Reklamı Kapat

“Sarı ineğin hikâyesi”nden hâlâ ders çıkarmadık

Her yörede, her meslekte sıkça anlatılan fıkralar ve hikâyeler vardır.

Bıkmadan usanmadan bunları anlatırlar ve gülerler.

Oysa fıkra ve hikâyeler “ders çıkarmak” için anlatılır.

Gülüp eğlenmek için değil…

Bizim de bir hikâyemiz var.

“Sarı ineğin hikâyesi”…

Çok iyi biliyorsunuz, ama yine de anlatayım:

O çayırlıkta inekler-öküzler huzur içinde otlanırlardı.

Arada birbirlerine boynuz dürterlerdi, ama fazla bir dertleri yoktu.

Bir gün bir aslan “Bana sarı ineği verin, yoksa hepinizi yerim” diye çıkageldi.

Aslında aslan, açlıktan kaburgaları sayılan çelimsizin tekiydi.

İnekler ise besili, güçlü-kuvvetli ve kalabalıklardı.

Karşı koymadılar, kıçlarını kaldırmadılar…

İnekler toplandılar…

Siz bilmezsiniz, bu gibi sürülerde, inekler öküzlerin sözüne bakarlar.

Siyaseti iyi bilen öküz dedi ki, “Bırakalım alsın.”

Sürünün kurmayı öküz, aslında iyi geçinmenin emeklilikte işine yarayacağını düşündü, “Onun da canı var” deyip çıktı.

Sürünün profesörü niteliğindeki öküz, “Bize dokunmasın da” dedi.

Medya patronu olanı “Bir kere vermekle bir şey olmaz” görüşündeydi.

Sürüde adalet dağıtmakla görevli öküz “Bir şey olmamış gibi yaparız” demekle yetindi.

Diğer aydın öküzlerden “Yetmez, ama evet” diyen de vardı.

“Bana dokunmayan bin yıl yaşasın” diyen de…

Sonuçta sarı ineği verdiler.

Ve aslan sarı ineği yedikten sonra, her gün bir inek istedi, tüm inekleri yiyinceye kadar asla durmadı.

Son öküz, o ünlü lafı işte o zaman söyledi:

“Sarı ineği vermeyecektik! Sarı ineği verdik, sıra bize geldi…”

                                               ********

Şimdi bizim mahallede iki gündür “Sıra HALK TV’ye ve TELE 1’e geldi” diye konuşuluyor ya…

Sarı ineğin hikâyesidir, işte bu!

O gazete kapatıldı, kimse sesini çıkarmadı.

Bu TV kanalı kapatıldı, kimseden tık yok.

Yazmaya kalksak sayfalar almaz, 100’den fazla gazeteci cezaevinde, kimsenin umurunda değil.

Bakın şöyle; televizyon kanalları, gazeteler ve gazeteciler bir bir “yok” ediliyor.

Bunda en büyük suç, elbette biz gazetecilerde!

Aslanın “sarı inekleri” bir bir yemesine izin vermeyecektik.

Güya kendimizi kurtarmak için, hep birlikte ses çıkarmadık.

Ortak hareket etmedik…

Sadece biz mi?

Bu ülkenin dinamikleri de suspus!

Herkes tırstı, aslan “sarı inekleri” yemeye devam ediyor.

Az kaldı…

Sonunda hep bir ağızdan “Sarı ineği vermeyecektik” diyeceğiz, ama iş işten geçmiş olacak.

İşte, Türkiye tam böyle bir noktada!

Bana göre, gün gelecek yasaklanacak, “sarı inek hikâyesi”ni bile anlatamayacağız.

Totaliter rejime doğru yelken açmış tam hız ilerliyoruz.

Yazık bu ülkeye!

Yazık bu millete!

Yazmayacaksın…

Çizmeyeceksin…

Eleştirmeyeceksin…

Farklı görüşün olmayacak…

Farklı inancın olmayacak…

Yukarıdaki ne diyorsa, ne istiyorsa, onu yapacaksın!

Farklı düşünen…

Farklı inanan…

Farklı yolda yürümek isteyen…

Herkes hain, herkes terörist!

