Reklamı Kapat

2001’den 2020’ye AKP’nin “basın özgürlüğü” yolculuğu

Tarih, 14 Ağustos 2001…

AKP’nin parti programında “basın özgürlüğü” konusunda şu ifadeler yer alıyor:

“Özgür, bağımsız, çok sesli bir yazılı ve görsel basın, demokratik rejimin önemli güvencelerinden biridir. Doğru bilgi ve haber alma hürriyetinin korunması esastır. Böyle bir ortamın tesisi için her türlü önlem alınacak; medya-siyaset ve ticaret ilişkilerinin toplumun doğru haber alma özgürlüğünü kısıtlaması, medya aracılığıyla vatandaşın istismar edilmesi önlenecektir. Yazılı ve görsel basın sektöründe tekelleşme ve kartelleşmenin önlenmesi için ilgili mevzuat yeniden düzenlenecektir.”

Bitmedi, devam edelim!

“Medya çalışanlarının iş güvencesi ve sosyal güvenlik sorunları dolaylı olarak haber alma özgürlüğünü etkilemektedir. Bu nedenle medya çalışanlarının uluslararası standartlarda bir çalışma ortamına ve iş güvencesine kavuşturulmaları sağlanacaktır. Sansür ve benzeri kavramların tanımı, şüpheye mahal bırakılmaksızın ve tamamen sivil inisiyatif tarafından belirlenecek ve önlemler de yine siyasi iradenin dışında alınacaktır.”

Haber alma hakkı, temel hak ve özgürlükler arasındadır

İnanmayacaksınız, ama AKP’nin parti programında aynen böyle yazıyor.

“… Partimiz bütün vatandaşlarımızın özgür haber alma ve düşüncelerini yansıtma hakkını esas kabul eder. Çağımız demokrasilerinin vazgeçilmez koşullarından biri özgür medyanın varlığıdır. Başta anayasa olmak üzere medyaya ilişkin tüm yasal çerçeve ele alınarak, medyanın ifade özgürlüğüne getirilen ve demokratik toplum düzeninin gerekleri ile bağdaşmayan yasak ve cezalar kaldırılacaktır. Yazılı ve görsel medyanın özgürlükleri, titizlikle korunacak ve tekelleşmeye fırsat tanınmayacaktır.”

Ve 2020… Medyaya “virüs” benzetmesi yapan AKP

Tarih, 13 Nisan 2020…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya’daki Huber Köşkü’nde düzenlenen kabine toplantısından sonra şu açıklamayı yapıyor:

“Ülkemiz sadece koronavirüsten değil, aynı zamanda bu medya ve siyaset virüslerinden de inşallah kurtulacaktır.” 

Nereden nereye…

AKP’deki değişimi gördünüz değil mi?

19 yıl önce “özgür medya”yı savunan AKP, şimdi medyaya “virüs” benzetmesi yapma noktasında.

Açıkça medyaya savaş açtı.

Medyanın yüzde 95’ini ele geçirdi, yetmedi, şimdi geri kalan yüzde 5’i ile savaşıyor.

Aklına koymuş, sosyal medyayı da ortadan kaldıracak.

En küçük bir eleştiriye, en küçük farklı bir görüşe tahammülü yok.

“Benim dediğim doğru” diyor.

“Sadece benim dediğim olacak” diyor.

“Sadece biz konuşacağız, siz susacaksınız” diyor.

Oysa bilmiyor ki, “su tersine akmaz”!

Bu iletişim çağında, ne yapılırsa yapılsın “iletişim” engellenemez.

“Özgürlükler” kısıtlanamaz.

“Halkın haber alma hakkı” yok edilemez.

“Farklı fikirler” bastırılamaz.

Zaten demokrasi, “farklı fikirlerin bir arada yaşadığı rejim” değil mi?

“Düşünce ve ifade özgürlüğü”, temel haklarımız arasında yer almıyor mu?

Yol ayrımındayız

Türkiye, yol ayrımında.

Ya “susan, içe kapanık, özgürlüklerin yok edildiği fakir bir ülke” olacak…

Ya da “konuşan, dışa açık,  her türlü özgürlüğe sahip zengin bir ülke”.

Hangi yolda yürümeliyiz?

Bizim yolumuz, ikinci yol olmalı.

Hep birlikte bunun mücadelesini vermeliyiz.

Gebze-Darıca Metrosu ne zaman haber olsa…

Dün yine gazetelerde haberdi.

“Gebze-Darıca Metrosu Mayıs 2023’te bitecek” diye.

Metro ile ilgili okuduğum her haber, beni başlangıca götürüyor.

Üç yıl öncesine…

Madem paramız vardı…

Madem metro yapılacaktı…

Neden başlangıç olarak Gebze-Darıca arası tercih edildi?

Bu soru hep kafamı kurcalar.

Sahi neden Gebze-Darıca arası?

Neden İzmit-Derince-Körfez arası değil?

Bu tercihin bir mantığı var mı?

İhalesi yapıldığında…

Gebze’nin nüfusu 368 bin 278 idi.

Darıca’nın nüfusu ise 198 bin 153…

İkisini toplayın, 566 bin 431.

