Reklamı Kapat

Cumhuriyet’in tanığı Muazzez İlmiye Çığ’dan öğütler

Muazzez İlmiye Çığ…

107 yaşında…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuna ve bugünlere gelmesine tanıklık eden, bütün yaşananları yakından izleyen başka bir isim kaldı mı bilmem.

Ona çok isimler takıldı.

“Sümer Kraliçesi” dendi.

“Hitit Kraliçesi” dendi.

“Toprak Ana” dendi.

“Bereket Tanrıçası” dendi.

O, hepsini de hak ediyor.

Ülkemizin en verimli bilim kadınlarından önde geleni…

Dünyaca ünlü Türk Sümerolog!

Bilimsel çalışmaları kadar, popüler eserleriyle de ünlü.

107’nci yaş gününü 20 Haziran’da kızıyla birlikte yaşadığı Mersin’de kutladı.

Doğum gününde gençlere öğütler verdi.

“Atatürk’ün yolunu hiçbir zaman bırakmayın” dedi.

Öğütlerine şöyle devam etti:

*Memleketimiz için, şahsınız için en güzel yol, bu yol.

*Okumak, okuduğunuzu yaymak önemli.

*Karanlığa kapılmayın, daima aydın insanlarla birlikte olun.

*Gençler için çok umutluyum. Çok iyi gençler yetişiyor, ama yerleri yurtları yok. Yurt dışına gidiyorlar. Memleket canlanınca hepsi birden ülkeme yardım edeyim diye geri gelecek.

*Biz okurken tek amacımız biran önce mezun olup ülkemize yardım etmekti. Çünkü o kadar geri kalmış bir ülkeydik ki.

*Bu kadar geri kalmış bir ülkenin 80-90 yılda bu hale gelmesi son derece büyük bir şey. Biz Avrupa’nın 400 yılda yaptığı Rönesans’ı 80 yılda yaptık.

*80 yıl önce kadınlarımızın hiçbir şeyden haberi yoktu. 80 yıl içinde bugün kadınlarımız sanatta, ticarette, bilimde her alanda kendilerini gösterdiler.

Osmanlı’nın son 10 yılına ve Cumhuriyet’in 97 yılına tanık

Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914 tarihinde Bursa’da doğmuş.

Osmanlı’nın son 10 yılına tanıklık etmiş, 97 yıldır da Cumhuriyet’e tanıklık ediyor.

Çığ’ın Cumhuriyet’le ilgili görüşleri ise şöyle:

“Cumhuriyet dediğiniz çeşit çeşittir. Benim bildiğim cumhuriyet; laik, adaletin var olduğu, her vatandaşın yasalarla korunduğu ve hem yasalar önünde hem de sosyal hayatta eşit olduğu, toplumu ahlakın en yüksek düzeyine ulaştıran bir idare şeklidir.

Böyle idare edilen bir ülkede yaşıyor olmak insana mutluluk, özgürlük ve umut hissettirir. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki ben, ülkemizdeki Cumhuriyet’in ilanından 1950’li yıllara kadar böyle bir Cumhuriyet’i yaşadım. O yıllar Cumhuriyet’in mucizevi yıllarıydı. Türkiye hızla kalkınıyor, devrimlerle yenileniyor ve bir anda dünya ile arasındaki farkı kendine özgü bir biçimde hızla kapatıyordu. Bu kadar kısa zamanda ve öylesi korkunç imkânlarla neredeyse sıfırdan var edilmiş bir ülkeyi tarih bir daha yazmamıştır.

İçimizdeki coşku ve Atamız’a olan minnettarlığımız, bizde, ülkemize faydalı bireyler olabilmek için adeta amansız bir yarış başlattı. Ben bu yarışı hâlâ Atam’a layık olabilmek umuduyla, içimdeki tüm ateşle sürdürüyorum.”

Hapisteki gazeteciler için acı çekiyorum

Muazzez İlmiye Çığ, doğum gününde, hapisteki gazeteciler için duygularını şöyle dile getirdi:

“Suçsuz yere hapse atılan, kilit altına alınan gazeteciler için acı çekiyorum. Gazetecilik yaptıkları için, düşünceleri için ceza alıyorlar, hürriyetleri engelleniyor. Çok üzülüyorum, kahroluyorum, acı çekiyorum…” 

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” etmekten yargılanmıştı

Yazımı sonlandırırken, Muazzez İlmiye Çığ’ın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten” yargılanmasını hatırladım.

15 yıl önce…

Çığ’ın “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabı piyasaya çıkmıştı.

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten” dava açtılar.

Bir yıl hapis cezası istendi, ilk celsede beraat etti.

Muazzez İlmiye Çığ, yargılandığında 92 yaşındaydı.

