Reklamı Kapat

Merih Demiral’a tesadüfen aracı oldum…

Maalesef bu ülkede birçok şey tamamen tesadüfe bakıyor…

Taha Bartu Yayıkçı’nın yan sütundaki açıklamalarını okuyunca bir kez daha aklıma geldi…

Yazayım dedim…

Bundan 5 yıl kadar öncesiydi…

Sabah telefonum çaldı…

Karamürselli gazeteci Melih Palas arkadaşım, bana bir isim verdi ve bu ismin beni arayacağını, yardım isteyeceğini söyledi…

‘Tamam’ dedim…

Bir veli aradı…

Oğlunun, benimle görüştükten bir gün sonra Fenerbahçe’de seçmelere katılacağını, yardımcı olup olamayacağımı sordu…

Ben de, o zamanki Fenerbahçe antrenörü, İzmitli çocuğumuz baba dostum Vedat hocamın oğlu Tolga Şanbay’ı tanıdığım için, mesaj ileteceğimi belirttim…

Tolga’yı Kocaelispor PAF takımından çok iyi biliyorum ve babası Yenidoğanlı spor insanı Vedat hocamla da sık sık gurbetçi takım haberleri yapmış biriyim…

Tolga’dan, böyle bir futbolcu olduğunu, biraz dikkatle izlemesini rica ettim…

Nitekim Merih seçmelere katıldığı akşam Tolga’yı aradım…

“Nasıl bir futbolcu Tolga, iş yapar mı?” dedim…

Tolga da bana “Ağabey müthiş bir oyuncu, 3 gol birden attı ve mükemmel oynuyor” dedi…

İçim bir tuhaf oldu…

Yani ben methetmesem de, zaten beğeneceklermiş çocuğu…

Adam olacak çocuk hesabı…

Sonra o defteri kapadım ve işlerimize döndük…

Yıllar sonra bir de baktık ki, bizim Merih, Dünya çapında transferde aranan isimlerden biri olmuş…

Şimdi de Juventus ve milli takımda destan yazan milli takımın yıldızıydı…

Gururla izledim…

Fenerbahçe küçük yaşat keşfettiği bu yıldızı nasıl elinde tutamadı, hayret ettim…

Şimdi onu Juventus’te Serie A’da zevkle izlemeye devam edeceğim…

Bu arada Kocaeli Gazetemizin, ülkedeki en eski organizasyonlarından biri olan ‘Doruktakiler’in 2019 yılında, açık ara Yılın Sporcusu seçilen Merih’in babası ve kardeşiyle tanıştım…

Son derece mütevazı ve görmüş geçirmiş insanlar…

Onlarla dost olmaktan da mutlu oldum…

Bakın ülkemizde futbol ne kadar da tesadüfi bir olay değil mi?..

Sorgulamak lazım…

Ya ben o gün o telefona bakmasaydım ve önermeseydim…

Ama inanın, Tolga yine de omu bulur seçerdi…

Adım gibi eminim…

Sarı kart limiti 5’e çıkmalı… Tıpkı Almanya’daki gibi…

Ülkemiz futbolu çağ atlıyor…

Daha öce de yazmıştım…

Hazır fırsat var…

Uygulamak lazım…

Dünyada Pandemi ile birlikte futbolda da büyük değişim yaşanıyor…

Türkiye’nin Fransa karşısındaki başarısı tesadüf değil…

Çok güzel bir nesil yetişiyor…

O zaman futbolumuzun da Avrupa standartlarında olması gerekiyor…

O halde bazı talimatlarımızı da dünyaya uyarlamalıyız…

Mesela ülkemizde çok kolay sarı kart çıkıyor…

4 sarı karta da önüne gelen ceza alıyor…

Almanya’da bu sayı 5…

Bizim gibi son derece sıkı geçen liglerde, bir maç çok şeyi ifade ediyor artık…

Derim ki…

Bizde de sarı kart ceza limiti 5 olsun ve takımlar rahatlasın…

Dedim ya…

Bizde sarı kart çok kolay çıkıyor…

Yazık…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?