Reklamı Kapat

İzmit Kent Konseyi’nden BAROLARA tam destek!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın nisan ayında cuma hutbesinde dile getirdiği "tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığı" ifa...

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın nisan ayında cuma hutbesinde dile getirdiği "tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığı" ifadeleri suç duyuruları ve soruşturmaları beraberinde getirdi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALİ ERBAŞ NE DEMİŞTİ?

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, aynı zamanda tüm camilere gönderilen ve eş zamanlı okunan Nisan ayındaki cuma hutbesinde, "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayrimeşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HİV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim” demişti.

**

Ali Erbaş'ın hutbede kullandığı sözler bazı kesimlerin tepkisini çekerken, Ankara Barosu'nun Diyanet'e yönelik sert açıklaması tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı. Baroya önce Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından suç duyurusunda bulunuldu, Daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan baronun açıklamasına yönelik soruşturma açılırken, İHD Ankara Şubesi de Diyanet İşleri Başkanı Erbaş hakkında suç duyurusunda bulundu. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan "Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır" diyerek Ali Erbaş'a sahip çıkarken, Ankara Barosu yeni bir açıklama ile 'dini değerleri aşağıladığı' suçlamasının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

**

Ankara Barosu’nun bu çıkışı üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan harekete geçti…

Barolarla ilgili yeni bir düzenleme yapılması talimatı verdi…

Erdoğan’ın talimatıyla yeni taslağa göre belirlenen kriter ve üye sayılarını tamamlayanlar baro kurabilecek. Bu barolar da Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) delege verebilecek.

Yeni, illerde yeni baroların açılmasının önü açılmış oldu…

Kocaeli’yi örnek verirsen…

Kocaeli Barosu’nu kayıtlı 1900’e yakın avukat var…

Yani 500 avukat bir araya gelirse, yeni bir baro kurabilecekler…

**

Türkiye Barolar Birliği, alternatif baroların kurulacak olmasıyla, Baro’nun etkisizleştirilmeye çalışıldığını belirterek, Türkiye çapında eylem ve yürüyüşler yapıyor…

İzmit Kent Konseyi’nin de üyesi olduğu Türkiye Kent Konseyleri Platformu, Barolar ile ilgili ortak basın bildirisi yayınladı… Bu bildiriyi sizinle paylaşmak istiyorum;

İKTİDARIN GÜCÜ…

“Toplumun bir arada yaşamasının temeli hukuka ve adalete dayanır. Devletin bir kurum olarak varlığının ve iktidarın gücünün hukuka dayanması gerekir. Başka türlü milyonlarca insanın iradesini temsil etme hakkı yoktur. Devlet ve iktidarlar kitleleri ikna kabiliyetini; adil ve hukuka bağlı oldukları, kendi eylem ve işlemlerinin dahi bağımsız ve adil mahkemelerce denetlendiği iddiasıyla kazanırlar.

**

Bunun teminatı yargılanan herkesin, güçlü bir şekilde avukatlar tarafından savunulabilmesine dayanır. Çünkü avukatlık, bağımsız ve adil yargılamanın olmazsa olmazı, aynı zamanda tek denetleyicisidir. Günümüzde avukatlık ve barolar, devasa bir güce sahip devletler karşısında, halka vaat edilen hakların güvencesidir.

ADALET YOKSA…

Adalet olmadan eşitlik, özgürlük ve demokrasi olamaz. Adalet yoksa, birilerinin üstün olduğu iddiasına karşı bir şey yapılamaz ve güç sahibi olan, istediği gibi davranma hakkını kendinde görebilir. Bu durumda hiç kimsenin, yaşam hakkı dahil herhangi bir hakkını koruması mümkün değildir. Barolar adaletin teminatıdır, halkın sesi ve özgürlüğün nefesidir. Adalet, adil yargılanma hakkı ve onun teminatı olan avukatlar, bağımsız demokratik barolar olmadan, demokratik hukuk devleti olmaz. Bu durumda, devletin meşruiyeti sorgulanır.

ADİL YARGILANMA GÜVENCESİ

Bugünlerde, tüm toplumun adil yargılanma hakkı büyük bir tehdit altındadır. Hukuksuzluk öyle bir boyut aldı ki, kimsenin ve hatta avukatların dahi adil yargılanma güvencesi kalmadı. Adil yargılanma hakkı için iki avukatın ölüm orucunda olduğu vahim bir tablo söz konusudur. Ülkemizde yaşanan hukuksuzluğun ve hak ihlalinin karşısında en önemli güçlerden birisi barolar ve sayıları 200 bine dayanmış avukatlardır. Bunun için avukatlar susturulmaya, baroların gücü kırılmaya çalışılıyor. Avukatlık mesleğinin tüm tarihsel süreçler ve mücadeleler sonucu kazanılmış, savunmanın bağımsızlığı ve hak arama özgürlüğüne ilişkin misyonu tehdit altındadır.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI

Avukatlık Kanunu, avukatların iradesine aykırı olarak değiştirilmek isteniyor. 80 baro, savunmanın bağımsızlığının, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkesinin ortadan kaldırılması anlamına gelen değişiklik girişimine itiraz ediyor. Değişiklikle, avukatın yargılamaya ilişkin rolü kısıtlanmaya; avukatlık mesleği Adalet Bakanlığına bağlanmaya; Barolara kayıt, çoklu baro ve seçim sistemi değişikliği ile Baroların gücü kırılmaya; Baroların halkın haklarını ve özgürlükleri korumak adına dava açma yetkisi ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kent konseyleri olarak diyoruz ki; kentli haklarının korunmasında, ormanın, suyun, tarihsel mirasın, kadın ve çocuk haklarının, hayvan haklarının korunmasında, hukuku savunan barolar bizlerin güvencesidir.