Yani yapılacak metro, bu kadar nüfusa hizmet edecek.

Bir de “neden tercih edilmedi” dediğimiz İzmit-Derince-Körfez hattındaki nüfusa bakalım.

İzmit’in o tarihteki nüfusu, 360 bin 409.

Derince’nin 140 bin 800…

Körfez’in ise 162 bin 230.

Bu üç ilçede ise 663 bin 439 kişi oturuyor.

Aşağı yukarı bu güzergâhta diğer güzergâha göre 100 bin fazla nüfus var.

Hat uzunluğu da daha kısa.

Projede Gebze-Darıca Metro hattının uzunluğu 15.6 kilometre olarak görünüyor.

Eğer metro İzmit-Körfez arasında yapılacak olsaydı, hat uzunluğu tahminen 13 veya 13.5 kilometre olacaktı.

Bir de günlük trafik akışına bakmak lazım.

Bir Gebze-Darıca arasındaki trafik akışını…

Bir de İzmit-Derince-Körfez arasındaki trafik akışını düşünün.

Sanırım İzmit hattındaki trafik akışı, Gebze hattındaki trafik akışının iki katıdır.

İşte bu nedenle, size de açıkladığım haklı gerekçelerle, Kocaeli’ndeki ilk metronun Gebze-Darıca arasına yapılmasına hep karşı oldum.

Bu sebeple, her haber okuyuşumda, “Metro neden İzmit-Derince-Körfez arasına yapılmadı?” sorusunu kendi kendime bir kez daha soruyorum.

Turistler için güvenli…

Avukatlar için riskli…

İktidar, bir süre önce bütün dünyaya “Türkiye, turizm için güvenli ülke” mesajı verdi.

Amaç, koronavirüs nedeniyle çöken turizmi canlandırmaktı.

Hemen hemen aynı günlerde avukatlar Ankara’da “Savunma Mitingi” düzenlemek istedi, “Olmaz” dediler, “salgın hastalık var, miting yapmanız sakıncalı…”

İktidar, bu kararıyla kendini çok fena ele verdi.

“Türkiye, turizm için güvenli” imajı, bir anda çöktü.

Bu işler böyledir.

Kendini akıllı başkalarını aptal kabul edersen, sözün ile uygulaman farklı olursa, çıkmaz yola girersin.

Sen avukatlara salgın var diye miting izni vermedin…

Bundan sonra istediğin kadar “Türkiye, turizm için güvenli ülke” diye bağır, seni duyan olmaz.

Duysalar bile, ciddiye almazlar.

“Kendi ayağına kurşun sıkmak” deyimi var ya, Türkiye tam bunu yaptı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

B - Sayın Başyazarım. Şu an genelde itaat kültürü ve iktidar olsun kamu kurumları olsun dediklerini yapanlar ayakta kalıyor, herhangi bir aksi yönde eleştiri yapanlar çok güzel taktiklerle görevden alınıyor yada görev değişikliği yapılıyor. Eleştiri asla yapılmaz, yapılamaz. Belediye kadrolarında yükselen kişilerin bazıları maalesef üst makamların dediklerini harfi harfi yerine getirenler. Vatandaş umurlarında bile değil. Müdür atamaları, Daire Başkanı atamaları, Genel Sekreter Yardımcısı atamaları evlere şenlik. Liyakat sistemi bitmiş, Büyükşehirde geçenlerde Daire Başkanı atandı. Evlere şenlik. Ne kıdem var, ne liyakat var, nede bir mesleki bilgisi var. Üstelik teknik bir yere göreve getirildi. Bu gibi örnekler iktidar ayağında olduğu kadar muhalefet ayağında da var. KPS artık bittim. Özel kalem den , yada Devletin üst makamlarındaki yerlerden hiç KPS ye girmeden direk memur olunup, müdür ve daire başkanlığına hemen yatay geçiş yapılıyor. Ha soru çalmışın, ha böyle bir yöntem bulmuşsun. Gençlerimize yazık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Temmuz 10:46
04

Of’lu - EĞER GEBZE’YE YATIRIM YAPMAK KÜLFET GELİYORSA BIRAKIN GEBZE İL OLSUN. GEBZE; KENDİ YATIRIMLARINI PLANLAYIP HALLEDEBİLİR. GEBZE’de İZMİT’ten ve İZMİT’in SİYASİ VE MALİ SÖMÜRÜSÜNDEN KURTULUR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Temmuz 09:02
03

Gölcüklü - 9-) Necati Çelik hastanesi yakınında büyükşehir belediyesi tarafından “ücretsiz otopark” tabelası asılmış alan toprak dolgu yapıldığı için araçlar artık burayı kullanmıyor. Bu konuda bir çözümünüz olacak mı?

10-) Otogar tesislerinin taşınması için mevcut mezbahanın yıkılarak yerine yapılacağını açıkladınız. Mezbahanın kullanılmadığını söylediniz. Kullanılmayacak tesisin yapımına daha önce kim karar verdi? Halen burada kaç görevli var. Mezbaha binası yapılırken ne kadar masraf yapıldı? Bu alan yeterli mi? Yapım için ne kadar masraf yapılacak?

