Reklamı Kapat

Ah Feyzioğlu, ne hale düştün bir bak!

Gündemde “baroların direnişi” var.

Gündemde “üstlendiği Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevini kendi ikbali için kullanmaya kalkan Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun düştüğü durum” var.

Ders alınacak olaylar bunlar.

Bütün sivil toplum kuruluşlarının suspus olup köşelerine çekildiği bir dönemde, barolar ayağa kalktı.

Anayasal haklarını kullanarak; adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve teslimiyete karşı direniyorlar.

Diğer STK’lar, baroları örnek almalı.

Susarak, yağ çekerek, yalakalık yaparak sorunlarımızı çözemeyiz.

Metin Feyzioğlu’nun düştüğü duruma gelince…

Allah hiç kimseyi onun durumuna düşürmesin.

Barolar yürüyor, barolar direniyor, ama birlik başkanı Feyzioğlu yanlarında değil.

O, yönetenlerle beraber.

Feyzioğlu’nun tepetaklak hali, herkese ders olsun.

Sen Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı gibi onurlu bir görevi yakalamışsın, sana emanet edilen bu makamı “siyasi rant” için kullanmaya kalkıyorsun.

CHP’de zirveye doğru yol almaya kalktın, olmadı.

Şimdi de döndün, “iktidarın oyuncuları arasına” katıldın.

Takıma girdin…

Nasıl bir “söz” aldın, bilmiyoruz.

Ama bir şey var.

Bir şeylerin olmadığı söylense bile, bir şeylerin olduğu belli.

Her neyse…

Sonuçta Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na seçilmekle elde ettiğin itibarı sıfırladın.

İtibar böyle bir şey…

Zor kazanılır, bir anda kaybedilir.

Dik durduğun günlerde zirvedeydin, şimdi yüzüne bakan yok.

Seni zirveye taşıyanlar, artık sırtını dönüyor.

Ne haller oldu sana?

Bu sözleri ne çabuk unuttun

Tarih, 4 Nisan 2015…

*Üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü savunmaya yılmadan devam edeceğiz. Biz bu şerefli mücadelenin sonunda milletimizi avukatlar olarak aydınlığa çıkaracağız. Bu mücadelenin sonu, herkes için adalettir. Türk milletinin eşit yurttaşlık paydasında bir büyük kucaklaşmayı gerçekleştirmesidir.

*Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün ışıklı yolundan giden Cumhuriyet avukatlarıyız. Dolayısıyla bu ülkenin keyfi bir şekilde yönetilmesine ve avukatların da hedef tahtasına konulmasına izin vermeyeceğiz.

*Avukatlara yönelik saldırı aslında vatandaşa yönelik saldırıdır. Bunu halkımızın çok iyi bildiğini de biliyoruz. Türkiye’de son 5 yıldır milletimiz iyi ki avukatlar var iyi ki barolar var diyor. İşte bu mücadelenin bir sonucudur bu.

Tarih, 5 Eylül 2015…

*Malumunuz olduğu üzere, ülkemizde hukuk, devlet ve toplum düzeninin en büyük sorunu keyfiliktir.

*Keyfiliğin olduğu yerde hukukun üstünlüğü değil, o an için iktidarın belirli parçalarını elinde tutan üstünlerin hukuku geçerli olur.

*Böyle bir düzende, yani üstünün hukukunun geçerli olduğu bir rejimde, bu üstünler, o an için güçsüz olanların sırtına basarak daha fazla maddi ve siyasi güç elde ederler.

*Esasen bu, tam bir sömürge düzenidir. Hukukun üstün olmadığı bir düzende hiçbir vatandaşımızın hukuki güvenliği olamaz.

*Hukuk üstün olmadığında, dış politikada, koskoca ülke, sonu bilinmez maceralara sürüklenir. İçeride geçici seçim zaferleri uğruna halk kitleleri birbirine karşı düşmanlaştırılır.

*Göreve geldiğimizde söz verdiğimiz üzere, tüm topluma “kutup yıldızı” olmayı başardığımız için gururluyuz.

*Biz avukatlar için hukukun üstünlüğünün sağlanması, doğrudan doğruya bir iş, aş ve gelecek sorunu haline gelmiştir.

*Biz avukatlar mesleki sorunlarımıza sahip çıkarken, toplumsal hayatın getirdiği ve yurttaşlarımızı ilgilendiren her sorunun da takipçisi olmaya, insan haklarını her ortamda korumaya devam edeceğiz. Aksi, yeminimize ihanet anlamına gelir ki, bunu da hiçbir avukat yapmaz.

*Türkiye Barolar Birliği’nin, hak-hukuk ihlalleri başta olmak üzere, özellikle hukuk dünyamızın güncel gelişme ve sorunlarına ilişkin görüş, öneri, çağrı ve açıklamaları, ‘dikensiz gül bahçesi rüyaları gören’ kimilerine rahatsızlık da verse, sürekli olarak gündemimizin en üst sıralarında yer almaya devam edecektir.

5 yıl önce, 5 yıl sonra

Metin Feyzioğlu, yukarıdaki sözleri 5 yıl önce söyledi.

Bugün bu sözlerden eser var mı?

Bugün Metin Feyzioğlu’nun “bu sözler çizgisinde” bulunduğu söylenebilir mi?

Saf değiştirdiği kesin.

Önceki akşam Ahmet Hakan “Tarafsız Bölge” programında Metin Feyzioğlu’na şu soruyu yöneltti:

“Sizin iktidar yanlısı olduğunuz konuşuluyor… İktidar yanlı mısınız?”

Feyzioğlu, bu soruya kurnazca şöyle cevap verdi:

“Ben devlet yanlısıyım…”

Bu cevap aslında “Evet, iktidar yanlısıyım” anlamına geliyor.

Şöyle:

Devlet, “parti devleti”ne dönüştürüldüğüne ve AKP de iktidarda bulunduğuna göre, Feyzioğlu da “iktidar yanlısı” olmuyor mu?

Bence Feyzioğlu o soruya aslında dolaylı biçimde “evet” demiş oldu. 

Feyzioğlu, istifa etmeli

Gelinen noktada, Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevini artık yürütemez durumda.

Bir süredir yaşanan olaylar bunu gösteriyor.

Fazla uzatmadan, Türkiye Barolar Birliği’nin kurumsal itibarını daha fazla zedelemeden, 7 yıldır (26 Mayıs 2013) sürdürdüğü görevini bırakmalı.

Bırakırken de dönüp tüm avukatlardan ve kendisine umut bağlayan “Türkiye için aydınlık bekleyen” kesimden özür dilemeli.

Aksi takdirde adı hukuk tarihimize “devrimci geçinen, ama kişisel ikbal uğruna karşı devrimcilerle işbirliği yapan kişi” olarak yazılacak.

Benim gördüğüm bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

hl - ALLAH kimseyi o yürüyen baroların durumuna düşürmesin ....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 12:38
01

Vatandaş - insanların gerçek yapısı zor zamanlarda belli olur !!!

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 09:44


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?