Reklamı Kapat

Türk-Yunan sorunları-6

Değerli okuyucularımız, Türk-Yunan sorunlarından dünkü yazımızda Fener Patrikhanesi Sorununu açıklamıştık. Bugünkü yazımızda Kıbrıs konusunu ele alaca...

Değerli okuyucularımız, Türk-Yunan sorunlarından dünkü yazımızda Fener
Patrikhanesi Sorununu açıklamıştık.

Bugünkü yazımızda Kıbrıs konusunu ele alacağız.
**

Kıbrıs Sorunu;
Türkiye ve Yunanistan arasında bir savaşa yol açan önemli bir konu da Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs 1571 yılında Venediklilerden 50 bin şehit pahasına alınmış, 307 sene Osmanlı hükümranlığında kalmış bir adadır.
Tarihin hiçbir döneminde Kıb- rıs Yunan adası olmamıştır. Osmanlı hakimiyetinde iken ticaret yapmak amacı ile Rum denizcilere Kıbrıs kıyılarında ticaret kolonileri kurma imkanı verilmiştir.
1878’de Padişah II nci Abdülhamit tarafından İngilizlere üs olarak verilmiştir. İngiliz yönetimi I nci Dünya Harbi başladığında 5 Kasım 1914’de Kıbrıs’ı ilhak ettiğini ilan etmiş ve Rumların adada etkin bir güç olmasına zemin hazırlamıştır. 1955 yılında EOKA terörü Yunanlı Albay Grivas tarafından başlatılmış Londra ve Zürih Antlaşmaları ile 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti için İngiltere ve Yunanistan’la birlikte, Türkiye  Garantör ülke olmuştur. Kıbrıs Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olan Makarios,  Kıbrıs Türklerini bütün devlet
kademelerinden dışlamış ayrıca Girit’te olduğu gibi topluca yok etmek için İçişleri Bakanı Yorgacis’e AKRİTAS katliam planını hazırlatmıştır.
Kıbrıs Türklerine 1963 ve 1964 katliamlarını uygulayınca, Türkiye’nin müdahalesi sert olmuş Türk Hava kuvvetleri RMMO mevzilerini bombaladıktan sonra, Makarios Türkiye’nin Uluslararası antlaşmalardan doğan Garantörlük hakkını kullanacağını görmüş ve metot değiştirerek
Kıbrıs Türklerini asimile ederek ve sistemli olarak göçe zorlayarak, Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak (ENOSİS) yapmak istemiştir. Adayı Yunanistan’a ilhak etme konusunda acele davranan Grivas ile Makarios’un arası açılmış, Yunanistan da’ ki cunta yönetimi Makarios’a karşı 15 Temmuz 1974 darbesini yapmış, Bir EOKA militanı olan Nikos Sampson’un Cumhurbaşkanı olan Kıbrıs Elen  Devleti adını taşıyan yeni Rum yönetimi adadaki Türkleri katliama başlayarak ENOSİS’i ilan etmek üzere iken 20 Temmuz 1974’te TSK ’leri Kıbrıs’a
çıkarma yapmıştır. 1 ay süren muharebeler sonucu Kıbrıs’ın Kuzey kısmı Türk ordusunun kontrolüne girmiş ve 120 bin Kıbrıs Türkü mutlak bir katliamdan kurtarılmıştır.

15 Kasım 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından ilan edilmiştir. Kıbrıs’ta 1964 yılından beri BM Barış gücü olmasına
rağmen, Kıbrıs Barış Harekâtı yapılana kadar Kıbrıs Türkü 2000 şehit, 3000 yaralı vermiş, binler-ce Kıbrıs Türkü göçmen olmuş evlerini terk etmiştir. Kıbrıs Barış Harekâtından sonra adada kan dökülmemiş, Kıbrıs’ta ilk defa yarım asra yakın sürede hiçbir çatışma ve terörist
faaliyet görülmemiştir. Yunanistan Kıbrıs’ı Megali İdea (Büyük ülkü) hedefleri içinde görmekte ve bu hedefinden vaz geçmemektedir. Ancak silahla bu hedefine ulaşamayacağını anlamıştır ve Megali İdea hedeflerine ulaşmak için metot değiştirmiştir. Yunan subayları
Suriye’deki Bekaa vadisine giderek, PKK Terör Örgütünü eğitmiştir.
Ayrıca Atina’nın yakınında açtıkları Lavrion kampında PKK teröristlerine siyasi ve askeri eğitim verilmiş, Türkiye Ordusuna ve güvenlik güçlerine sabotaj, baskın ve pusular yaptırılmış ayrıca orman yangınları çıkartılmıştır. 1984 yılında başlayan bu eylemler sonucu,
10 bini güvenlik görevlisi olmak üzere 50 bin vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 800 milyar TL mali zarar verilmiştir. Kenya’nın Başkenti Nairobi’de ki Yunan Büyük elçiliğinde saklanan Terör Örgütünün başı Abdullah Öcalan güvenlik güçlerimiz tarafından ele geçince dünya medyasının gözü önünde Yunanistan’ın örgüte verdiği desteği açıklamıştır. Yunanistan’ın Türkiye hakkındaki Dış Politika sloganı ; Türkiye aleyhine olan her şeyi desteklerim” şeklindedir.

**
Yunanistan günümüzde de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail, Lübnan ve Mısır ile antlaşmalar yaparak “Münhasır Ekonomik Bölge” adıyla Kıbrıs’ın etrafında petrol ve doğal gaz arama sondajları yapmakta, aslında Türkiye’ye karşı bir cephe oluşturma gayreti içinde
bulunmaktadır.

**
Kıymetli okuyucularımız  altı yazı dizisi halinde sunduğumuz Türk-Yunan sorunlarını bu yazımızla tamamlıyoruz. Türkiye olarak “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”  dış politikamızla ne kadar iyi niyetli ve barış yanlısı olsak da Yunanistan’ın düşmanca tutumu bizi de Milli
menfaatlarımızı korumaya ve savaşa girmeye mecbur ediyor.

**

Ne yapmalıyız ki; Yunanistan ile Atatürk- Venizelos dönemi gibi uzun bir barış dönemine kavuşalım.

Bunun cevabını da ilerleyen günlerimizde başka bir yazı dizisinde açıklayacağız.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Kalelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?