11-) Belediye binası önünde sökülüp yenisi yapılan üst geçidin sadece plakaları değiştirilip, o bütçe ile Gölcük içinde farklı bir yere üst geçit yapılabilirdi. Sökülen üst geçit taşıyıcı sisteminde hiçbir bozulma yoktu.

12-) Gölcük ve Değirmendere de belediye tarafından düzenleme yapılan yerlerin karpuz-kavun satıcıları tarafında işgal edilmesine belediye izin vermeye devam edecek mi? Bu alanların bu kişilere verilmesine kim karar verdi. Bu alanlara belediye imkanları ile mıcır döküldü mü?

13-) Aslında tüm Kocaeli için çok önemli olan ilçe üstgeçit eksikleri belirlendi mi?

14-) Değirmendere Uğur Mumcu okulu önünde 1 yıldan fazladır duran bordur taşları ne zaman alınacak. Burada bulunan dere yatağına molozlar atılmış olup, bu çirkin görüntünün önüne ne zaman geçilecek? Devam eden inşaatların önünde kaldırımlar inşaat molozları ile dolu. Bu konuda herhangi cezai işlem uygulamanız oldu mu? Yine bu bölgede peyzaj çalışması adı altında dikilen onlarca ağacın daha şimdiden kuruduğunu gördünüz mü? Kuruyan bu ağaçların değişimi ücretli mi? Ücretsiz mi yapılacak?

15-) Çiftyol çalışmasından sonra Değirmendere de anayola bağlantısı kapatılan sokaklar ile ilgili bir çözüm getirilecek mi? Bu sokaklarda bulunan molozlar temizlenmeyecek mi?

16-) Halıdere mıcır ocağı kapatılması ile ilgili çalışma var mı?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 03 Temmuz 20:14
02

Gölcüklü - 1-) Gölcük-İzmit arasında raylı sistem için proje çalışmalarına başlanması ve güzergahın belirlenmesi ile ilgili çalışma var mı?

2-) İlçe ile diğer ilçeler arası toplu ulaşımın geliştirilmesi, ulaşım süresinin kısaltılması, durak yanaşma imkanlarının iyileştirilmesi ile ilgili çalışma var mı ?

3-) Gölcük, Karamürsel, Gebze arasına yapılması planlanan otobüs tam fiyatı 25 TL olarak belirlenmiş olup bu bedel oldukça yüksektir. Daha önce İzmit Pendik arası tren ücretinin 10TL olduğunu, Belediye otobüs ücretinin Sabiha Gökçen İzmit arasının 17 TL olduğunu ve belediyenin aslı görevinin kamu yararı gözetmek olduğunu hatırlatmak isterim

4-) Yıkılan küçük sanayi bölgesinde molozların ne zaman kaldırılacak? Yıkılamayan binaların niye yıkılmadığının ve binaların yıkım işi ihalesine dahil olup olmadığını halka açıklanması mümkün mü?

5-) D-130 yoluna alternatif olarak ilçe içine yapıldığı söylenen yolun getireceği trafik karmaşası için hangi çözüm önlemleri alındı? Bu yolun en az bir şeridinin bisiklet yolu olarak düzenlenmesi mümkün değil mi? Burada araç trafiğini artırmak halkın daha fazla eksoz gazı solumasına, daha fazla gürültüye maruz kalmasına sebep olmayacak mı? Bu yolun kaldırımları ağaçlandırılmayacak mı? (daha önce kaldırımlarda ağaç vardı) .Bu ağaçlar daha özenli bir çalışma ile korunamaz mı idi? Bu kaldırımda şimdi ağaç yok. Kaldırıma dökülen kumlar bile süpürülmedi.

6-) Gölcük içinde yıkılıp (Eski Adı Gazi Okulu) , varisleri tarafından mahkeme süreci başlatılan okulun tekrar yapılmasına ne zaman başlanacak? (AVM yapılacağı söylenerek yıkılan okul öğrencileri artık servis ile okuluna gitmek zorunda.)

7-) İhsaniye otoparkı ne zaman kullanıma açılacak? Bu kadar yatırım ve çekilen eziyet boşa mı gitti?

8-) Temizlik firmasında alınan ve Şahsınızın makam aracı olarak kullandığı araç firmaya iade edilecek mi? Firma bu bağışı ne karşılığında yapmıştır?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 03 Temmuz 20:13
01

Soran Adam - olmayan muhalefetin söylemesi gerekeni ben yazıyorum...Ulaştırma bakanlığınca yapılan .konya-karaman hızlı tren projesi kaç yılında bitmesi gerekiyordu 2015 bitti mi? Hayır. ne zaman biteceği belli mi? Hayır. Peki ihale bedeli ne idi ? sıkı durun gebze metro inşaatı ihale bedeli konya karaman hızlı tren projesinin ihale bedelinin tam 5 katı (araç alımlar dahil edildiğinde) düz arazide hızlı tren projesi bitirilemez ise 5 kat maliyetli iş nasıl ve ne zaman bitirilir ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Temmuz 20:11


Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?