Reklamı Kapat

Şimdi “Cumhuriyet” iptal edilip “saltanat” geri mi getirilmiş oldu?

Ayasofya’ya devam… Sevgili okurlarım, ülkemizde çok garip şeyler oluyor. İşin üzücü tarafı, bu olup bitenler, bu dayatmalar karşısında; Cumhuriyet’in...

Ayasofya’ya devam…

Sevgili okurlarım, ülkemizde çok garip şeyler oluyor.

İşin üzücü tarafı, bu olup bitenler, bu dayatmalar karşısında; Cumhuriyet’in kurucusu CHP sessiz, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü çizgideki İYİ Parti sessiz, yeni kurulan DEVA ve Gelecek Partisi sessiz, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan diğer bazı partiler sessiz, sözde laik Cumhuriyetçiler sessiz, üniversiteler sessiz, meslek kuruluşları sessiz, sivil toplum örgütleri sessiz.

Anlaşılır gibi değil!

Sanki üzerimize ölü toprağı serpildi…

Sanki morfin verip hepimizi uyuşturdular, çuvaldızı batırıyorlar duymuyoruz…

Sanki akıllarımızı kiraya verdik, alınan kararları tepkisiz boş gözlerle izliyoruz…

Evet, Türkiye, kesinlikle “eski Türkiye” değil.

Soran, sorgulayan yok!

Eleştiren yok!

Karşı çıkan yok!

Herkes kaderine razı, “başına gelecekleri” bekler vaziyette.

Bu olay “cami” olayı değil, bu olay “din” olayı değil

Sevgili okurlarım, ülkemizde “din” denince akan sular duruyor.

Tamam, dursun itirazımız yok.

Dine ve her türlü inanca saygımız sonsuz.

Biz bazı alavere dalaverelerin, bazı art niyetli planların “din”le perdelenmesine karşıyız.

Biz halkın “din”le, “cami”yle, “Kur’an”la, “Allah”la aldatılmasına karşıyız.

“Ayasofya” olayı…

Bu olay, “cami” olayı değil.

Bu olay, “din” olayı değil.

Bu olayın içinde “başka bir iş” var.

Bugün size bunu anlatacağım.

Yoksa Ayasofya cami olarak açılacakmış…

Açılsın.

Zaten bir bölümü cami…

Ezan okunuyor, namaz kılınıyor…

Şimdi yapılan, başka bir şey.

Ayasofya’yı “cami statüsüne” kavuşturmak için Danıştay’a aldırılan karar, bir yerde “Osmanlı hukukunu Cumhuriyet hukukunun yerine geçirme” olayı!

Danıştay, “Cumhuriyet hukuku”nu iptal etti, “Osmanlı hukuku” ile karar verdi.

Bu kararın Türkiye’yi nerelere götüreceğini, düşünebiliyor musunuz?

Baştan anlatayım

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını, 10 Temmuz 2020 günü iptal etti.

Danıştay, gerekçeli kararında, “Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın mülkiyetinde olduğu” bu nedenle “Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması gerektiğine” hükmetti.

Karar, ne kadar ilginç!

Evrensel hukuk kurallarının tamamen dışında…

Danıştay bu kararıyla, 550 yıl önceki “bir padişah vakfiyesine” dayanarak, 86 yıl önceki bir “Bakanlar Kurulu kararını” iptal ediyor.

Olacak şey mi bu?

Çelişki şurada.

Danıştay; İstanbul’u fetheden Fatih’in “bir vakfiyeyle Ayasofya’nın statüsünü belirleme hakkı” olduğunu kabul ediyor, İstanbul’u düşman işgalinden kurtarıp “vatan” yapan Atatürk’ün “Bakanlar Kurulu kararıyla Ayasofya’nın statüsünü belirleme hakkı” bulunduğunu kabul etmiyor.

Yani “İstanbul’un Fethi’ni” görüyor…

“İstanbul’un düşman işgalinden kurtarılışına” gözlerini kapıyor.

1470’lerde düzenlenmiş vakıf senedini esas alıyor, 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını yok sayıyor.

Bir yerde, “Osmanlı hukuku”nu “Cumhuriyet hukuku”nun yerine geçiriyor.