Fazıl Say’a yazdığı mektup

Yine Muazzez İlmiye Çığ’la ilgili unutulmayacak bir olay.

Ünlü piyanistimiz Fazıl Say’ın mahkeme kapılarında süründüğü günler.

Muazzez Hanım, Fazıl Say’a şu mektubu yazıyor:

“Sizden bir büyükanne olarak ricam, densizce konuşanlara hiç kulak asmayın, sözle ve yazı ile en ufak bir yanıt vermeyin ki çatlasınlar. Onlara en güzel karşılık daha üstün eserler çıkarmaktır. Var olun! Sağ olun! Bütün duam sizinle!”

Yaşam felsefesi

Gazeteci Zeynep Oral, arkadaşı Muazzez İlmiye Çığ’ın yaşam felsefesini şöyle anlatıyor:

“Arkadaşım için tek kutsal var. O da yaşamak! Dolu dolu yaşamak! Öğrenerek ve öğreterek yaşamak… O nedenle günümüzde cehaletin prim yapmasına hâlâ öfkeleniyor ve isyan ediyor.”

                                                        ******

Sevgili okurlarım, bugün sizlere Cumhuriyet’imizin çınarı Muazzez İlmiye Çığ’ı tanıtmaya çalıştım.

İyi pazarlar!

Boğulmak üzereyken kurtarılanlar

15 Haziran’da sahillerde yaz sezonu açıldı ya, Büyükşehir Belediyesi timleri yine “kurtarma” çalışmalarına başladı.

İlk haber servis edildi:

“Bir haftalık süre içinde 38 kişi boğulmaktan kurtarıldı.”

Benzer haberler, yaz sonuna kadar devam eder.

Yaz sonunda da, bu sezon şu kadar kişiyi kurtardık diye, noktayı koyarlar.

Hiç değişmez, yıllardır bu böyle devam eder.

Ben de her yaz başında bıkmadan usanmadan yazarım:

“Tamam, yüzme bilmeyenleri boğulurken kurtarmak bir hizmettir. Ama esas olan insanlara yüzme öğretmektir. Belediyelerin, bütün imkânlarını seferber ederek insanlara yüzme öğretmesi gerekir. Esas hizmet budur.”

Ben yazarım, ama değişen bir şey olmaz.

Belediyeler; “yüzme öğretmeyi” değil, “yüzme bilmeyenleri boğulurken kurtarmayı” hizmet kabul ederler.

Hizmet anlayışları bu!

Yeşil pasaport

15 yıllık avukatlara “yeşil pasaport” verildi.

Avukatlar bu pasaportla bütün dünyayı “vizesiz” dolaşmaya başladı.

Metin Feyzioğlu’na “iktidarla işbirliği karşılığı” verilen rüşvet buydu.

İyi de, dünyayı vizesiz dolaşan avukatlar geçenlerde kendi ülkelerinin başkentine giremediler.

Güler misin, ağlar mısın?

4 görüş

*”Adalet, önce devletten beklenir. Çünkü devlet, toplumun hukuksal düzenidir.” ARİSTOTELES

*”Ne baro bir şirkettir, ne adalet bir mal.” Çiğdem TOKER

*”İşsizlik ve açlık, kader yoldaşlığıdır. Ülkemizde ikisi de bol miktarda var.”

 *”Bu davayı kimseye anlatamazsınız. Bu dava kurdun kuzuya ‘suyumu kirlettin’ demesi bile değil. Gazetecilere gözdağı vermek uğruna hukuku bu kadar zorlamayın. Gazetecilikten suç üretmeye başladığınız an, ülkenin toplumsal atmosferini kirletmiş olursunuz. Atmosfer kirlenince, bundan herkes etkilenir. Kirli hava seçmez, herkesi zehirler.” Mustafa BALBAY    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Gölcüklü - 10-) Otogar tesislerinin taşınması için mevcut mezbahanın yıkılarak yerine yapılacağını açıkladınız. Mezbahanın kullanılmadığını söylediniz. Kullanılmayacak tesisin yapımına daha önce kim karar verdi? Halen burada kaç görevli var. Mezbaha binası yapılırken ne kadar masraf yapıldı? Bu alan yeterli mi? Yapım için ne kadar masraf yapılacak?

11-) Belediye binası önünde sökülüp yenisi yapılan üst geçidin sadece plakaları değiştirilip, o bütçe ile Gölcük içinde farklı bir yere üst geçit yapılabilirdi. Sökülen üst geçit taşıyıcı sisteminde hiçbir bozulma yoktu.

12-) Gölcük ve Değirmendere de belediye tarafından düzenleme yapılan yerlerin karpuz-kavun satıcıları tarafında işgal edilmesine belediye izin vermeye devam edecek mi? Bu alanların bu kişilere verilmesine kim karar verdi. Bu alanlara belediye imkanları ile mıcır döküldü mü?

