Reklamı Kapat

Muhtelif konular

Berbere gitmek için randevu alıyorsunuz. Pandemi olunca böyle oldu. Yoksa berbere gider, saatlerce oturur beklerken inanılmaz dedikoduların içinde bulurduk kendimizi. Kıyısından yakaladığım Akbaba dergilerinin bulunduğu berber kuşağı kayboldu gitti. Bir de ense tıraşı düzgün yapılmış mı diye tavana bir ip ile bağlanmış aynalar da kayboldu sanırım. En azından benim berberimde yok.

Manavlarda artık meyve, sebze seçmek serbest. En azından içinde bulunduğumuz durumdan önce de başlamıştı şu seçme işi… Daha önceleri benim manavım seçmeye izin vermiyordu. Bir gün ona şunu söyledim: Eğer izin vermezsen giderek müşteri kaybedersin. Meyve-Sebze Hali’nden aldığın bir kasa meyveyi üzerine uygun bir kâr koyarak satmayı planla. Hatta bir yere de küçük bir not yaz, “Seçmek Serbesttir…”

Oraya her ziyaret ettiğimde hal-hatır sorduğumda aldığım cevap çok netti: “Teşekkürler hocam, müşterilerimin sayısı arttı…”

Berber demişken, bu mesleği yapanların sigara içmemelerini talep ediyorum. Berber mekânları pırıl pırıl olmalı. Berberler ter kokmamalı. Buna mukabil, berbere gelenler de temiz olarak gelmeliler. Beyaz üniformaları, maskeleri ve eldivenleri ile şu günlerde berberlerimiz müthiş bir hijyen anlayışı ile hizmet veriyorlar. Pandemi, daha temiz olmamızı sağladı…

Lokantalar uzun süredir müşterisiz kaldılar. Yeni normale geçtiğimiz ilk günlerin birinde bir tatlıcı bir de oldukça ünlü bir lokantaya gittik. Tatlıcı oldukça tanınmış bir marka idi. İşin başında istediğimiz ürünleri self servis olarak alırken çatal-bıçağın olmadığını söylediğimizde camekanlı bölümün arka tarafında oldukları için göremediklerini bildirdiler. Müşteri onlara söylemeliymiş… Küçük bir söz düellosu sonrasında paramızı ödedik, yarı açık yerde bulduğumuz bir masaya oturduk. Yemeğe başladık tatlılarımızı…Ancak hiç kusura bakmasınlar, denediğimiz iki ürün de tamamen endüstriyel tadı taşıyordu. Fabrikasyona dönüldükçe kalite düşüyor. Lokanta ise beklediğimizin üstünde bir hijyen ve her zamankinden biraz daha yüksek lezzet sundu bize… Onlara ellerinize sağlık dedik. Tatlıcı için ne söyledik, aklıma gelmiyor!

Durumu bir fırsata çeviren inşaatçılar için söylenecek söz yok. Hükûmet çok faydalı bir karar aldı ve vatandaşlarımız ihtiyaçları oranı ve imkânları dahilinde girişimde bulundular. Ancak bir yerel yönetimin bir şirket ile ortak olarak başlattığı proje bundan 3-4 yıl önce başlamasına rağmen hâlâ tamamlanamadı. Şu günlerde birkaç satın alanın muhtemel başka evleri olmadığı için yerleştiği apartman daireleri dışında kalanlarını bitiremediler. Yollarını yapamadılar. Bu arada, tüm dairelerin satıldığını duydum. Bu kadar çok parayı topladıktan sonra bu evler neden bitmez?

Kocaelispor şampiyon oldu. Üyesi olduğum ve bir süre de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığım bu kulübümüzün bir üst ligde başarılı olmasını canı gönülden istiyorum. Ama kimse unutmasın, yukarılara doğru çıktıkça rüzgâr daha sert eser. Bu dönemde Büyükşehir Belediye Başkanımızın takıma olağanüstü destek verdiğini kimse unutmasın. Yönetimde yer alanların küçük bir bölümünü tanıyorum. Ellerine, yüreklerine sağlık… Ama aynı kulüp artık bir hentbol takımı da kurmalıdır. Yıllar önce bazı yönetici kılıklıların, kişilere olan gereksiz husumet ve kıskançlıklarından dolayı var olan takımı kapattırdıklarını hatırlıyorum.

Şu tren istasyonu ve havalimanı konusu mutlaka herkes tarafından konuşuluyordur. Hızlı tren yeniden seferlerine başladığında İzmit’te durmuyordu. Oysa bu trenin yolcularının büyük çoğunluğu İzmit’lidir. Hatta ilginçtir, geçtiğimiz 3 yıl içinde bazı günlerde bu treni kullanırken, İstanbul’dan binen ve Eskişehir, Ankara ve Konya’ya giden birçok yolcunun İzmit kökenli olduğu duyunca çok şaşırıyordum. Burası önemli bir durak’tır. Unutmayın, eğer bu sağlanmazsa size olacağı yazayım: Özel Demiryolu Şirketi kurulur, buradan başlar, burada biter… Neden olmasın?

Havalimanı konusunda hepimizin bilmesi gereken bir nokta olmalıdır: Atatürk Havalimanı kapatılıp bütün uçuşlar İstanbul Havalimanına kaydırılınca, Sabiha Gökçen ile birlikte Cengiz Topel’in yıldızı parlamalıydı. Bu konu ciddi bir yöneylem araştırması konusu olsa da her zaman ön planda yer almalıdır. Birkaç Trabzon, birkaç Ankara seyahatimi bu havalimanından yapmıştım. Ankara’ya giderken tek sıkıntı şu oluyordu:  Eğer uçağın orta bölümünde oturursanız, tam size kahve ikram edilirken, pilotun “Şimdi iniş için alçalmaya başlıyoruz, masanızı kapatıp, koltuğunuzu dik duruma getiriniz” uyarısı ile o güzelim kahveyi elinize alarak içmek zorunda kalıyordunuz… Daha sonraki uçuşlarımı ya ön ya da arka tarafta yapınca, çay-kahve servis buralardan başladığı için böyle bir sorunla karşılaşmadım.

Bu defa birkaç farklı konuda görüşlerimi sizlerle paylaştım. Biraz olsun pandemiden uzakta kalmakta fayda var. Ama yine de mesafe, maske ve temizlik hassasiyetimizi lütfen bırakmayalım. Sağlık çalışanlarımızın ve yöneticilerimizin gayretlerini boşa çıkarmayalım.

İyi bir hafta dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?