Reklamı Kapat

Laik Cumhuriyet rejiminin sonu mu?

Önceki gün Ayasofya’da “siyasi şov” vardı.

Sanki daha önce ezan okunmuyormuş, sanki daha önce namaz kılınmıyormuş gibi, “Cuma namazı gösterisi” yapıldı.

Yıllardır bir bölümü “cami”, bir bölümü “müze” olarak kullanılıyordu, bu gerçek bilindiği halde, sanki “86 yıl sonra ilk defa namaz kılınıyor” algısı yarattılar.

Her neyse…

Dinimiz bir kez daha siyasete alet edildi.

Daha önce yazdım, bir kez daha belirteyim.

Aslında Ayasofya olayı, “din” olayı değil, “cami” olayı değil, “namaz” olayı değil, “ezan” olayı değil…

Asıl hedefleri Atatürk’tü.

Asıl hedefleri Cumhuriyet değerleriydi.

Taa Danıştay kararından başlayarak, bu hedefleri vurmaya başladılar.

Danıştay; “Cumhuriyet hukuku”nu yok saydı, kararını “Osmanlı hukuku”na dayandırdı.

Bu ne demek?

Biz “Atatürk ve sonraki dönemi yok kabul ediyoruz” demek.

O kararın anlamı bu!

Önceki günkü “gövde gösterisi”…

Bu gövde gösterisi de Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerine karşı yapıldı.

Atatürk’e isim verilmeden hakaret edildi, Cumhuriyet’e meydan okundu.

Kılınan “İslami bir Cuma namazı” değildi.

Kılınan “Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i inkâr” namazıydı.

AKP’nin rejimle ilgili gizli ajandasının dışavurumuydu.

Çaktırmadan ilanıydı…

Açılış tarihinin 24 Temmuz’a rastlatılması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “kuruluş senedi” olan Lozan’ın reddiydi.

Diyanet İşleri Başkanı’nın hadsizliği

Ayasofya töreninde bir kez daha anlaşıldı…

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı cephe oluşturmak için görevlendirilmiş.

İsim vermeden Atatürk’e hakaret etti.

Atatürk’ün imzaladığı 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararına göndermede bulunarak, “Fatih Sultan Mehmet Han burayı kıyamete kadar cami olarak kalması için vakfetmiştir. Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar. Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar."

Hadsizliğin bu kadarına pes doğrusu!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran kim?

Atatürk…

İstanbul’u düşman işgalinden kurtarıp vatana katan kim?

Atatürk…

Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı vermemiş olsaydı, Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmamış olsaydı, Ayasofya’da çan sesi duyulur olacaktı.

Bir soru daha…

Ayasofya’yı tapuya “cami” olarak tescil ettiren kim?

Atatürk…

Ali Erbaş bu gerçekleri bilmiyor mu?

Biliyor, ama dedim ya Atatürk ve Cumhuriyet aleyhine cephe oluşturmakla görevli olmalı ki, bu görevini yerine getiriyor.

Atatürk’e teşekkür edeceğine, Atatürk ve silah arkadaşları için dua edeceğine, “lanet” okuyor.

Ali Erbaş lanet okudu, komutanlar dinledi

İşin acı tarafı, Ali Erbaş Cuma hutbesinde isim vermeden devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okurken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi de resmi üniformalarıyla Ayasofya’daydı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler…

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar…

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal…

Nasıl bir duygu içindelerdi, bilemiyorum.

Ne düşündüler, ne hissettiler?

Ama o sahneyi izlerken benim içim burkuldu.

“Demek” dedim kendi kendime, “Türk Silahlı Kuvvetleri de artık Atatürk’ün ordusu, Cumhuriyet’in ordusu değil!” 

Kılıçla “barış mesajı” olur mu?

Ali Erbaş, minbere fetih sembolü olan kılıçla çıktı.

Neyin fethi arkadaş?

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmiş, Atatürk de İstanbul’u kendi döneminde düşman işgalinden kurtarmış.

Dünyada fetih dönemi bitti.

Şimdi, barış zamanı…

Elde kılıçla barış mesajı mı verilir?

Sonra,“cami” sözcüğünün bir anlamı var.

“Cami”, Arapça “cem” sözcüğünden gelir.

“Cem”, toplamak, bir araya getirmekdemek.

“Cami” de toplayan, bir araya getiren anlamını taşır.

Önceki gün biz Ayasofya’yı ayrıştırmak için kullandık.

Birlik ve beraberliği iyice yok ettik.

İstanbul’u, Ayasofya’yı, bütünüyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bize bağışlayan Atatürk’e bir teşekkürü, bir duayı bile çok gördük.

Yazıklar olsun bize!

Dikkat edin, bu toplumun ortak değerleri bir bir yok ediliyor.

Toplumun geçmişiyle bağları koparılıyor.

Atatürk yok…

Laik Cumhuriyet ilkeleri yok…

Çağdaş uygarlık hedefleri yok…

Çıkarın bunları, geriye klasik bir Ortadoğu ülkesi kalır.

Hedef bu mu?

Ülkemize, devletimize, milletimize yazık ediyoruz.

Biran önce aklımızı başımıza toplamamız şart.

İş işten geçmeden…

Atatürk ve laik Cumhuriyet, bu ülkenin yaşam kaynağı!

Bu değerlerimizi yok edersek, geriye Irak kalır, Suriye kalır, Mısır kalır!

Çok dizimizi döveriz, çokkk!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Erhann - yunandan daha yunan , bizanstan daha bizans olanlar meydanda

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Temmuz 18:25
04

Muşi dayı - Ortada bir beddua var ha okumuş ha okumamış,okumasa bile beddua geçerliliğini kaybetmiyor.D.İ.B da hata yapmış olabilir,sizinde komuta kademesinden bahsederek orduya darbe imasımı yapıyorsunuz.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 26 Temmuz 16:28
02

Lazo - ATA'mıza dil uzatanın dili kopsun.Ey chp iktidara geldiğinde bu itten hesap sormazsan Allah hepinizin belasıni versin.

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 26 Temmuz 08:34
01

OF’lu - ALİ ERBAŞ’a VERİLEN GÖREV; ATATÜRK’ü MİLLETİN HAFIZASINDAN SİLMEK ve YERİNE BAŞKA BİRİNİ MONTE ETMEKTİR. BUNUN İÇİN TÜM CAMİLERİ KULLANIYOR. DİNİ DUYGULAR ÜZERİNDEN YÜRÜYOR.

DİNİMİZİ VE KUTSAL MEKANLARI SİYASİ İKBALLERİ İÇİN KULLANARAK CUMHURİYETİN ALTINI BOŞALTANLAR EN BÜYÜK GÜNAHI İŞLEMEKTEDİRLER.

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 26 Temmuz 00:12


Anket Kocaeli'de su fiyatını pahalı buluyor musunuz?