Tarihin seyrini değiştiren Kıbrıs Barış Harekatı

Bugün… 20 Temmuz…

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 46.yıl dönümü… 

Kıbrıs Barış Harekatı nedir? Kıbrıs Barış Harekatı'nın sebepleri ve sonuçları nelerdir? Kıbrıs Barış Harekatı parolası nedir? İşte Kıbrıs Barış Harekatı hakkında bilinmesi gereken bazı bilgiler...

Türkler ile Rumlar arasında ilk olaylar, Osmanlı İmparatorluğu'nun adayı 1878 tarihli 50 yıl süreli kiralama antlaşmasıyla Birleşik Krallık'a bırakmasından sonra 1920'de kiralama süresinin dolmasına 8 yıl kala başladı. Bu olaylar sadece siyasi kavgalar olmakta birlikte silahlı çatışmalar şeklinde olmamıştır. 1920 yılında Rumların, İngiltere'nin onayını almadan Yunanistan'a katılma plebisiti yapmak istemesi ve Birleşik Krallık yönetiminin buna izin vermemesi, Rumların önce Birleşik Krallık'ı adadan çıkarmaya yoğunlaşmasına sebep oldu. 1950'lerin sonuna kadar süren bağımsızlık hareketi, 1960 yılında uluslararası anlaşmalara dayanan bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasının yolunu açtı. Rumlar Birleşik Krallık'ı adadan çekilmesiyle, Türklerle birlikte ortak devlete razı olmadılar. Kıbrıs’ın tüm yönetimine kendileri el koyma yoluna gittiler; uluslararası anlaşmaları ve anayasayı çiğneyerek Türklere saldırılarda bulunmaya başladılar.

Kıbrıs Barış Harekatı askeri kod adı Atilla Harekatı olan ve 20 Temmuz 1974'te başlayan, 18 Ağustos 1974'te sona eren, 4 hafta 1 gün süren ve Kıbrıs Adası'na yapılmış Türk askeri barış operasyonudur.

Kıbrıs Barış Harekatı sebepleri 

15 Temmuz 1974'te Kıbrıs'ta askeri darbe gerçekleşti. Yunanistan'daki askeri cuntanın emri ile gerçekleştirilen darbe Kıbrıs Millî Muhafız Ordusu, Yunan-Rum paramiliter ordusu EOKA-B ile beraber organize edildi. Darbenin sonucunda Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos III. Makarios görevden alındı ve yerine EOKA-B'nin lideri Nikos Sampson getirildi. Darbenin amacı Kıbrıs'ta Yunan ilhakının gerçekleştirilmesi ve Kıbrıs Helenik Cumhuriyeti'nin kurulmasıydı.

Kıbrıs'ta yapılan darbe, Lefkoşa'daki Türk Büyükelçiliği tarafından şifreli mesajla Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığo'na iletildi. 1960 yılında imzalanan Kıbrıs Cumhuriyeti Garanti Antlaşması'nın garantör ülkesi olan Türkiye, bir diğer garantör ülke olan İngiltere ile ortak bir operasyon gerçekleştirmek için durumu görüştü. İngiltere'nin destek vermemesi halinde Türkiye tek başına askeri operasyon gerçekleştirme kararı aldı.

16 Temmuz 1974'te Dış İşleri Bakanlığı, ABD ve İngiltere Büyükelçilikleri'ne durumu bildirdi. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit, muhalefet partileri liderleri ile durumu görültü ve bir gün sonra müzakereler için Londra'ya hareket etti. 

Bülent Ecevit önderliğindeki Türk heyeti, dönemin İngiltere başbakanı Harold Wilson, İngiltere Dış İşleri Bakanı James Callaghan ve ABD Dış İşleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile Kıbrıs meselesini görüştü. Fakat İngiltere ve ABD, Türkiye'ye destek vermedi. 18 Temmuz 1974'te Türk heyeti Ankara'ya geri döndü. 19 Temmuz 1974'te Kıbrıs'taki durum Genelkurmay Başkanlığı'ndaki komutanlarla görüşüldü ve görüşmenin ardından Bakanlar Kurulu oy birliği ile Kıbrıs'a askeri müdahale kararı aldı.

Kıbrıs Barış Harekatı sonuçları

Temmuz 1974'teki ilk askeri müdahalede Kıbrıs'ın yüzde 3'ü Türk kuvvetleri tarafından ele geçirildi. Kıbrıs'taki Yunan askeri cuntası ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki Nikos Sampson görevi bıraktı. Yunanistan'da yönetim sivil iradeye devredildi. Fransa'da 7 yıldır sürgünde olan Konstantin Karamanlis Yunanistan'a geri çağırıldı ve 24 Temmuz 1974'te hükümeti kurdu. Böylece Yunanistan'da 1967'den bu yana süren askeri cunta yönetimi sona erdi.