HUKUK DEVLETİ

Barolar, hak arama özgürlüğünün ve demokratik hukuk devletinin teminatıdırlar. Aynı tehdit, diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için de geçerlidir. Tehlikenin farkındayız. Bu nedenle, bizler de baroların, avukatların itirazlarına itirazımızı katıyoruz. Adımlarımız, bugün Ankara'ya yürüyen baro başkanlarının adımlarının yanındadır.”

**

 Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun açıklamasını yukarıda sizinle paylaştım…

Platformun şu cümlesi önemli;

“Barolar, hak arama özgürlüğünün ve demokratik hukuk devletinin teminatıdırlar”

Anlaşılan Türkiye Barolar Birliği ile AKP iktidarı arasında sert tartışmalar yaşanacak…

Bu konu, gündemi meşgul etmeye devam edecek…

Yıldırım eve düştü beyaz eşyalar pert!

Sağanak yağış, yarın etkisini sürdürmeye devam ederken, yağışla birlikte düşen yıldırım, birçok evi mağdur etti. Alınan bilgilere göre pazar akşamı saat 20.30 civarında Derince Sırrıpaşa Mahallesi Öğretmenler Caddesi’nde çıkmaz sokaktaki 4 katlı bir eve yıldırım düştü.  Yıldırım düşen evin çatısı yandı, üst katın camları kırıldı, binanın bütün elektronik eşyası zarar gördü. Ayrıca yıldırımın düştüğü evin civarındaki birçok evin televizyonları ve kombileri arızalandı. Yıldırımın düştüğü ev, benim eve yakındı…  Dolayısıyla benim de televizyonum pert oldu… Servis geldi, götürdü… 1 hafta içinde tamir edeceklerini söylediler…

Ağaryılmaz, Sarıgül’ü neden ziyaret etti?

CHP eski Milletvekili, Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, sonrasında Türkiye Değişim Hareketi’ne (TDH) öncülük etmişti. Sarıgül, sonrasında CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu… Seçimi kaybetti…  Sarıgül’ün Türkiye Değişim Hareketi liderliği yaptığı sırada Türkiye Değişim Hareketi’nin Kocaeli İl Başkanlığını iş adamı Coşkun Ağaryılmaz yapıyordu… Ağaryılmaz, önceki gün Ankara’ya giderek Mustafa Sarıgül’ü konutunda ziyaret etti. Ağaryılmaz, “Ankara’da, Sayın Başkanımız Mustafa Sarıgül’ün konutunda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik” dedi. Ağaryılmaz’ın Sarıgül’ü ziyaret etmesi, “Acaba Sarıgül, yeni bir parti hazırlığında mı? sorusunu gündeme getirdi…

Yatağınızı kaç yılda bir değiştiriyorsunuz?

Türkiye’nin uyku ürünlerinde kalite, konfor ve yeni teknoloji denince ilk akla gelen markası Yataş Bedding’in Türkiye’nin uyku alışkanlıklarını ortaya çıkarmak hedefiyle hayata geçirdiği “Türkiye Uyku Araştırması”, yatak ve yastık kullanım tercihlerimizi de gözler önüne serdi. Araştırmaya katılanların yüzde 44’ü klasik yaylı yatakta uyuduğunu belirtirken yüzde 14’ü visco yatak kullandığını belirtti. Ayrıca yüzde 74’lük bir kısım ise orta sertlikte yatağı tercih ettiğini söyledi. Yumuşak yatakta uyumayı tercih edenlerin oranı yüzde 18 olurken, sert yatağı seçenlerin oranı ise sadece yüzde 8’de kaldı.Her dört kişiden biri bel ve sırt ağrısı sorunlarının yataklarından kaynaklı olduğunu ifade etti.

ORTA SERTLİKTE YASTIK TERCİH EDİYORUZ

Türkiye Uyku Araştırması, yatak değiştirme süremizin ise ortalama 7,5 yıl olduğunu ortaya çıkardı. 18-35 yaş arası yatağını 7 yıldan daha kısa sürede değiştirirken, orta yaş üstü kişilerin ise yatağını daha uzun süre kullandığı görüldü. Araştırmada en fazla orta yükseklik ve orta yumuşaklıkta yastık kullandığımız da ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların yüzde 74’ü orta yükseklikte, yüzde 64’ü ise orta yumuşaklıkta yastığı tercih ettiğini söyledi. Malzeme türüne göre yastıklarda ise yüzde 39 ile elyaf ilk sırada yer aldı. Elyaf yastığı, yüzde 23 ile pamuk dolgulu, yüzde 19 ile yün dolgulu, yüzde 15 ile visko takip etti. Kuş tüyü yastık kullananların oranı ise sadece yüzde 4 ile sınırlı kaldı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?