Reklamı Kapat

Ayasofya’yı ibadete açmak mı? Sakın haa!

Türkiye, sığ politikalardan çok çekti, çekmeye devam ediyor. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması… Dinci iktidarlar için “hazır kuvvet” bir polemik k...

Türkiye, sığ politikalardan çok çekti, çekmeye devam ediyor.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması…

Dinci iktidarlar için “hazır kuvvet” bir polemik konusu.

Bas düğmeye, gündem değişsin, rahat et.

Ayasofya, bilmem kaçıncı kez yine gündemde.

Açarım haa!

Yahu aç, aç da bitsin.

Yok, Danıştay karar versinmiş.

Konunun Danıştaylık ne işi var ki?

Sen tek başına devletsin.

Sadece yürütme değil; yasama da elinde, yargı da elinde, hatta bir zamanlar “dördüncü kuvvet” olarak tanımlanan “basın” da elinde.

Bitir işi, Türkiye’nin neler kaybettiğini ve neler kazandığını görelim.

Ayasofya, Türkiye için tek başına “altın yumurtlayan” bir tavuk.

Her yönden...

Para kazandırma yönünden…

Uluslararası ilişkilerde “denge” olması yönünden…

Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığında buranın “müze”ye dönüştürülmesi boşuna mı?

Sonra 1991 yılında, Turgut Özal döneminde, buranın bir kısmı cami olarak da kullanılmaya başlandı.

Öğle ve ikindi namazları kılınıyor, Kuran okunuyor…

Daha ne?

“Para kazandırma” konusuna dönersem…

Ayasofya, ülkemizin “en çok ziyaret edilen” ve “en fazla gelir sağlayan” müzesi.

2019 yılında 3 milyon 727 bin 361 kişi ziyaret etmiş.

Giriş ücreti, yerli ve yabancıya 72 lira.

Yıllık gelirini varın siz hesap edin!

Açın ibadete, hem bu gelirden olacaksınız, hem de bütün dünyayı karşınıza alacaksınız.

Attığınız her adımda, karşınıza Ayasofya’yı dikecekler.

Değer mi?

Bence bu konu, bir daha açılmamak üzere kapatılmalı!

Türkiye’nin en önemli 3 sorunu

Haydi söyleyin bakalım, Türkiye’nin en önemli 3 sorunu ne?

Virüs salgını…

Değil.

İşsizlik…

Değil.

Yatırımsızlık…

Değil…

Döviz ihtiyacı…

Değil…

Peki ne?

Bugünlerde en çok konuşulan neyse, o!

En çok konuşulanları tespit ettim:

*Zina suç sayılsın.

*Ayasofya ibadete açılsın.

*Ülkemizdeki 4 okuldan biri İmam Hatip olsun.

Siyasiler en çok bu konuları konuşuyorsa, ülkemizin en önemli sorunları da bunlardır.

Casus

Bugünlerde “casuslukla” suçlamak, yine moda oldu.

Özellikle askeri casuslukla…

Canın kimi istiyorsa, casuslukla suçla, işini bitir.

Oysa günümüzün şartları bir göz önünde bulundurulsa…

Bu iletişim çağında, ülkelerin birbirlerinin nefes alışını bildiği bir dönemde, “casus” sözcüğünün bir anlamı kaldı mı?

Soğuk savaş döneminin (1947-1991 arası) mesleğiydi casusluk.

Bir tarafta ABD önderliğindeki Batı Bloku…

Diğer tarafta Sovyetler Birliği önderliğindeki Doğu Bloku…

İki taraf siyasi, ekonomik, bilimsel ve teknoloji alanlarında “psikolojik çatışma” halindeydi, böyle bir iklimde casuslara da büyük iş düşüyordu.

Çünkü o dönemde, bugünkü gibi iletişim kolaylığı yoktu.

Hele soğuk savaşın ilk yıllarında…

Ülkelerle ilgili ilgiler, casuslar eliyle elde ediliyordu.

Bugün herhangi bir ülkenin bilinmeyen neyi var Allah aşkına?

Hele bizim gibi ülkelerin…

Şu “casus” suçlamalarını bırakalım da, işimize bakalım!

Gülünç oluyoruz, benim söyleyeceğim bu.

Fakirleşiyoruz

Rakamlar böyle söylüyor.

Ülkemiz bugün düne göre daha az kazanıyor.

Cebimize bugün düne göre daha az para giriyor.

İşte rakamlar!

Dün…

*GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla), 950 milyar dolardı. Kişi başı milli gelir, 12 bin 480 dolara ulaşmıştı.

Bugün…

*GSYH, 650 milyar dolar civarına indi. Kişi başı milli gelir de 7 bin 500 dolar seviyesinde.

Çağdaş uygarlık vizyonu

Geçenlerde bir okurum mail atmış.

“Çevremde çağdaş uygarlık vizyonu ifadesini çok duyuyorum. Bana bir özetler misiniz, nedir çağdaş uygarlık vizyonu?”

Özetleyeyim.

Çağdaş uygarlık vizyonu…

*Bağımsız yargıdır.

*Bağımsız yasamadır.

*Bağımsız yürütmedir.

*Bağımsız basındır.

*İleri parlamenter demokrasidir.

*Dinin siyasete ve ticarete alet edilmemesidir.

*Yüksek rekabet gücüdür.

*Çalışmaktır, üretmektir, katma değer yaratmaktır.

*Devleti soymamaktır.

*Hısım akraba kayırmamaktır.

*İmar rantı ile kişi zengin etmemektir.

*Ekonomide verimliliktir.

*İhracat-ithalat dengesini, ülke insanının zenginleşmesi yönünde kullanmaktır.

*Farklı düşünceye, farklı inanışa ve farklı yaşama saygıdır.

İlk aklıma geliverenler bunlar.

2 görüş

*”Uçurtmalar rüzgâr gücüyle değil, rüzgâra karşı koydukları için yükselirler.” Winston CHURCHİLL

*”Medya, aynadır. Aynanız kirli ise, her olayı kirli gösterirsiniz.” Soner YALÇIN

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?