Reklamı Kapat

Sorunların üzeri “Ayasofya” ile örtülemez

Bu toplum onlarca yıldır aldatıldı.

“Din”le aldatıldı…

“Allah”la aldatıldı…

“Kur’an”la aldatıldı…

“Kur’an kursları”yla aldatıldı…

“İmam hatip okulları”yla aldatıldı…

“Başörtüsü”yle aldatıldı…

Elde tek bir “koz” kalmıştı.

Ayasofya…

Şimdi bu “koz” kullanılıyor.

Ötesi yok!

Demek ülkeyi yönetenler, bu derece çaresiz!

Alelacele “Ayasofya”ya sarıldılar.

Bir yılda ne değişti?

Tarih, 16 Mart 2019…

Geçen yıl, yerel seçimler öncesi…

Erdoğan; Ülke TV-Kanal 7-TVNET ortak canlı yayınında Ayasofya konusunda aynen şunları söylemişti:

"Ayasofya açılsın diyorlar. Be kardeşim. Bir şey söylerken duygusallıkla, affedersin bu alçağın, bu teröristin sözlerine karşı böyle bir talepte bulunmanın bir anlamı yok.

Bu oyunlara gelmeyelim. Bunlar da bir tahriktir. Bu tahrik unsurlarını bozalım diye özellikle bu açıklamayı yapmak durumunda kaldım.

Zaman zaman da aslında bunu söylüyorum. Başka düşüncelerim de var ama bunlar konuşulmaz. Bunlar yapılır.

Mesela orada bir sergi yapıldı. Orada Kur'an tilaveti de yaptık. Belli bir bölümünde şu anda namaz da kılınıyor. Bunları aşmak bizim için sorun değil. Aşarız. Ama getirisi götürüsü nedir? Bunu da burada açıklamam doğru olmaz.

Bunun bir götürüsü var. Bizim için faturası çok daha ağırdır. Unutmayalım, şu anda dünyanın çok çeşitli ülkelerinde bizim binlerce camimiz var. Acaba bunu söyleyenler, o camilerin başına ne gelir diye düşünüyor mu? Bir sürü kundaklama hareketleri yapılıyor.

Bunları düşünmeden, hesabını yapmadan söylüyorlar. Kusura bakmasınlar, bunlar dünyayı tanımıyorlar. Muhataplarını bilmiyorlar. Onun için ben bir siyasi lider olarak, bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim.

İslam dünyasının şu anda yükünü çekiyoruz. Nerede ne oluyor, ne olabilir? Bunların hepsini düşünmek zorundayız. Onun için hassas olacağız, dikkatli olacağız, bu tezgâha gelmeyeceğiz."

Erdoğan’ın o konuşmasını noktasına, virgülüne yukarıya aldım.

İyi de Erdoğan’ın o konuşmasından buyana 16 ay geçti.

Ne oldu bu süre içinde, ne değişti?

*”Oyuna gelmeyelim” diyen kendisi…

*”Bunlar bir tahriktir” diyen kendisi…

*”Bu işin getirisi, götürüsü var” diyen kendisi…

*”Bunun bizim için faturası ağır olur” diyen kendisi…

*Dünyadaki binlerce caminin başına gelebilecekler konusunda uyarıda bulunan kendisi…

*”Ben siyasi bir lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim” diyen kendisi…

*”İslam dünyasının yükünü çekiyoruz. Nerede ne olur, hepsini düşünmek zorundayız. Hassas olacağız, dikkatli olacağız, tezgâha gelmeyeceğiz” diyen kendisi…

Erdoğan’ın, Ayasofya konusunda, 16 ay önce söyledikleriyle bugünkü yaptıklarını yan yana koyunca, inanın irkiliyorum.

*Yoksa oyuna mı geldik?

*Tahrike mi kapıldık?

*Tezgâh mı kuruldu?

*Bu işin getirisini, götürüsünü hiç mi düşünmedik?

*Bunun ağır faturasını nasıl kaldıracağız?

*Dünyadaki binlerce camiyi tahriklerden nasıl koruyacağız?

