Amerika Yanarken

Geçtiğimiz hafta ABD’nin Minneapolis şehrinde siyahi bir vatandaş olan George Floyd’un sokak ortasında kameraların önünde bir polis tarafından kasten gırtlağına dizle bastırılarak; sözde hareketsiz kılmaya çalışırken, öldürülmesi üzerine çıkan protestolar çok ciddi boyutlara ulaştı. Protestocuların yer yer şiddet içeren eylemlere, polis tahriki sonrasında meyletmeleri neticesinde ABD yeniden siyahlar – beyazlar kavgasının içinde buldu kendisini.

Dünyanın başına gelmiş günümüzün en büyük felaketi Trump’ın; Amerikan toplumunu iyice geren, bu çatışmayı körükleyen ve buradan kendisine yaklaşan seçimlere yönelik olarak rant devşirmeye çalışan söylemleri olayları çığırından çıkmış bir hale getirdi.

Dünya üzerinde ABD’deki siyahilerin yaşadığı kadar büyük bir ayrımcılığı yaşayan bir başka unsur sanıyorum ki yoktur. Otobüslerde ön tarafa oturmaları yasak olan, halka açık çeşmelerde su içmeleri için ayrı bir musluk konan; bu ayrımcılığa daha elli altmış sene öncesine kadar maruz kalanların dedelerinin tarlalarda kırbaçlanarak köle olarak çalışırken öldürüldüğü bir gruptan bahsediyoruz.

Öyle ki kölelik meselesi sebebiyle ABD’nin meşhur Kuzey – Güney İç Savaşı yaşanmıştır. Bu savaşı kazanan tarafın lideri olan Amerikan Başkanı ve dünya siyaset tarihinin en önemli isimlerinden olan Abraham Lincoln beyaz faşistler tarafından suikast düzenlenerek öldürülmüştür. Cumhuriyetçi bir Başkan olan Lincoln’ün partisinin bugün ABD’yi yönetmek üzere tercih ettiği isimse ırkçılığın yürüyen hali olan Trump’tır.

Trump’ın olaylar ortaya çıktığından bu yana takındığı tutum, attığı twitler ve üstü kapalı nefret söylemi sürdükçe bu olayların normal çerçeve içerisinde bitmesi kolay görünmüyor. Askeri unsurları olaylara müdahale için hazır tuttuğunu söylemesi, “yağma başlarsa ateş açma başlar” gibi açıkça protestocuları tehdit etmesi sosyolojiden ve psikolojiden zerre kadar anlamayan, kaosla beslenen bir yönetimin ne derece akıl tutulması yaşamakta olduğunu da bizlere gösteriyor.

Son beş sene içerisinde George Floyd olayına benzer şekilde silahsız siyahi vatandaşların polis tarafından öldürülmesi vakalarının sayısı beş yüzün üzerinde. Beyazların Üstünlüğüne inanan on milyonlarca insan bu olaylarda Trump’ı sonuna kadar destekliyor ve bunu açıkça dile getiriyor. Ku Klux Klan’ın fikri takipçileri olan bu kitleleri Amerikan sistemi dönüştüremiyor. Tıpkı bugün Almanya’da Neo Nazilerin varlığı gibi, hem ülkelerinin iç barışına hem de dünya ve insanlık tarihinin medeniyeti ilerletme mücadelesine garezi olan bu gruplar ne yazık ki demokrasi ve insan haklarının bir fetiş haline gelmesi sebebiyle; özgürlük ortamını ve hakları suiistimal ediyorlar.

Devletin Tutumu

George Floyd’un ensesine dizle bastırılırken “dostum, nefes alamıyorum” diye feryatları bu dönemin akılda kalan ve tarihe not düşülmüş olayıdır. Emine Bulut’un “ölmek istemiyorum” çığlıkları gibi, kızının “anne lütfen ölme” çığlıkları gibi insanlığa ayrılan sürenin sonuna geldiğimiz anları hafızalarımıza kazıyacak bir görüntü oldu.

George Floyd’u öldüren polis gözaltına alındı ve tutuklandı. Derek Chauvin adlı polisin gözaltına alınmasıyla protestolar biraz gevşer gibi oldu ancak Türkiye saatiyle dün sabah (bu yazının yazıldığı saatlerde) olayları kat be kat büyütecek bir korumacı devlet refleksi ortaya çıktı. Polisin yaptığı eylem yanlışlıkla birisini öldürme kapsamına alındı. Bu suçun cezası en fazla 25 senelik bir hapis.

Bu kategorizasyonun ortaya çıkması üzerine bu cinayetin, birinci derece cinayet olarak tanımlanması için protestolar kuvvetle muhtemel ilerleyen saatlerde daha da büyüyerek devam edecek. Birisinin gırtlağına dakikalarca dizle bastırmak, nefes alamıyorum feryatlarını dinlemeden ölene kadar beklemenin nesi yanlışlıktır anlamak mümkün değil.

Burada Amerikan devletinin genlerine işlemiş olan ayrımcılık yeniden hortlamış durumda. Zaten bu tip zihinsel sakatlıklar iyi yöneticiler başa gelince üstü örtülür, bunlara yol verecek psikopatlar idareyi ele alınca yeniden hortlar. Trump yönetimi bu tanımın ta kendisidir.

