Reklamı Kapat

“İhtiyarlık suçu” ve “çocukluk suçu” işleyenlere af ne zaman?

Ülkemizde kısa bir süre önce İnfaz Yasası’nda değişiklik yaptılar, cezaevlerini boşalttılar. Ama arkasından “ihtiyarlık suçu” ve “çocukluk suçu” diye...

Ülkemizde kısa bir süre önce İnfaz Yasası’nda değişiklik yaptılar, cezaevlerini boşalttılar.

Ama arkasından “ihtiyarlık suçu” ve “çocukluk suçu” diye bir suç uydurdular, milyonlarca kişiyi “içeri” tıktılar.

Evlere…

Sen 65 yaş üstündesin…

Sen 18 yaş altındasın…

Dışarı çıkmayacaksın, evde hapissin.

Tabii “resmen” böyle bir suç yok, ama “fiilen” var.

Uygulanıyor…

Peki, bu suçun cezası ne?

3 bin 150 lira…

İstersen dışarı çık, cezayı pat diye kesiyorlar.

18 yaş altı ve 65 yaş üstü için iyi para!

18 yaş altı zaten henüz para kazanamıyor…

65 yaş üstünün çoğunun ise düzenli geliri yok, bir kısmı da emekli.

Emekli maaşlarını da biliyorsunuz…

Kaç emeklinin bu ceza kadar maaşı var ki?

Söylemek istediğim, “ihtiyarlık suçu” ve “çocukluk suçu” işleyenlerin işi zor.

Söyleneni yapıyorlar…

Mecburlar…

“Evde kal” deniyor, evde kalıyorlar.

Tek umutları, af!

Kendileri için de af çıkarılmasını bekliyorlar.

 

Gönül farkı

Dün yazdım, şu “yasak koyup, yasak kaldırma” rezaleti…

* Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yasak yok” dedi.

*İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Yasak var” dedi.

*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yasağı kaldırdım” dedi.

24 saat içinde oluyor bütün bunlar.

Erdoğan’ın “Yasağı kaldırdım” açıklamasına dikkat ettim, ifadesi ilginç.

“Gönlüm razı olmadı” diyor…

O an düşündüm, “Demek” dedim kendi kendime, “bu işlerde gönlün razı olması çok önemli.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “gönlü razı olmuş”, yasak koymuş…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “gönlü razı olmamış”, yasağı kaldırmış.

“Gönül farkı” işte bu!

Zarar görevi…

“Milli görev” olur…

“Vatan görevi” olur…

“Meslek görevi” olur…

Aile görevi” olur…

Ama artık “zarar görevi” de var.

Ve bu görevi, bugünlerde devlet bankaları üstlenmiş durumda.

Ziraat Bankası…

Halkbank…

Vakıflar Bankası…

Diyorlar ki bu bankalara, “Parayı yüzde 9’dan alacaksın, yüzde 6.5’e satacaksın! Size ‘zarar görevi’ veriyoruz. Sizi zarar etmekle görevlendiriyoruz…”

Bankalar zarar edecek de…

Aradaki fark, ne olacak?

Aradaki zararı, kim karşılayacak?

Bankaların zararı, her zaman olduğu gibi halkın cebinden çıkacak.

Hem de fazlasıyla…

Olup biten bu!

Sonunda Akif Beki de anladı ya…

Bir zamanlar, başbakanlık döneminde, Recep Tayyip Erdoğan’ın basın danışmanı idi.

Erdoğan’a en yakın kişiydi, yanından ayrılmazdı.

“İktidar adına” bazı gazetelerde yazarlık yaptı.

Referandum döneminde en hızlı “Yetmez, ama evet”çilerden biriydi.

Sonra iktidardan geri durmaya başladı ve koptu.

Şimdi Karar Gazetesi’nde yazıyor.

Yazılarında çoğu kez günah çıkartıyor, iktidarı eleştiriyor.

Nereden nereye…

Akif Beki, “Barolara çok seslilik getireceklermiş” başlıklı yazısında, iktidarı bakın nasıl eleştiriyor:

“Yeni seçim usulleriyle yargı güya demokratikleştirilecekti. Yüksek yargı aşağıdan yukarıya doğru şekillenecekti. Tepeye çöken dar kafalıların hegemonyasından kurtarılacak ve tabana yayılacaktı. Üst kurullar camianın tüm renklerini temsilen çeşitlendirilecekti. Ben dahil ‘yetmez ama evet’çiler bu umuda tav olmuştu. Eminim, o desteğin, FETÖ’nün kadrolaşmasına kapı açtığını ve ele geçirdiği mevzilerde paralel yargı kurmasıyla sonuçlandığını da unutmamışsınızdır. Toparlarsak; kabine ne kadar çeşitlendirildi, yargı ne kadar çok seslileştirildiyse, barolar da o kadar çok çoğulculaştırılacaktır.”

Akif Beki, yazısında ayrıca, AKP’nin kuruluştaki vadi olan “3Y” ile mücadeleden (yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar) vaz geçtiğini de belirtiyor.

Evet, Akif Beki’nin bu yazısı, AKP konusundaki hayal kırıklığının bir itirafıydı.

Hep karıştırılıyor

Komşumuz Sakarya’da iki “üst yargı kurumu” var.

Biri Bölge İdare Mahkemesi…

Diğeri Bölge Adliye Mahkemesi…

Yani “Bölge İstinaf Mahkemesi”…

Görevleri ayrı ayrı, ama işin içinde olmayanlar genellikle karıştırırlar.

Dalgınlıkla “idare” yerine “adliye” veya “adliye” yerine “idare” yazıldığı da oluyor.

Tıpkı dünkü “Fikret Gündüz Davası sil baştan görülecek” manşet haberimizde olduğu gibi…

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozan “Sakarya Bölge İdare Mahkemesi” değil, “Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi”!

Bu yanlışlığı düzeltiyor, arkadaşlarım adına okurlarımızdan özür diliyorum.

2 görüş

*”Propagandayla gerçeklerin değiştiğini sanmak aynı zamanda bir aptallıktır. Propagandayla anı kurtarabilirsiniz, ama tarih yazamazsınız.” Prof. Dr. Örsan ÖYMEN

*”Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebilirsiniz. Hayatta gerçek trajedi, yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.” PLATON

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?