Reklamı Kapat

Son 6 ayı, bir daha hiç yaşamak istemiyorum…

Hepimizin ortak derdi olan Pandemi…

Covid belası…

Art arda ölümler…

Annem gibi sevdiğim Müyesser Şenyıl’ın ölümü…

Ağabeyim kadar sevdiğim Ahmet Akay’ın göçü…

Baba dostum Savaş Vardoğan hocamın vefatı…

Feridun Paçacı ağabeyimin ölümü…

Ve, son olarak, benim, evde banyoda adeta ölüp yeniden dirildiğim dakikalar…

Yukarıda saydığım kişilerin, benim yaşamımda ayrı ayrı yerleri vardır…

Hepsiyle ayı ayrı unutulmaz anılarım olmuştur…

Feridun ağabeyimden örnek vermek istiyorum…

Feridun ağabeyi ben Yıldızlar Yüzme Kulübü’nde tanıdım…

Beyefendi bir insan…

Meslektaşımız Bursalı ve sıkı Bursasporlu Suat Paçacı’nın kardeşi…

Kendisinin projeleri hayli fazlaydı…

Biricik kızı İlayda için başlamıştı yüzmeye…

Ama kendisi de bir deniz subayı emeklisiydi…

Bir beyin kanaması ve bir haftalık savaş sonrası yakışmayan bir ölüm…

Ahmet Akay ağabey de öyle gitti…

Art arda ikisi de…

Araları 15 gün falan…

Bir 15 gün sonra da ben bir akşam banyoda fenalaştım ve 33 yıllık eşim ile oğlum olmasaydı, belki de yoktum…

Allah bilir elbette…

Vade dolmamış demek ki !..

Ben Feridun ağabeyimle çok şeyler paylaştım…

Üzüntülerimi, sevinçlerimi…

Hep sabırla dinledi, bana her zaman destek verdi.

Kendinden ve siyasetten hiç konuşmazdı ama gerçekten çok sıkı bir Atatürkçü’ydü…

Çağdaş…

Modern…

Hümanist…

Bana her uğradığında elinde mutlaka bir kitap vardı…

Ben onu çok seviyordum ve hala unutamıyorum, çok seviyorum…

Çocuklarını da aslanlar gibi yetiştirmiş…

Bundan daha büyük bir miras olur mu ?..

Onlar için acımı bir kez daha içime gömüyorum ve içime içime ağlıyorum…

Neyin derbisi Nihat efendi !..

Galatasaray iye Başakşehir takımlarının Fatih Terim Stadı’ndaki keyifsiz, tatsız, tuzsuz, çim halı maçı niteliğindeki ‘Sözde derbi’ maçını izledim…

TFF Başkanı Nihat Özdemir’in ‘Dediğim dedik, çaldığım düdük’ misali, parayı verenin düdüğünü çaldığı şu ortamda, insan haklarının açık açık ihlâl edildiği ortada…

Şişirilmiş bütçelere rağmen, amatör kulüplerden farkı bulunmayan, yönetim işleyişiyle artık iflas haline gelen Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş’ın bile oynayamadığı şu ortamda, hiçbir imkânı olmayan, amatörden farksız 2. Lig ve 3.Lig maçlarını oynatmak, abesle iştigaldir…

Süper Lig haziranda zar zor oynarken, pek çok kişi sakatlanırken, bu ligleri temmuz-ağustosta oynatmak cinayettir…

Sizin yüzünüze, çok istememe rağmen anayasa kitapçığı fırlatamam  ama, şu maddeleri mübarek sıfatınıza tek tek okuyabilirim:

HHH

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ:

MADDE 25 1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir. 2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır. Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.

HHH

Siz bu ligleri oynatarak, uluslar arası insanlık suçu işliyorsunuz…

İnsanları zorla sahaya sürüyorsunuz, onların sağlığının yanı sıra, geçimini, ekonomik durumunu, ailesini tehlike altına atıyorsunuz…

Ve daha da ağır bir suç işliyorsunuz…

Buyurun okuyun:

HHH

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ:

MADDE 3 -Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

MADDE 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır.

HHH

Siz futbolcuları köle olarak görüyorsunuz, sağlığını risk altına alıyorsunuz, işsizlikle korkutup, parayı öne çıkarıyorsunuz…

Suç işliyorsunuz Nihat bey, suç…

İnsan hayatı, sizin lüks otomobillerden, katlardan, yatlardan, otellerinizden görüldüğü gibi değildir…

Sokağa inin biraz…

Mesela 3.Lig maçlarını izleyin ara sıra…

Orada da insanların var olduğunu görün…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?