Danıştay’ın kararı bu derece vahim!

Cumhuriyet kuruldu, Osmanlı mı kaldı?

Danıştay, kararını “padişah mülkü” mantığına dayandırıyor.

Tamam, Osmanlı döneminde ülke padişahın mülkü, vatandaşlar da padişahın kullarıydı.

Osmanlı yıkıldı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu, Cumhuriyet ülkeyi “vatan”, insanları da “yurttaş” yaptı.

1923’te Osmanoğulları’ndan alınan saltanat “Türk halkı”na devredilmiş oldu.

Saltanat, “Türk milleti”ne verildi.

Ayasofya da milletin oldu.

Bir devlet yıkılıp yeni bir devlet kurulunca, kurulan yeni devletin kanunları geçerli olur.

“Cumhuriyet kanunları” da 1923’te “Osmanlı kanunları”nı bitirmiştir.

Türkiye, 97 yıldır Osmanlı kanunlarıyla mı yönetiliyor?

Hayır.

Ama Danıştay’ın bu son kararı, “Türkiye’nin artık ‘Osmanlı kanunları’ ile yönetildiği” izlenimini doğuruyor.

“Saltanat hukuku” geri getiriliyor…

Ne olacak yani şimdi, Ayasofya kararını esas kabul edip vatan topraklarını padişah torunlarına mı dağıtacağız?

Ortada bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasası var.

Anayasaya göre, Cumhuriyet mahkemeleri çağdaş, laik hukuk kurallarına göre karar vermek zorundadır.

Danıştay, 86 yıllık Bakanlar Kurulu’nu yok sayıyor, 550 yıllık bir padişah vakfiyesine göre karar veriyor.

Çağdaş ve laik hukuk kuralları, bunun neresinde?

Yapılmak istenen şu

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile gerçekleştirilebilirdi.

İki satırlık bir kararla iş biterdi.

Ama bu yapılmadı, Danıştay’a karar aldırıldı.

Bu kararla “Cumhuriyet hukuku” katledildi.

Bundan sonra da benzer kararlar alınmasının yolu açıldı.

Şimdi seyredin siz, Atatürk’ün imzaladığı Ayasofya kararnamesini iptal edenler, önümüzdeki günlerde Atatürk’ün imzaladığı diğer kararnameleri de bir bir iptal ettirme yoluna gidecekler.

Ortada ne Atatürk ilkelerini bırakacaklarne de Cumhuriyet ilkelerini…

Benim kuşkum bu!

Bu kuşkumda da haksız değilim.

Baksanıza, Danıştay’ın daha bu ilk kararından sonra,Atatürk anında “hain” ilan edildi.

Tekrar ediyorum…

Olay “cami” olayı değil, olay “din” olayı değil!

Hedefte, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerini sarsma” var.

İşte bakın, Danıştay’ın bir kararıyla, “Cumhuriyet” yok kabul edilip “saltanat” geri getirilmiş oldu.

Bu nedenle Danıştay’ın kararı eften püften bir karar değil, çok çok önemli bir karar.

Devletimiz ve milletimiz için hayati bir karar.

Laik Cumhuriyetçiler susmaya devam etsin, siyasal İslamcılar yıka döke yol almaya devam ediyor.

Benim gördüğüm bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Aydın - Adamlarin butun derdi Ataturk ve Cumhuriyet.29 ekim 2023 sabahindan ulkem adina endiseliyim.neredesiniz ey cumhuriyet hakimleri neredesiniz ey anayasa mahkemesi.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 15 Temmuz 20:12
03

Laiksalak - 95 yıllık reklam arası bitti dağılın osmanlı geliyor.

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 15 Temmuz 13:34
02

Bayraktarlı - teşekürler tanzer bey;

aynı düşünce ve duyguları paylaşıyorum.

saygılarımla

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 15 Temmuz 10:52
01

OF’lu - BU YAZIYI; GÖREVLERİNE BAŞLARKEN NAMUSU VE ŞEREFİ ÜZERİNE YEMİN EDENLERİN OKUMASINI DİLİYORUM.

BENCE BAŞKA SÖZE GEREK YOK.

Yanıtla . 6Beğen . 5Beğenme 14 Temmuz 22:30


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?