Reklamı Kapat

Pandeminin psikolojik etkileri virüs kadar hızla yayılıyor!

Çin’de başlayan ve bütün dünyayı kasıp kavuran koronavirüs, insan psikoloji üzerinde derin yaralar açtı.

Yeni tip koronavirüs (covıd-19) fizyolojik problemler yaratmasının yanı sıra psikolojik ve davranışsal sorunlara da sebep oluyor.

Küresel salgının bireyin psikolojisi üzerindeki etkilerini anlatan İstanbul üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Bahadır, korku ve kaygılarla başa çıkmak içinde nelerin yapılması gerektiği hakkında önemli bilgiler verdi.

DUYGULARLA BAŞA ÇIKMA

Koronavirüs (2019-nCoV) ve oluşturduğu hastalık COVID-19 için ilk ortaya çıktığı günden beri çeşitli tedavi algoritmalarının dünyanın her yerinde geliştirilmeye devam ediyor. Araştırmacılar virüsü ve yarattığı hastalığı tam olarak tanımlayıp, aşı ve kesin tedavi protokolleri oluşturduğunda kaygı ve korkular azalmaya başlayacaktır.

Öncelikle kaygı ve korkuların nedeni üzerinde durulması gerekir.

Evrimsel süreçte kaygı ve korkunun hem bireyi hem de türü koruduğunu biliyoruz.

Belirsizlik durumunun bu kadar fazla olduğu bir süreçte, insanların kaygı ve korku duyguları içinde olması çok doğal ve anlaşılabilir.

Önemli olan bu duygularla sağlıklı başa çıkma yollarını geliştirmektir.

BİREYİN PSİKOLOJİSİ

Küresel salgının bireyin psikolojisi üzerindeki etkilerini şöyle;

Kişinin kişiliği, yaşı, sosyo-ekonomik-kültürel düzeyi, stresle başa çıkma becerileri, değerleri, yaşam felsefesi vb. pek çok etkene bağlı olarak değişir.

Belirsizliğin hâkim olduğu bir salgın hastalık sürecinde hastalanma ve ölüm korkusu en başta gelen korkular.

Kişiler kendilerinin ve yakınlarının hastalanmasından ve ölümünden endişe duyuyorlar. Ayrıca işini gücünü sürdürmek, okulundan mezun olabilmek, geçimini sağlamak, hastalanmaktan korunmak istiyorlar.

Bu konularda çözümler üretilmediyse, örneğin süreçte işsiz kaldıysa kaygı ve endişeleri artabiliyor doğal olarak.

KENDİMİZİ TANI

MAK

Korku ve kaygılarla başa çıkmak için öncelikle kendimizi tanımamız, duygu ve düşüncelerimizin davranışlarımızı nasıl etkilediğini bilmemiz gerekir.

Olumsuz depresif düşünceler kişide olumsuz duygulara neden olur ve onlar da içe çekilme davranışlarını geliştirir.

Bu olumsuz düşünceleri kendimizi sıkıntılı, endişeli, karamsar, çaresiz vb. duygular içinde bulduğumuzda, o sırada aklımızdan geçen düşüncenin, cümlenin ne olduğunu bularak tanıyabiliriz.

Olumsuz düşünceleri bir kâğıda yazarak yerlerine alternatif cümle oluşturmaya çalışabiliriz. Örneğin, “evde kalmak zorunda olmaktan çok sıkılıyorum, özgürlüğüm gitti” gibi bir cümle kişinin aklından geçiyorsa buna alternatif cümle “evet biraz kısıtlanmış hissediyorum ama sağlığım yerinde, hastanede yatıyor olabilirdim şu an” gibi cümleler oluşturabilir. Kişi,korku, kaygı ve endişelerle başa çıkmak için derin nefes çalışması (diyafram solunumu), gevşeme egzersizi gibi bedeni rahatlatacak davranışçı teknikleri uygulayabilir.

Bu tür egzersizlere internetten kolaylıkla ulaşılabildiğini ifade etti.

GEREKSİZ VE YANLIŞ BİLGİLER

Özellikle sokağa çıkma yasağı ve evde kalma süreçleri nedeniyle yeni bir yaşam tarzı oluşmaya başladı.

İnsan sosyal bir varlık.

Bu nedenle evde kalmanın getirdiği kısıtlanma ve izole olma hali kişinin duygusal olarak kendini baskı altında hissetmesine neden olabilir.

Bu süreci sağlıklı geçirmek için önerilenler genellikle benzer özellikler taşıyor.

ÖNEMLİ BİLGİ VE UYARILAR

•Hastalıktan ve virüsten korunma ile ilgili doğru kaynaklardan bilgilenmek.

•Hijyen konusunda yapılması gerekenleri öğrenip uygulamak.

•Gereksiz ve yanlış bilgiler kaygı, endişe ve korku duygusunu arttırabilir. Doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak ve onlardan yararlanmak.

•Sosyal medyada geçirilen zamanı sınırlamak.

•Günlük bir rutin oluşturmak yaşamın normal sürecinde devam ettiği duygusunu oluşturur. Uyku, beslenme, çalışma vb. zamanları mümkün olduğunca bir rutin programa almak. Ancak bu programa uymaya çalışmak da kaygı oluşturuyorsa daha esnek bir program da oluşturulabilir.

