Reklamı Kapat

Yavuz Pastanesi...

“Tarihi Yavuz Pastanesi de kapandı” haberini alınca, içim “cız” etti.

Çocukluk yıllarından bu yana çok sevdiğim ve sık gittiğim bir mekandı.

Pastanenin alçak tavanlı üst katında, eski klasik sandalye ve masalarında oturup bir şeyler yiyip içmek, dostlarla sohbet çok güzeldi.

Su böreği, Salep, Poğaça, pastaları ve dondurmasıyla damaklarda tat bırakan bir pastaneydi

Şimdi, tarihe karıştı...

İzmit’te, dünden bugüne tatlı ve pasta üretimleriyle “marka” olmuş, şimdi bedensel olarak aramızda olmasalar da adları, namları unutulmayan esnafımız vardı.

“Tatlıcı Sait Usta” bu kişilerden biriydi.

Kadim dost ve arkadaşım İbrahim Başoğlu’nun ve “Conti Yusuf’un” babalarıydı. 1930’lu yılların başında başladığı tatlıcılık mesleğini, 1963’de vefat edinceye kadar sürdürmüş bir büyük usta.

Sait Usta, kentimizdeki pek çok tatlı ustası gibi eski Yugoslavya, Kosova-Priştine kentine bağlı Zlipotek köyünden Türkiye’ye ve İzmit’e göçmüş.

Bu köy, “tatlı ustaları” ile namlı bir köy.

Sait Usta’nın yakın akrabası “Tatlıcı Vehbi Usta” (Dallı) aynı köyden. Buriç ağabeyin babasıydı. Kapanönü’nde, küçük iki katlı ama çok sevimli bir pastanesi vardı. Ailece gider, metal ve kadeh biçimindeki kaplarda nefis dondurmasını tadardık. Kazandibi de çok lezzetli olurdu.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda sütlerin kalitesi de bir başkaydı. Çünkü, henüz doğal ortamın canına okunmamıştı!

Üstelik bu değerli ustalar asla hile yapmazlardı.

“Meslek onurları” her şeyin üstünde idi.

Sanıyorum, 1932 yılında kurulan 88 yıldır hizmet veren Yavuz Pastanesi’nin sahipleri de aynı köken ve kültüre dayanıyorlardı…

Kentler, öncelikle tarihi geçmiş ve kimlikleriyle, sonra tarihi mekan ve yapılarıyla, sonra da uzun ömürlü esnafıyla simgelenirler.

İzmit’in tarihsel geçmişi ve o geçmişten kalan yapıtlarıyla dünya ölçeğinde bilinen ve ilgi duyulan bir kenttir.

Ne var ki, “sanayileşme sürecinin hoyratlığına” kurban edilmiştir!

Nikomedya’nın tarihsel geçmişi SEKA alanından Çukurbağ’a ve Orhan mahallesine kadar uzanır.

Çukurbağ’da, çok katlı bir binanın zemin katına indiğimizde, o binanın Nikomedya döneminden kalma bir yer altı tüneli üzerinde inşa edilmiş olduğunu gördüm ve bu hoyratlığa ruhsat veren, göz yuman dönemin yerel yöneticilerini lanetle andım!

Bir zamanlar, özellikle tütün ticareti yapan Ermenilerin Ankara Caddesi’ndeki o taş yapılarından bugüne kalan birkaç örnek var. Ancak, yıkılıp yerlerine çok katlı beton binalar dikilenler de var!

Viyana’da “GRİNZİNG” diye bir mekan var. Geçmişte, bu mekanda şarap imalathaneleri varmış. Daha sonra, o mekanları aslına uygun olarak yenilemiş, alt katlarını “Şarap ve Tirbüşon Müzesi”, üst katlarında da yüzyıllar öncesinin mimarisi ve dekorasyonu içinde şirin lokantalar yapmışlar. Turistlerin ilk uğrak yerleri olmuş.

Ankara Caddesi de böyle korunur ve değerlendirilebilirdi.

Amacım, “Eskiye, geçmişe öykünmek” değil. Elbette kentler de fiziki mekanları ve kentsel kimlikleriyle değişime uğrayacaklar. Önemli olan, “tarihi ve kültürel kimliklerini” koruyabilmeleridir.

Bu bilinç ve kültür de öncelikle kentleri yönetme iddiasındaki yerel yöneticilerde oluşmalıdır!

Bu kent tarihsel belleğini ve kentle özdeş olan kurumlarını ve esnafını koruyabilmeli, asırlar boyunca yaşatabilmelidir.

Bu bilinç yoksa, “kent rantını paylaşma” ilkelliği ortaya çıkıyor ve kentler de kimliklerini yitiriyorlar...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?