 Amerikan Polisi

Dünyada demokrasiyle idare edilen ülkeler içerisinde en caydırıcı yetkilerle donatılmış polis teşkilatlarının başında herhalde Amerikan polisi gelir. Bu yetkiyi suiistimal etmeye meyilli beyaz ırkçıların doluştuğu bir teşkilat olmasına rağmen elbette topyekun bir genelleme doğru olmaz. Ancak protestocuların arasına gaz maskesi takıp karışan ve yağma olaylarını provoke eden bir beyaz polis de iki gün önce deşifre oldu. Bunu kişisel bir psikopatolojiyle mi yaptı yoksa olaylara müdahaleye zemin hazırlamak için yapılan organize bir provokasyon muydu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Eylemler sürerken CNN muhabirinin kameralar önünde gözaltına alınması olayı da büyük bir hadise olarak yankı buldu. Eyalet valisi özür diledi ve muhabir serbest bırakıldı. Ancak polisin biri beyaz biri siyah iki muhabirden siyah olanı gözaltına alması da olayı körükleyen bir tutum olarak tarihe geçti.

Yayılan videolarda gördüğümüz bazı polislerin de gözaltı işlemlerini tüm kurallara uygun şekilde yapan, gazlı müdahale başladığında eylemcilere dağılmaları için “bu yöne devam edin” diyerek yol gösteren; karşısındaki eylemciyi düşman olarak değil, temel hakkını kullanan vatandaşlar olarak görerek onların can güvenliğini koruma görevinin bilincinde olan beyaz polisler de vardı.

Dünyanın her yerindeki her kurumda olduğu üzere iyiler ve kötüler bir arada. Ama kurumların gelenekleri, anlayışları ve kültürel birikimlerinin olduğu da varittir ve bunları iyi niyetli çalışanlar ortadan kaldıramaz.

Devletler Sosyal Hareketlerde Ne Yapmalı?

Gayet barışçı bir şekilde başlayan eylemler; bir kısım öfkesini yenemeyen ve isyanları haklı olan vatandaşların duygularını kontrol edememesi, provokasyon için apartta bekleyenlerin hemen olaylara sızması, toplumsal zemini olmayan ama büyük sosyal hareketler içerisinde yer alarak kendisine eylem alanı ve meşruiyet ortamı arayan marjinallerin olaylara karışmasıyla çığırından çıktı.

Gezi Parkı olaylarının yıldönümü yaşadığımız bugünde ne kadar benzer bir şeyle karşı karşıya olduğumuzun detaylı şekilde incelenmesi gerekiyor. Bu tip toplumsal hareketlerin kontrolden çıkması, en az ortaya çıkması kadar anlık ve kolaydır.

Lidersiz aktivizm eylemlerinin en büyük handikabı tam olarak da bu noktadır. Örgütsüz ve emir komuta içerisinde olmayan sosyal hareketlerin içerisine sızan küçücük ama örgütlü yapılar bir anda barışçıl ortamları büyük kaoslara sürükleyebiliyorlar.

Bu noktada dünyanın her yerinde polislerin ve kamu idarelerinin sorumluluğu bu fırsatı kollayan marjinallere alan açacak müdahaleler yerine; marjinal grupları temizlemek ve kitlesel olarak politik aidiyeti olmayan bu eylemcilerle iş birliği yapmak olmalıdır. Yoksa dünyanın hiçbir yerinde ifade özgürlüğü tam anlamıyla ortaya çıkamaz ve bu baskı ortamı uzun vadede daha büyük ve köklü kaoslara sebep olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ELEMAN ARANIYOR

YAFA İnşaat A.Ş. olarak İzmit projemizde değerlendirmek üzere; - Mobil Vinç, Greyder, Silindir, Beko-Loder ve - Lastikli Loder operatörleri, - Bet...

0533 382 15 64

KİRALIK OFİS

İzmit Belediye İşhanı 7. kat, eşyalı Deniz manzaralı, 28 m2 kiralık ofis

0 532 344 19 97

HİDROS GRUP BÜNYEMİZDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE ARKADAŞLAR ARIYORUZ

Yurtiçi Satış bölümüne; * Teknik okul veya Ön lisans mezunu * Askerlik vazifesini yerine getirmiş 28 yaşını geçmemiş * Ehliyetli ,araç kullanabil...

0262 335 63 66 /67/68/69

SEVKİYAT ŞOFÖRÜ ALINACAKTIR

- 20- 40 Yaş aralığında - İstanbul ilinde tüm semtleri bilen - B Sınıfı Sürücü ehliyetine ve SRC belgesine sahip - İzmit-Başiskele-Kullar çevresin...

0 262 349 50 81-83-84

SATILIK DUBLEKS DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

ELEMAN ARANIYOR

- İş yerimizde - İmalatçı, mekanik bakımcı ve montaj yapacak, - 20 ila 45 yaş arası, - Askerliğini yapmış, - MYK belgeleri ve eğitim sertifikal...

0262 335 51 15 OLCAY ÇELİK YAPI VE MAKİNE İMALAT BAKIM ONARIM A.Ş.

ACİL ELEMAN ARANIYOR

İddAa bayiine ­­­- İzmit merkezde ikamet eden, ­­­- Haftada 4/5 gün ve ­­­- Saat 14:00-22/23:00 arasında çalışacak - Emekli bay eleman aranıyo...

SATILIK DUBLEX DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde dış cepheleriyle toplam 500 m2, iç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63 NİHAT BAKLACI

İKİZLER KURBANLIK

Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık satım ve kesimi yapılır. Büyükbaş hayvanda hisse verilir.

0533 214 85 04 İKİZLER KURBANLIK

Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?