•Evde kalma sürecinin öne çıkması ile birlikte evden çevrimiçi çalışmalar arttı. Böyle bir çalışma düzenine alışkın olmayan orta ve ileri yaştakiler tarafından bu yeni çalışma düzenine uymak başlangıçta biraz endişeyle karşılandı. Ancak genellikle uyum sağlandığını gözlüyorum. Online çalışma için de bazı rutinler ve düzenlemeler yapmak, dinlenme araları vermek iyi olur.

•Basit de olsa evde bazı sportif, bedensel egzersizler yapmak bedenin sağlıklı çalışması için gereklidir. İnternette de pek çok kaynak bulunabilir.

•Zaman bulunamadığı için ertelenen ev düzenlemelerini yapmak, okunamayan kitapları okumak, internette ücretsiz olarak sunulan filmleri-konserleri-tiyatroları izlemek ve kişiyi yapınca iyi hissettirecek etkinlikleri yapması ruh sağlığını korumak için çok önemlidir.

•Sosyal mesafe nedeniyle görüşülemeyen yakınlarla, aileyle, arkadaşlarla sosyal yaşamın başka bir formda da olsa devam ettiği duygusunu yaşattığı için telefonlaşmak, görüntülü buluşmalar yapmak.

•Çevrede maddi ya da manevi olarak yardım edilebilecek birileri varsa, örneğin yalnız yaşayan yaşlılar, sizin de koşullarınız uygunsa onlara destek olmaya çalışmak duygusal olarak size iyi gelecektir. Örneğin, yalnız yaşayan yaşlının alışverişini yapmak, her gün telefonla arayıp hatırını sormak, süreçte işsiz kalan birine maddi destek olmak gibi dayanışmalar duygusal olarak kişiye iyi hissettirir.

**

Prof. Dr. Güler Bahadır’ın korku ve kaygılarla başa çıkmak içinde nelerin yapılması gerektiği ile ilgili bilgileri yukarıda okudunuz…

Bu uyarıları dikkate alırsak, iyi olur…

*******************************************

Krizdeki Avrupa’nın işsizliği Türkiye’den az

Türkiye’de işsizliğin ulaştığı boyut, Avrupa’da açıklanan rakamlarla yeniden gözler önüne serildi. Koronavirüsü salgınının ağır şekilde etkilediği Avrupa Birliği’nde (AB) işsizlik yüzde 6.7’ye ulaştı. Türkiye’de işsizliğin yüzde 13.2 olduğu düşünüldüğünde, Avrupa’da Brexit ve korona virüsü gibi krizler yaşanmasına rağmen işsizlik oranı Türkiye’nin yarısı kadar oldu.

********************************

Migros Sanal Market 81 ilde!

Koronavirüs salgını, firmaların müşteriye bakış açısını da değiştirdi…Bu bakış açısını ve stratejini en iyi değiştiren firmalardan biri de Migros… Migros Sanal Market, coğrafi yaygınlığının artması ve Türkiye’nin her ilindeki müşterilere ulaşabilmesi için hizmet verdiği il sayısını Temmuz ayı itibarıyla 81’e çıkarttı. Sanırım bu sanal market işine, diğer firmalar da daha fazla ağırlık verecektir…

*******************************

Türkiye’de 62 milyon internet kullanıcısı var

Dijital dönüşüm, geleneksel iş yapış biçimlerinin durağan yapısını değiştirerek hızlı ve etkili çözümler getirdi. WeAreSocial 2020 raporuna göre, Türkiye’de 62 milyon internet kullanıcısı var. Bu sayı ülke nüfusunun yüzde 74’ünü oluşturuyor. Rapora göre, internet kullanıcıları günde ortalama 7,5 saat internette vakit geçiriyor. İnternetin hayatımızda geniş yer tutması, bilgi güvenliğinin korunmasını da kritik bir noktaya taşıdı.

**

BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) verilerine göre, 2014 yılının son çeyreğinde 1 milyon 290 bin 26 olan e-imza sertifika sayısı, 2019’un son çeyreğinde yüzde 205 artarak 3 milyon 940 bine ulaştı. 2014’ün son çeyreğinde 357 bin 59 olan mobil imza sertifika sayısı ise yüzde 73 artarak sayısı 618 bine ulaştı. Son beş yıla oranla e-imza sertifika sayısında yüzde 205, mobil imza sertifika sayısında ise yüzde 73 yükseliş gerçekleşti. Anlaşılan dijital çağa ayak uydurmaya devam ediyoruz…

********************************

Mobil oyunlara 19 milyar dolar harcandı

Ajans Press’in, analiz şirketi AppAnnie verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2020 yılının ikinci çeyreğindeki mobil oyun indirme oranının arttığı saptandı. . Böylelikle ikinci çeyrekte indirilen oyun sayısının 14 milyara ulaştığı gözlendi. Bu süreçte en fazla indirilen oyun ise Savethe Girl olarak kayıtlara geçti. Araştırma iOS ve Google Play’deki indirme sayılarından elde edilirken, mobil oyunlar için harcanan paranın 19 milyar dolar olduğu görüntülendi. Aynı zaman diliminde toplam indirilen yeni uygulama sayısı ise 35 milyar olarak görülürken, 27 milyar dolar harcandığı saptandı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?