Kıbrıs Barış Harekatı ikinci harekatı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararının 5. maddesi kapsamında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere taraflarının, Kıbrıs'ta anayasa düzeninin tekrar kurulması için görüşmelere başlaması gerekiyordu. 25 Temmuz 1974'te Birinci Cenevre Konferansı başladı ve 6 gün sürdü. 30 Temmuz'da Cenevre Antlaşması imzalandı. Üç ülkenin de dış dişleri bakanı Kıbrıs'ta Türk ve Rum olmak üzere iki otonom yönetimin mevcudiyetini kabul etti. Bu sebeple ortaya çıkabilecek sorunları görüşmek için anlaşma sağlandı.

İkinci Cenevre Konferansı'nın görüşüleceği 8 Ağustos 1974 tarihine kadar Rum ve Yunan askerlerinin Türk bölgelerinden çekilmeleri gerekiyordu fakat askeri birlikler bu bölgelerden çekilmedi. Türk bölgelerine saldırılar düzenlendi, kuşatıldı ve birçok Türk esir alındı.

8 Ağustos 1974'te İkinci Cenevre Konferansı başladı. Türk heyeti, Kıbrıs'ta coğrafi esasa dayalı federatif devlet kurulmasını önerdi fakat Rum tarafı bu öneriyi reddetti. Türk tarafı, Rum tarafına zaman kazandırmamak ve Türk bölgelerine yapılan saldırıları engellemek amacıyla 14 Ağustos'ta ikinci harekatın başlaması için anlaşmaya vardı. 

Kıbrıs Barış Harekatı parolası

Cenevre'deki görüşmelerden sonuç çıkmayınca dönemin başbakanı Bülent Ecevit, dönemin dış işleri bakanı Turan Güneş'e ''Ayşe Tatile Çıksın'' parolasını iletti ve 14 Ağustos 1974 günü saat sabah 04:30'da Kıbrıs'taki Türk birlikleri harekete geçti.

15 Ağustos 1974'te Kıbrıs'ın yüzde 38'i ele geçirildi. Rum kuvvetleri bu gelişmeyle beraber geri çekilmek zorunda kaldı fakat geri çekilirken Türk köylerini yaktılar ve insanları katlettiler. 

Kıbrıs Barış Hareketi ikinci harekatın sonuçları

Yunan Temyiz Mahkemesi askeri cunta yönetimi hakkında açılan dava sonucu 21 Mart 1979'da şu kararı verdi:

''Zürih ve Londra antlaşmalarına göre Kıbrıs'a yapılan Türk askeri müdahalesi yasaldır. Türkiye, yükümlülüklerini yerine getirme hakkı olan garantör devletlerden biridir. Esas suçlular darbeyi hazırlayan ve icra eden ve bu suretle de bu müdahalenin koşullarını hazırlayan Yunan subaylarıdır.''

Kıbrıs Barış Hareketi sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 415 kara, 65 deniz, 5 hava ve 13 jandarma olmak üzere toplamda 498 şehit verildi, 1200 kişi de yaralandı. 1672 Kıbrıs Türkü şehit oldu. Rum ve Yunan tarafında 4 bin kişi öldü, 12 bin kişi yaralandı.

KIBRIS BARIŞ HAREKETİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER

KIBRIS TÜRKLERİNİN GÖRÜŞÜ

 Kıbrıslı Türkler, harekattan hemen sonra sistematik katliamlardan kurtulmuş, yeniden kurulan asayişin etkisiyle 70'lerden önceki duruma geri dönebilmiştir. Kıbrıslı Türkler'e göre Zurih Anlaşması'nın verdiği haklara istinaden Türkiye adaya haklı olarak müdahale etmiş, adanın Türk nüfusuna yönelik saldırıların bitmesinde etkin güç olmuştur.

Kuzey Kıbrıs'ta harekatla ilgili birçok mezarlık ve tarihi mekânda, Türk askerlerine duyulan minnettarlığın izlerini görmek mümkündür. Adaya ilk çıkan ve burada ölen Türk askerleri için yapılan Şehit Albay İbrahim Karaoğlanoğlu Şehitliği, (Ankara Çubuk Motorize Piyade Alayı Komutanı) bunun en güzel örneklerinden biridir.

Ayrıca bugün KKTC'de bütün devlet ve diğer kurumlarda KKTC bayrağının yanında Türk Bayrağı da asılmaktadır. Bu, Kıbrıs Türkleri'nin, Anavatan Türkiye'ye gönülden bağlı olduğunun en önemli göstergesidir.

