Reklamı Kapat

CHP, dar kalıplarını kırabilir mi?

Sevgili okurlarım, Türkiye tam kritik süreçten geçerken, rejim tartışmalarının iyice yoğunlaştığı bir dönemde, ana muhalefet partisi CHP 37’inci kurultayını yaptı.

Kurultayın adını, içinde bulunduğumuz kritik dönem nedeniyle “iktidara yürüyüş” koydu.

“CHP İktidara Yürüyüş Kurultayı”…

Topluma umut vermek istedi.

“Merak etmeyin, iktidara geliyoruz, AKP’nin devletimizin “demokratik- laik- sosyal” yapısını değiştirmesine izin vermeyeceğiz”…

Toplum, böyle bir beklenti içine sokuldu...

Kurultay böyle bir hava içinde yapıldı…

Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’nın açılışında Atatürk’e hakareti, CHP Kurultayı’ndan beklentiyi daha da artırdı.

CHP’ye, “iktidar olma sorumluluğu” yüklendi.

“Şimdiye kadar iktidar olacağım dedin olamadın, bak memleket elden gidiyor, artık iktidar ol” dendi.

Böyle bir beklenti içine girildi.

Gelişmeleri bu açıdan değerlendireceğiz. 

Türkiye’de “iktidar” değil, “muhalefet” sorunu var

Daha önce defalarca yazdım, bir kez daha yazayım.

Türkiye’deki esas sorun, “iktidar sorunu” değil, “muhalefet sorunu”!

18 yıldır iktidarda bulunan AKP, en nihayet “Ben buyum” deyip yoluna devam ediyor.

Tamam, ülkeyi çok kötü yönetiyor…

Tamam, devletin bütün kural ve kurumlarını yok etti…

Tamam, toplumu üretimden kopardı, devleti boğazına kadar borçlandırdı…

Tamam, eğitim sistemimizde “bilimselliği” değil, “dinselliği” esas aldı, “dindar ve kindar nesiller” yetiştirmeyi hedefine koydu…

Tamam, ülkemizin başta komşularımız olmak üzere tüm dünya ile arasını açtı…

Tamam, ekonomi iflas etti…

Tamam, başta basın özgürlüğü olmak üzere tüm özgürlükler kısıtlandı…

Tamam, ülkemiz “tek kişinin kararıyla” yönetilir hale geldi…

Hepsi tamam, özetle Türkiye tarihinin en zor günlerini geçiriyor.

AKP yönetiminde en zor günlerimizi geçiriyoruz, ama buna rağmen CHP bugüne kadar ciddi bir “iktidar alternatifi” olamadı.

İvmesini yükseltemedi.

Güven veremedi.

Dar kalıbını kıramadı.

“Hah, memleketi gönül rahatlığıyla CHP’ye teslim edebiliriz” dedirtemedi.

Eğer dedirtmiş olsaydı, AKP bugüne kadar zaten çoktan iktidardan gitmişti.

İşte bu nedenle, “Türkiye’de iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var” dedim.

“CHP’nin yerel seçimlerdeki başarısı ne?” diye soracaksınız.

Yerel seçim başarısı, tek başına CHP’nin başarısı değil.

Ortak bir başarı…

Bu başarıda İYİ Parti’nin, HDP’nin ve SP’nin desteği çok büyük.

Hatta sağduyu sahibi AKP ve MHP’lilerin katkısı…

Birlikte başardılar.

Kurultaydaki konuşmasında “Dostlarımızla başardık, başaracağız…” ifadesini kullanması bundan.

Bu kurultay, CHP’yi değiştirmiş olabilir mi?

CHP’yi yakından izlemeye çalışıyorum.

En nihayet, devletimizi kuran parti!

Hepsi geldi gitti…

DP’si, AP’si, DYP’si, ANAP’ı…

O, dimdik ayakta!

Demokratik ve laik Cumhuriyet’imizi beklemeye devam ediyor.

İyi de, iktidar olamadan, sürekli muhalefette sürdürülen bu “bekçilik” görevini daha ne kadar devam ettirebilirler?

Sorun burada!

1923’te inşa edilen “Laik Cumhuriyet” kalesinin taşları, işte görüyorsunuz bir bir yerlerinden sökülüyor.

Kale çöktü çökecek…

Şu önümüzdeki dönem çok önemli!

İktidarın “kalenin taşlarını yok etme çabası” önlenebilirse, Cumhuriyet’i kurtaracağız.

Bu kurtarma operasyonunda da en büyük görev, diğer muhalefet partileriyle birlikte CHP’ye düşüyor.

CHP’nin, üstleneceği bu tarihi görev nedeniyle, dar kalıplarını kırması şart!

“CHP, dar kalıplarını kırabilecek mi?” diye sormam bundan.

Ne dersiniz, CHP dar kalıplarını kırabilir mi?

CHP’nin kurultaylarını yakından izlerim.

Bu son kurultayı da izledim…

Kurultay öncesini, kurultayda yaşananları ve hemen sonrasını irdeledim.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kurultay öncesi CUMHURİYET Gazetesi’nde yayınlanan 22 Nisan 2020 tarihli “Alçak gönüllü bir uygarlığın inşasına çağrı” başlıklı makalesi ile 19 Temmuz 2020 tarihli “Yeni devletçilik: Güçlü sosyal devlet” başlıklı makalelerini satır satır okudum.

Notlar çıkardım.

CHP nasıl bir Türkiye hayal ediyor, anlamaya çalıştım.

Sonra, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayda okuduğu “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirisi”…

13 maddelik manifesto…

CHP’nin iktidara gelince yapacakları…

Hap gibi, anlaşılır, mükemmel hazırlanmış.

Bunlara hiçbir diyeceğim yok!