Bakın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ayasofya konusunda bir yıl önce taşıdığı kaygıları ben ve benim gibi milyonlarca kişi taşıyordu.

Biz hâlâ endişe içindeyiz.

Kaygılar kaybolmadığına göre, bu kararla Türkiye göz göre göre ateşe mi atılıyor?

Neden böyle bir karar?

Hep beraber düşünelim.

Ayasofya’nın bir bölümü zaten cami olarak kullanılıyordu.

Ezan okunuyor, namaz kılınıyordu.

Son kararla “Ayasofya’nın bütünüyle cami olarak kullanımı”, bize ne yarar sağlayacak?

Bu bina, 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılmış.

482 yıl boyunca da cami…

1 Şubat 1935’ten bu yana da “müze”olarak hizmette.

“Dünya mirası” kabul edilmiş, “Hristiyan ve İslam dünyasının barışının” simgesi olmuş.

Aradan geçmiş 86 yıl, şimdi statüsünü tekrar camiye çeviriyoruz.

Tamam, Ayasofya Türkiye sınırları içinde…

Tapusu bizde, ister cami yaparız, ister kilise!

Ülkemizi yönetenler ve mahkeme karar vermişse, sorun yok.

Bu bizim egemenlik hakkımız.

Ama durup dururken, neden bugün böyle bir karar?

Şimdi kimse tutup bu kararın “yargı kararı” olduğunu ileri sürmeye kalkmasın.

Kargalar güler.

Geçelim bunu, kararı gerçek zemini üzerinde tartışalım.

Bu kararın devletimize bir yararı var mı?

Bu kararın halkımıza bir yararı var mı?

Birisi çıksın, saysın!

Ayasofya’yı cami yapınca…

*Yıllardır çektiğimiz ekonomik kriz bitecek mi?

*Dış borçtan kurtulacak mıyız?

*Borç bulma sorunumuz sona erecek mi?

*Yeniden hukuk devleti mi olacağız?

*Komşularımızla, Avrupa Birliği ülkeleriyle, ABD ile Rusya ile ilişkilerimiz düzelecek mi?

*Eğitim sorununu mu çözeceğiz?

*Ekonomide dışa bağımlı olmaktan mı kurtulacağız?

*Ülkemizde adaleti mi sağlayacağız?

*7 bin 500 dolara kadar düşen milli gelir, ikiye mi katlanacak?

*Borç alan değil, borç veren bir ülke haline mi geleceğiz?

*Kadın cinayetleri mi sona erecek?

*Her geçen gün artan gasp, cinayet, hırsızlık, intihar olayları mı bitecek?

*Çocuk evliliklerinin sonu mu gelecek?

*İflaslar mı azalacak?

*İşsizlik sorunu mu kalmayacak?

*Basın daha mı özgür olacak?

*Tutsak gazeteci ve akademisyenler mi özgürlüklerine kavuşacak?

*Halkın mutfağındaki ateş mi sönecek?

Birisi çıksın, Ayasofya kararının yukarıda saydığım sorunlarımızdan birine çözüm olacağını söylesin!

Söyleyebilir mi?

O halde, sorunlarımıza çözüm olamayacak bir karar neden alındı?

Yukarıda belirttim…

Bu karar “mahkeme kararı kamuflajlı” olsa daiçinde bulunduğumuz zor ve sorunlu günlerde, halkın dini duygularını okşamak için alınmıştır.

Yani halkı uyutmak için, halkı aldatmak için…  

Sadece bu iktidar döneminde değil, halk, 10’larca yıldır dini motiflerle kandırılmaya çalışılıyor.

Ama nereye kadar?

Ayasofya’yı cami olarak açtın…

24 Temmuz’da şaşalı bir tören yaptın…

Üç beş ay her Cuma namazını orada kıldın…

Çıkışta tutulan mikrofonlara konuştun, halkın dini duygularını coşturdun…

Ya sonra?

Halk, aldatıldığının farkına varmayacak mı?

Ne yaptığın değil, sana yapılacaklar daha önemli?

Sevdiğim bir söz vardır; “Ne söylediğin değil, ne işiteceğin önemlidir.”