KIBRIS RUMLARININ GÖRÜŞÜ

Kıbrıslı Rumlar'ın büyük kısmı, harekattan hemen önceki olayları, Türk ve Yunan/Rum tarafının çektiği acıları unutmuş, adada KKTC'nin kurduğu hakimiyeti ayrılıkçı bir hareket olarak nitelendirmiş ve Türk Ordusu'nu işgalcilikle suçlamıştır. Rum tarafına göre Türkiye burada adadaki Türkler'in haklarını savunmamakta, emperyalist gayeler gütmekte ve Kıbrıs'ta söz hakkı almaya çalışmaktadır.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Birleşmiş Milletler'e göre Kıbrıs Cumhuriyeti adanın tek hakimidir ve Güvenlik Konseyi'nin yayınladığı 550 sayılı kararla KKTC'nin Birleşmiş Milletler üyesi devletlerce tanınmamasını istemiştir. Birleşmiş Milletler'e göre Türk askeri adada işgalcidir ve buraları uluslararası herhangi bir anlaşmaya bağlı olmaksızın işgal etmiştir. Alınan bu karar neticesinde KKTC, Türkiye dışında hiçbir Birleşmiş Milletler ülkesi tarafından tanınmamıştır.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AİHM'nin Türkiye aleyhine verdiği ilk karar, Türk harekatı sonucunda Girne'deki evinin elinden alındığını iddia eden Titina Loizidou tarafından açılmış ve Loizidou Davası olarak bilinen süreç sonunda mahkeme, Türkiye'yi 1,2 milyon avro ödemeye mahkum etmiştir. 1998 yılında sonuçlanan davada Türkiye, tazminatı 2003 yılında ödemiştir.

2006 yılında AİHM, görülmeyi bekleyen bütün tazminat davalarını bağlayan bir karar almış ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan Taşınmaz Mal Komisyonunu adadaki soruna dair bir iç hukuk yolu olarak tanımlamış ve Rumlar tarafından açılmış tüm bireysel tazminat davalarını, iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle reddetmiştir.

1994 yılında Rum hükümeti tarafından açılan, harekat sonrası kaybolan 1491 Kıbrıslı Rum'un ailelerinin ve yerinden edilen 221 bin kişinin zararlarının tazminini öngören başvuru 1996 yılında AİHM tarafından kabul edilmiş, 2001 yılında açıklanan ara kararda Türkiye'nin İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11 maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Davada nihai karar 2014 yılında açıklanmış ve Türkiye, harekat sonrasında kaybolanların ailelerine 30 milyon avro, adanın kuzeyinde kalan rumların zararlarının tazmini için de 60 milyon avro olmak üzere toplamda 90 milyon avro ödemeye mahkum edilmiştir.

KKTC ne zaman kuruldu?

1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. 15 Kasım 1983 tarihinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

Bülent Ecevit'in Kıbrıs Barış Harekâtı Konuşması

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs'a indirme ve çıkarma harekâtına başlamış bulunuyor. Allah milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Bu şekilde insanlığa ve barışa büyük hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki, kuvvetlerimize ateş açılmaz ve kanlı bir çatışmaya yol açılmaz. Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz.  Bu karara ancak tüm politik ve diplomatik yolları denedikten sonra mecbur kalarak vardık. Bütün dost memleketlere, bu arada son zamanlarda yakın istişarede bulunduğumuz dost ve müttefikimiz Birleşik Amerika'ya ve İngiltere'ye meselelerin müdahalesiz halledilmesi, diplomatik yollardan halledilebilmesi için gösterdikleri iyi niyetli çabalar için şükranlarımı belirtmeyi borç bilirim. Eğer bu çabalar sonuç vermediyse, elbette sorumlusu bu iyi niyetli gayretleri gösteren devletler değildir. Tekrar bu harekâtın insanlığa, milletimize ve bütün Kıbrıslılara hayırlı olmasını dilerim. Allah'ın milletimizi ve insanlığı felaketlerden korumasını dilerim.

KKTC’nin nüfusu NE KADAR?

Nüfus Kayıt Dairesi verilerine göre ülkedeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yurttaşlarının 252 bin 497,  geçerli izinlilerin 121 bin 802 olduğu,  ülkedeki toplam nüfusun ise 374 bin 299 kişi  olduğu açıkladı. Yani, KKTC’nin nüfusu 2019 yılı sayımına göre 374.299… Güney Kıbrıs Rum kesiminin nüfusu ise 827 bin 572 kişi…

Kıbrıs Barış Harekatı
Şanlı ‘Kıbrıs Barış Harekâtı’
Ordudaki adı ‘Attila Harekâtı’
20 Temmuz 1974’te başladı
Kıbrıs Türkünü zulümden kurtardı

**

Türkiye garantör devletti
Londra ve Zürih Antlaşması gereği
Kıbrıs Adasına müdahale etti
Kıbrıs’a barış ve huzur getirdi

**

Kıbrıs, Yavru Vatan, Türk yurdu
Her zaman Türk olmuştu
Yunan’ın Megalo İdea rüyası
Kıbrıs Barış Harekâtını başlattı

**

1974’ten beri özgür Kıbrıs Türkü
Ne savaş var, ne Yunan zulmü
Türkiye her zaman Kıbrıs’ın yanında
Kıbrıs, Türkiye ile omuz omuza

**

Ayşe tatile çıkalı 41 yıl oldu
41 yıldır barış içinde Kıbrıs Türkü
Kıbrıs, geçmişi üzüntülü yarını ümitli
Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Vedat SADİOĞLU

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?