Peki, CHP bütün bunları kiminle yapacak?

En yetkili organı, “Parti Meclisi”.

Parti Meclisi, kendi arasından kısa adı MYK olan Merkez Yürütme Kurulu’nu seçecek, bu kurul bütün çalışmaları yürütecek.

Yani CHP’yi iktidara, eğer başarabilirse, “Parti Meclisi” ve “Merkez Yürütme Kurulu” taşıyacak.

Tabii tabanda da parti teşkilâtları var.

İl ve ilçe teşkilâtları…

Başarı için “heyecan” ve “çok çalışmak” şart!

Her şey kâğıt üzerinde çok güzeldir.

Yazılan yazılar…

Söylenen sözler…

Yapılan programlar…

Verilen vaatler…

Önemli olan, “inandırıcı” olmaktır.

Daha doğrusu “inandırıcı” olabilmektir…

Güven verebilmektir…

Bu da “çok çalışmayı” gerektirir.

İnsan ilişkisini…

Halka dokunabilmeyi…

Çalışmaları, “dava olarak” kabul etmeyi gerektirir.

“Heyecan duymayı” gerektirir.

Her adımda “kişisel çıkarları” değil, “parti ve ülke çıkarlarını ön planda tutmayı” gerektirir.

Bu, bir kişinin gayretiyle olmaz.

Gecesini gündüzüne katacak, samimiyetle çalışıp zorluklarla savaşacak bir ekip işidir bu!

Geniş bir ekip işi…

İşte ben bu noktada kuşkuluyum.

Gözlemlerime göre, CHP’nin “yapısal hastalığı” devam ediyor.

“Kişisel çıkarların hep ön planda tutulduğu” hastalık…

Ben! Ben! Ben!

O, “ilçe başkanı” olacak…

O, “il başkanı” olacak…

O, “belediye başkanı” olacak…

O, “meclis üyesi” olacak…

O, “milletvekili” seçilecek…

O, “parti meclisi”ne girecek…

O olmaz başkası olursa, ense!

Çalışır gibi görünüp kıllarını kıpırdatmazlar.

55 yıllık gazetecilik yaşamımda, bu hastalıklı yapının çok çarpıcı örneklerini gördüm.

Son söz

Türkiye bu haldeyken…

“Demokratik laik Cumhuriyet rejimi” konusunda yol ayrımına gelmişken…

Mutlaka Cumhuriyet değerlerine sahip bir siyasi gücün ortaya çıkıp Türkiye’yi “ipten alması” şart!

Bu görev de bugünkü şartlarda Cumhuriyet’in kurucusu CHP’ye düşüyor.

CHP nasıl 97 yıl önce Cumhuriyet’i kurmuşsa, bugün de tehlikede olan Cumhuriyet’imizi kurtarmalıdır.

CHP, bu tarihi görev için de yıllardır içinde bulunduğu “dar kalıpları”nı kırmalıdır.

Başka çaresi yok!

Başaramazsa, Cumhuriyet’le birlikte CHP de yok olup gidecek.

Başka çaremiz yok!

Başaramazsak, 100 yıla yakın süredir sahip olduğumuz değerlerin arkasından hep birlikte gözyaşı dökeceğiz.

İyi biline!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ulus1919 - MERHABA TANZER BEY

CHP'DEN ÇOK ŞEYLER BEKLEDİĞİNİZİ GÖRÜYORUM. BU KURULTAYI DA GÖRDÜM. BU GÜNKÜ CHP YÖNETİCİLERİ ASLA İKTİDARA KOŞAMAZLAR. ÇÜNKÜ;

CHP İDEOLOJİSİNİ KAYBETTİ. AKB KÜLTÜRÜNÜ BENİMSEDİ, GEREK YERELDE, GEREK GENELDE CHP'Lİ YÖNETİCİLERİ İZLEYİN MİLLETVERİLLERİNİ İZLEYİN BİR ÇOĞU AYNI AKP'Lİ GİBİ SAKAL BIRAKIYOR, AKP'Lİ GİBİ GİYİNİYOR. DENESİNLER; SAKALLI YÖNETİCİLERİNİ TOPLU HALDE YÜRÜYÜŞ YOLUNA ÇIKARTSINLAR VE HANGİ PARTİDEN OLDUKLARINI GELİP GEÇENE SORSUNLAR. %90'I AKY'Lİ DİYECEKTİR. BAŞ ÖRTÜSÜ HER ZAMAN KADINLARIMIZIN GİYSİLERİNDEN BİRİ OLMUŞTUR. FAKAT TÜRBAN CUHMURİYET KARŞITI GÜÇLERİN SEMBOLÜDÜR. NİHAYET CHP GENEL YÖNETİMİNE TÜRBANLI BİRİ DE GİRDİ. CHP BU AKP KÜLTÜRÜNDEN VAZGEÇİP, ATATÜRK'ÜN CHP KÜLTÜRÜNE VE İDEOLOJİSİNE YÖNELMEZ İSE, SADECE ÜTOPYA PEŞİNDE KOŞAR. ESKİDEN EMEKÇİNİN PARTİSİ OLAN CHP BU GÜN SOSYETENİN ( BENZETME) PARTİSİ OLDU. EMEKÇİLER UNUTULDU. YENİDEN YAPILANIRKEN DİNCİLİK AĞIRLIKLI OLUŞUMA GİDİLİYOR. OYSA CHP'NİN ÖNÜNDE TEK SEÇENEK VAR " KEMALİZM". CHP ŞAYET KENDİ İDEOLOJİSİNİ BULMAZ İSE ÇARESİZLİKTEN KENDİSİNE OY VEREN KİTLEYİ DE KAYBEDECEK.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 08:51


Anket Kocaeli'de su fiyatını pahalı buluyor musunuz?