Ben bu sözü bu olayda “Ne yaptığın değil, sana yapılacaklar önemli” diye değiştiriyorum.

“Sana yapılacaklar” derken, Erdoğan’ın 16 Mart 2019 tarihli konuşmasındaki kaygılarını dile getirmek istiyorum.

Yukarıda saydım, Ayasofya kararının devletimize ve halkımıza zerre kadar yararı yok.

Ama Erdoğan’ın da 16 ay önce açıkça dile getirdiği gibi, bu karar bizi sıkıntıya sokabilir.

Sokabilir değil, sokması kaçınılmaz!

*Bu karar, Hristiyan dünyasında “travma” yaratacaktır, bu travmanın bize yönelik etkileri olacaktır.

*Bu karar, Türkiye ve İslam dünyasını kaosa sürükleyebilir.

*Ortodoks Hristiyanlar, bize ve İslam dünyasına açık veya gizli cephe alabilir.

*En nihayet, aldığımız borçların tamamına yakını Hristiyan ülkelerden. Yeni borç almada ve borç çevirmede sıkıntı çekebiliriz.

*Siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda peş peşe yaptırımlar uygulayabilirler.

*Zaten güç durumda olan Türkiye ekonomisi, daha sıkıntılı bir sürece girebilir.

*Tüm Hristiyan ülkelerindeki İslam mabetleri ve camileri kapatılabilir.

*Batı’da Müslümanlara ve camilere yönelik saldırılar artabilir.

*İsrail-Filistin sorununda yeni bir döneme girilir. Kim bilir, İsrail belki tüm Filistin topraklarını ilhak etmeye kalkar. Başta Batı olmak üzere tüm ülkeler, bu ilhakı destekleyebilir. Batı dünyası, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanır.

*Dahası, Ayasofya kararına karşılık olsun diye, Mescid-i Aksa Müslümanların elinden alınabilir, cami statüsüne son verilebilir.

*Özetle, İslam düşmanlığı tüm modern dünyada bugüne kadar görülmemiş ölçüde yükselebilir.

İşte bütün bu “olası tehditler” nedeniyle,“Değer miydi?” diyorum.

Ama mevcut siyasi irade, kararını verdi, Ayasofya’yı müze statüsünden çıkarıp camiye çevirdi.

“Hayırlı olsun” diyemiyorum, ülkemizin içinde bulunduğu şartlarda “hayırlı” olma olasılığı çok az!

Sorunların üzeri “Ayasofya” ile örtülemez

Sevgili okurlarım, olayın yazılacak başka boyutları da var.

Önümüzdeki günlerde devam ederiz…

Uzadı, bugünkü yazımı şöyle sonlandırayım:

İktidar, ülkemizin biriken sorunlarının üzerini “Ayasofya” ile örtmek istedi.

Bu çok net!

Ne kadar gizlenmeye çalışılsa da, sırıtıyor.

Halk, bu defa “Ayasofya” ile aldatılmak isteniyor.

İstanbul’da bütün Müslümanlara yetecek kadar cami mi yok?

Ayasofya “hükümranlık meselesi” ise…

Ayasofya’nın simgesel manevi değeri varsa…

Siyasi irade, 18 yılı geçti bu kararı almak için bugünü mü buldu?

Türkiye’nin en sıkıntılı dönemini…

Sorunlarımız için çıkış yolu ararken, ülkemizin başına yeni dertler açmanın anlamı ne?

Sen konuya “fetih” yönünden bakarsan, onlar da “haçlı” anlayışını gündeme getirir.

Evrensel barışın zaten sıkıntılı olduğu bugünlerde, kıvılcım çakmanın anlamı var mı?

Samimi endişelerimi dile getirdim.

Ayasofya kararının Türkiye’ye hiçbir getirisi yok, Türkiye’den ve İslam dünyasından neler götürecek, hep birlikte göreceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ceyda - Nedense islamiyetle hep aldatılmış yıllarca laiklik adı altında insanların özgürlüklerini kısıtlarken aldatılmış olmayalım?

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 12 Temmuz 05:32


Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?