Böyle bir şey olabilir mi?

Farklı düşünenlerin, farklı inanca sahip olanların, farklı yol yürüyenlerin bu ülkede “yaşam hakkı” yok mu?

Şimdi hedefte sosyal medya var

Gazeteler ele geçirildi…

Televizyonlar da ele geçirildi…

Son gayretlere bakarsak, şimdi sıra “sosyal medya”da!

Gerekçesi de, atılan/attırılan abuk sabuk “sosyal medya mesajlarıyla” hazırlanıyor.

Sonunda YouTube da, Twitter’i de Netflix’i de kapatacaklar.

Söylemler, çalışmalar bu yönde!

Sonra ne olacak?

Türkiye’de, basın özgürlüğünden sonra iletişim özgürlüğüne de darbe vurulmuş olacak.

Basın ve iletişim özgürlüğü bulunmayan bir ülkeye, “çağdaş ülke” denebilir mi?

Basın özgürlüğü, özgürlüklerin en başında gelir.

Bir ülkede “basın özgürlüğü” yoksa, diğer özgürlüklerden söz edilemez.

Uluslararası kuruluşlar, ülkeleri değerlendirirken önce “basın özgürlüğü”ne bakarlar.

Basın özgürlüğü yoksa, defteri kapatırlar.

Basın özgürlüğü bu derece önemli.

Bu nedenle basın, hemen hemen bütün ülkelerde “4’üncü güç” olarak kabul edilir.

Yasama…

Yürütme…

Yargı…

Basın…

Çünkü basın, halkı bilgilendirir ve halk adına yönetenleri denetler.

Basın, “yönetenler adına” değil, “halk adına” görev yapar.

Bu nedenle basın, yönetenlere değil, halka lazımdır.

Ama “yasama”, “yürütme” ve “yargı”yı tamamen kendine bağlayan AKP iktidarı; şimdi “sosyal medya” da dahil tüm yayın organlarını kendilerine “biat etmeye” zorluyor.

Tehlikeli bir oyun!

Türk toplumu, bu kadar baskıyı hak etmiyor.

Türk toplumu, bu kadar baskıyı kaldıramaz.

Tutulan yol, yol değil.

Bu yolun sonu, çıkmaz sokak!

Bu güzel ülkemize yazık ediyoruz.

Güzel insanlarımızın yaşamını karartıyoruz.

Türkiye, mutlaka “normalleşme”nin bir yolunu bulmalı.

Her geçen gün ödeyeceğimiz bedel ağırlaşıyor.

55 yıllık gazetecilik deneyimimle söylüyorum, medyası susturulan ve iletişim özgürlüğü kısıtlanan bir Türkiye’nin kimse yüzüne bakmaz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

VATANDAŞ - YASAKLARI ARTIRARAK İKTİDARINI SÜRDÜREBİLECEĞİNİ SANANLAR MAALESEF ALDANDIKLARINI GÖRECEKLERDİR. MİLLETİN ŞAMARINI YEDİKTEN SONRA AKILLARI BAŞLARINA GELECEK. KOSKOCA 80 MİLYONLUK ÜLKENİN KADERİ SARAYDAKİ ÜÇ-BEŞ KİŞİNİN DUDAĞI ARASINA SIKIŞTIRILAMAZ.

TÜM KURUMLARA YANDAŞ KİŞİLER ATANARAK BASKI YOLUYLA RAKKAMLARI YÖNLENDİRSENİZ BİLE HALK SAHADA GERÇEKLERİ BİZZAT YAŞAMAKTADIR.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 03 Temmuz 11:13
01

Cenk Cemil - Sayın Yazar,

İşledikleri suçlar ve yedikleri naneler yüzünden bu ülkeden kaçıp, sığındıkları ülkenin dostumuz mu, düşmanımız mı diye bir değer yargıları olmayan bir sürü FETÖ'cü ve basın mensubu kaçak var ! İşte bunların yüzüne o ülkeler ABD'si, Almanyası, Hollandası, Yunanistanı, Belçikası, İsveçi, Danimarkası, İngilteresi hepsi bakıyor ya ! Bu yetmiyor mu?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Temmuz 21:51


Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?