O özel hastane, tarikat kontrolüne giriyor

Kocaeli’nde küçüklü büyüklü 17 özel hastane var.

Yarıdan fazlası epeydir ekonomik krizdeydi.

Koronavirüs salgını başlayınca bunların durumları hepten kötüleşti.

İyice “bıçak sırtında” dolaşmaya başladılar…

İçlerinden birinin durumu diğerlerine göre çok kötü.

Personel maaşlarını ödeyemiyor…

Yeterince tıbbi malzeme alamıyor…

O derece!

Geçenlerde bu hastaneye “sihirli bir el” değdi.

“Tarikat eli”…

Kocaeli sağlık camiasında (topluluğunda) son günlerde bu konuşuluyor.

Tarikatın görevlendirdiği doktorlar, birer birer gelip batmak üzere olan bu hastaneye “ortak” oluyormuş.

Hiç umulmadık isimler…

Bu durum da tabii, o doktorların o ana kadar gizli kalmış “tarikat kimliklerini” açığa çıkarıyormuş.

Durum böyle!

Sanırım, o hastane, yakında o tarikatın kontrolüne girecek ve düzlüğe çıkacak.

O hastane, hangisi mi?

Biraz fikir jimnastiği yapın bulursunuz.

Erken seçim, ayıplı bir tuzaksa…

                                      ******

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son açıklamasında “Erken seçim, ayıplı bir tuzaktır” buyurdu.

Tamam, diyelim ki, erken seçim ayıplı bir tuzak…

Türkiye’de erken seçime genellikle kim karar veriyor?

3 Kasım 2002, 7 Haziran 2015 ve 24 Haziran 2018 erken seçimlerini kim ilan etti?

Devlet Bahçeli…

Bu durumda Devlet Bahçeli, “kendi kararlarına ayıplı tuzak diyen lider” durumuna düşmüyor mu?

Korona tatili, adli tatil derken…

                                      ******

Adliyede işi olanlar, bu yılı unutsun.

Üç aydır koronavirüs tatili vardı…

15 Haziran’da çalışmalar yeniden başlayacaktı…

Artık bu yıl “adli tatil” yapılmaz, yoğun çalışılır deniliyordu…

Ancak Adalet Bakanlığı son sözü söyledi, “Adli tatil var” dedi.

Şimdi şöyle olacak.

Adliyeler, 15 Haziran’da açılacak, 20 Temmuz’da yeniden kapanacak.

Taa 1 Eylül’e kadar.

Bu arada bir de hâkim ve savcı atamaları var.

Birileri gidecek, birileri gelecek, gelenler dosyaları şöyle bir okuyuncaya kadar yıl bitecek.

Bu nedenle diyorum, “Adliyede işi olanlar bu yılı unutsun” diye.

Oruç Aruoba’nın ardından

                                      ********

Şair, yazar, düşünür ve felsefeci…

Ülkemizin önemli değerlerinden Oruç Aruoba’yı bugün Karamürsel’de son yolculuğuna uğurluyoruz.

72 yaşında iz bırakarak aramızdan ayrıldı.

Önce özgeçmişinden söz edeyim.

*1948 yılında Karamürsel’de doğdu.

*TED Ankara Koleji’ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde lisans ve yüksek lisansını tamamladı.

*Yine Hacettepe Üniversitesi’nde çalışmalarına devam ederek “felsefe bilim uzmanı” oldu.

*1972-1983 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde çalışırken, felsefe bölümünde doktorasını tamamladı.

*Bu süreçte, Almanya’da Tübingen Üniversitesi’nde felsefe semineri üyeliği ve 1981 yılında Yeni Zelenda Victoria Üniversitesi’nde konuk öğretim üyeliğinde bulundu.

*Çeşitli yayın organlarında yayın yönetmeliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Birçok dergide yazı ve çevirileri yayınlandı. 

O kadar çok akademik çalışması var ki, bu köşeye sığmaz. 

Eserleri

                   ******

*Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, 1990, Metis Yayınları

*De ki İşte, 1990, Metis Yayınları

*Yürüme, 1992, Metis Yayınları

*Hani, 1993, Metis Yayınları

*Ol/An, 1994, şiir, Metis Yayınları

*Kesik Esin/tiler, 1994, şiir, Metis Yayınları

*Geç Gelen Ağıtlar, 1994, şiir, Metis Yayınları

*Sayıklamalar, 1994, şiir, Metis Yayınları

*Uzak, 1995, Metis Yayınları

*Yakın, 1997,Metis Yayınları

*Ne Ki Hiç, 1997, haikular, Varlık Yayınları

*İle, 1998, Metis Yayınları

*Çengelköy Defteri, 2001, Metis Yayınları

*Zilif, 2002, Sel Yayınları

*Doğançay’ın Çınarları, 2004, şiir, Metis Yayınları

*Benlik, 2005, Metis Yayınları

*Meşe Fısıltıları 2007, Metis Yayınları

*David Hume’un Bilgi Görüşünde Kesinlik, 1974

*Nesnenin Bağlantısallığı (Hume – Kant- Wittgenstein), 1979

*A Short Note on the Selby-Bigge Hume, Tebliğ, Edinburgh, 1976

*The Hume Kant Read, Tebliğ, Marburg, 1982 

Görüşlerinden, şiirlerinden…

                            ******

*Şiir, bir kişinin yeniden düzenlediği bir dünyadır. Kişi şiir yazmakla ya yeni bir dünyanın temeline temel taşı koyar ya da temelinde yıkılması gereken bir eski dünyaya bir sapan taşı atar. Bu iki taş arasında da bir fark yoktur.

*Her şeyi yazarım da zamanı yazamam-o yazar çünkü beni.

*Bir şairin gözleri kapanınca, dünyada görülecek şeyler azalır.

*Özlem, işitilmek istenen bir sestir.
Karanlıkta yağan yağmur gibi…

*Kendi olarak, sana gelen
Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
O, işte...

*Sana büyük acılar vereceğim, çünkü senin büyük sevinçler yaşamanı istiyorum.

*‘Sevgi nedir?' diye sordun.
Ben de şöyle dedim: ‘Sevgi, bir şeyin farkına varmak; sonra da bir karara varmaktır.’
İki 'varma'nın çakışması...

*Sevgi, iki insanın birbirlerinin yüzlerine bakmaları değil, birlikte aynı yöne bakmalarıdır.

*Ne beklediğini bilerek -ama beklemeden- yaşayacaksın. En çok beklediğinin de, gelse bile bir gün, hiçbir zaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek... Yaşamın bir bekleme olacak; ama beklemeden yaşayacaksın.

*Yaşamında, en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler, senden uzaklaşma gereksinimini en çok duyan kişiler olacaklar."

*Yaşamında, şunları da yaşayabileceksin:
1) Birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için, aramak…
2) Birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için, beklemek…
3) Birisini, onu görmemeye dayanamadığın için, terk etmek…
Neler yaşamayacaksın ki…

*Nasıl olsa öleceğimize göre,
Yaşamalıyız.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?