13-) Aslında tüm Kocaeli için çok önemli olan ilçe üstgeçit eksikleri belirlendi mi?

14-) Değirmendere Uğur Mumcu okulu önünde 1 yıldan fazladır duran bordur taşları ne zaman alınacak. Burada bulunan dere yatağına molozlar atılmış olup, bu çirkin görüntünün önüne ne zaman geçilecek? Devam eden inşaatların önünde kaldırımlar inşaat molozları ile dolu. Bu konuda herhangi cezai işlem uygulamanız oldu mu? Yine bu bölgede peyzaj çalışması adı altında dikilen onlarca ağacın daha şimdiden kuruduğunu gördünüz mü? Kuruyan bu ağaçların değişimi ücretli mi? Ücretsiz mi yapılacak?

15-) Çiftyol çalışmasından sonra Değirmendere de anayola bağlantısı kapatılan sokaklar ile ilgili bir çözüm getirilecek mi? Bu sokaklarda bulunan molozlar temizlenmeyecek mi?

16-) Halıdere mıcır ocağı kapatılması ile ile ilgili çalışma var mı?

17-) Gölcük devlet hastanesi girişine bir düzenleme planlanıyor mu? rampadaotobüs durağı, yolun üzaerinde taksi durağı ve okul çıkşının bu bölgede olması belediye yetkililerini harekete geçirecek mi?

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 05 Temmuz 10:46
02

Gölcüklü - 1-) Gölcük-İzmit arasında raylı sistem için proje çalışmalarına başlanması ve güzergahın belirlenmesi ile ilgili çalışma var mı?

2-) İlçe ile diğer ilçeler arası toplu ulaşımın geliştirilmesi, ulaşım süresinin kısaltılması, durak yanaşma imkanlarının iyileştirilmesi ile ilgili çalışma var mı ?

3-) Gölcük, Karamürsel, Gebze arasına yapılması planlanan otobüs tam fiyatı 25 TL olarak belirlenmiş olup bu bedel oldukça yüksektir. Daha önce İzmit Pendik arası tren ücretinin 10TL olduğunu, Belediye otobüs ücretinin Sabiha Gökçen İzmit arasının 17 TL olduğunu ve belediyenin aslı görevinin kamu yararı gözetmek olduğunu hatırlatmak isterim

4-) Yıkılan küçük sanayi bölgesinde molozların ne zaman kaldırılacak? Yıkılamayan binaların niye yıkılmadığının ve binaların yıkım işi ihalesine dahil olup olmadığını halka açıklanması mümkün mü?

5-) D-130 yoluna alternatif olarak ilçe içine yapıldığı söylenen yolun getireceği trafik karmaşası için hangi çözüm önlemleri alındı? Bu yolun en az bir şeridinin bisiklet yolu olarak düzenlenmesi mümkün değil mi? Burada araç trafiğini artırmak halkın daha fazla eksoz gazı solumasına, daha fazla gürültüye maruz kalmasına sebep olmayacak mı? Bu yolun kaldırımları ağaçlandırılmayacak mı? (daha önce kaldırımlarda ağaç vardı) .Bu ağaçlar daha özenli bir çalışma ile korunamaz mı idi? Bu kaldırımda şimdi ağaç yok. Kaldırıma dökülen kumlar bile süpürülmedi.

6-) Gölcük içinde yıkılıp (Eski Adı Gazi Okulu) , varisleri tarafından mahkeme süreci başlatılan okulun tekrar yapılmasına ne zaman başlanacak? (AVM yapılacağı söylenerek yıkılan okul öğrencileri artık servis ile okuluna gitmek zorunda.)

7-) İhsaniye otoparkı ne zaman kullanıma açılacak? Bu kadar yatırım ve çekilen eziyet boşa mı gitti?

8-) Temizlik firmasında alınan ve Şahsınızın makam aracı olarak kullandığı araç firmaya iade edilecek mi? Firma bu bağışı ne karşılığında yapmıştır?

9-) Necati Çelik hastanesi yakınında KBB tarafından “ücretsiz otopark” tabelası asılmış alan kullanılamıyor.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 05 Temmuz 10:43
01

Ersoy Kandemir - Sayın Ünal ,memleketimizde hakedenler hiçbir zaman hakettiği konumlara ulaştırılmamış,gereken değer verilmemiştir,dünyanın ayakta karşıladığı bu değerli hocamızı çıkın halka sorun kaçı tanır acaba,bir de Nagehan Alçıyı sorun ?Çok değerli hocamıza günümüz insanlarının gereken değeri ve önemi vermediğini düşünüyorum,bilime inanan bizlerin başının tacıdır!

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 04 Temmuz 23:05


Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?