN: İnternet teknolojileriyle yetişkinlik çağında veya daha ileri yaşlarda tanışanlar… Yani geleneksel iletişim kalıplarından dijital dünyaya göç etmek zorunda kalanlar…

DİJİTAL YERLİ: 2000’li yıllarda doğan ve doğdukları andan itibaren internetle iç içe olanlar…

Emel hocam izin verirse, ben üçüncü bir gurubu da burada vurgulamak istiyorum.

“DİJİTAL GÖÇMEN DAHİ OLAMAYANLAR”…

Evet, yetişkin veya ileri yaşlarda bulunup da “dijital dünyaya göç edemeyenler” de var.

Ve sayıları epey fazla!

Bir şık daha ortaya çıktığına göre, soruyu şöyle soralım:

*”Dijital yerli” misiniz?

*”Dijital göçmen” mi?

*Yoksa “dijital göçmen dahi olamayan” biri mi?

Hayatımız askıda

*Askıda ekmek…

*Askıda fatura…

*Askıda veresiye defteri…

“Askıda ekmek”, alışılagelmiş bir uygulamaydı.

Koronavirüs salgınında, “askıda fatura” ve “askıda veresiye defteri” uygulamaları da yaşamımıza girdi.

Tek cümleyle Türkiye ekonomisi

Bir okurum mail atmış, “Türkiye ekonomisi tek cümleyle nasıl anlatılabilir? diye sormuş.

Cevapladım:

“Üretime ve ihracata dayalı değil, tüketime ve ithalata dayalı bir sistem.”

Cengiz Sarıbay’dan bir anı

“Sevgili Tanzer Bey. 46’ıncı kuruluş yıldönümü gazetenizde Prof. Dr. Erinç Yeldan’ın yazısını okudum. Babası Şinasi Yeldan ve annesi Necla Yeldan,  İzmit’te avukatlık yaparlardı. Şinasi Bey 1979 yılında Kocaeli Baro Başkanı seçildi. Türkiye İşçi Partisi’nin Kocaeli kurucusu ve Selüloz-İş Sendikası’nın avukatıydı. Ben 1980 yılında ilk Baro yönetim Kurulu üyeliğini Şinasi Abi döneminde yaptım. Kaliteli, karakterli ve emekten yana bir hukukçuydu. Çok şey öğrendim. Necla Abla ise Baro odasında kadın olmasına rağmen kimseye çay parası verdirtmezdi. Size Şinasi Bey’in cenazesinin kaldırıldığı Ankara Yeni Mahalle Mezarlık camisinden Erinç Hoca ile resimleri gönderiyorum. Kocaeli de sol ve emekten yana hukukun sembol isimlerinden birisi Av.Şinasi ve Necla Yeldan'ı bir kez daha saygıyla anıyorum. Sevgiler…

Resimde ortada gözüken CHP’nin o dönemki Ankara İl Başkanı Adnan Keskin, sağdaki ise partimizin yeni Kocaeli İl Başkanı Harun Yıldızlı.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

hl - 5-10 tane iftar yapan zihniyetleri,iftara 10 dakka varken masada su içen zihniyetleride görmedik çok şükür aslında o zihniyet için sevindirici çünkü tutmadıkları hatta inanmadıkları orucun iftarı yapmadılar....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 14:44


Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?