Reklamı Kapat

Çevre barışı

5 Haziran dünya çevre gününü her yıl çeşitli etkinliklerle kutlarız. Çevre sorunlarını ve çözümlerini dile getiririz. Fakat çevreye karşı olan yanlış davranışlarımızı yeterince düzelttiğimizi sanmıyorum.

Gene çöpleri yerlere atıyoruz, park ve bahçelerde oturup yediğimiz kuru yemişlerin kabuklarını yanı başımızda çöp tenekesi olduğu halde yerlere atıyoruz. Toprağın, havanın ve suyun temiz kalmasına pek özen göstermiyoruz. Arıtma tesislerini yapmıyoruz, atıklarımızı sulara atıyoruz.

Daha yeni duymaktan utandığım bir haberi burada vurgulamak istiyorum. İstanbul boğazı dünyanın göz bebeği olan harika güzel bir yer. Korona dolayısıyla kullandığımız maskeleri ve eldivenleri boğaza attığımızdan suyun üzeri bu atıklarla kaplanmış. Bu durumu gören dünya çevre konusunda bize nasıl bir not verir? İzmit körfezinin durumunu da hepimiz biliyoruz.

Çevre sorunları bütün dünyanın sorunudur. Çevre kirliliği sınır tanımaz. Esen rüzgâr gibi bütün sınırları aşıp gider. Bu yönden çevre sorunlarına bütün dünya müşterek eğilme ihtiyacını duymuştur. Onun için beş haziran dünya çevre günü olarak ilan edilmiştir.

Bizim için her gün çevre günü olmalıdır. Çevremizi temiz ve güzel tutmamız bizim yararımızadır. Bunun için çevreyi kirletenleri de kırıp-dökmeden uyarmalıyız. Temiz çevre sağlıktır; kirli çevre hastalıktır. Hangimiz kirli havayı, kirli suyu, çeşitli yöntemlerle kirletilmiş toprağı isteriz? Elbette hiç birimi istemeyiz. Kirlenmiş havayı kim ciğerine çekmek ister, kirlenmiş suyu kim içmek ister? Metallerle dolu olan bir balığı kim severek yer? Kirli ve ilaçlı topraklarda yetişmiş ürünleri kim severek yer? Elbet de temiz ve doğalını ararız.

Tabiatı kullanma yönünden bal arılarından ders almalıyız. Onlar bu mevsim çiçekleri dolaşarak polenlerini alıp bizlere bal üretirler. Ama hiçbir çiçeğe zarar vermezler. Bizler de tabiattan faydalanırken bal arıları gibi çevreye hiçbir zarar vermemeliyiz. Çevreden faydalanmalıyız ama zarar vermemeliyiz. Temiz çevre ile sağlıklı yaşamaya dikkat etmeliyiz. Çevreye verdiğimiz zararın kendimize ve çocuklarımıza döndüğü bilincinde olmalıyız.

İnsan kendisiyle, çevresiyle ve bütün insanlarla barışık olarak yaşamalıdır. İşte o zaman hayat kalitemiz yükselir. Kendisiyle barışık olmayan insan çevresiyle ve diğer insanlarla barışık yaşayamaz.

Allah göklerde uçan ve ötüşen kuşlarımızı, yeşil ormanlarımızı, temiz sularımızı, temiz kırlarda koşuşan çocuklarımızı eksik etmesin… Bunun için temiz çevre bilincinde olmamız ve gelecek nesillere temiz çevre bırakma sorumluluğumuz olduğunu bilmemiz gereklidir.

Dünyanın iki önemli sorunu vardır. Birisi çevresiyle barışık yaşamak, diğeri ise insanlarla barışık yaşamaktır. Bu iki sorun için de İstanbul Üniversitesinde iki uluslar arası sempozyum yaptım. Üniversite yayınları içerisinde basılı halde yer almaktadır.

Çevresiyle, kendisiyle ve dünya ile barışık insan olmak ne güzeldir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Kayadibi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?