Reklamı Kapat

Hereke’nin artık sadece adı var…

Bildiğiniz gibi Karamürsel’in tam karşısında ipek halıları ile dünyaca ünlü olan Körfez ilçesine bağlı Hereke Mahallesi var. Hereke çocukluk ve gençli...

Bildiğiniz gibi Karamürsel’in tam karşısında ipek halıları ile dünyaca ünlü olan Körfez ilçesine bağlı Hereke Mahallesi var. Hereke çocukluk ve gençlik çağlarımızda yemyeşil kasabaydı. Vapurla karşıya geçtiğinde iskelenin hemen yanındaki köhne Kır bahçesinde oturur tavşankanı bir çay içer. Hereke Sümerbank Spor Kulübünün kürek takımlarının çalışmalarını zevkle izlerdik. Küçüle küçüle mahalleye dönüştü.

İskelenin sol tarafında yer alan Milli Saraylar halı atölyelerinde yapılan meşhur Hereke ipek halılarının dokumasını izin alır saatlerce izlerdim.

Hereke’yi Hereke yapan 1843 de kurulmuş Sümerbank halı ve mensucat fabrikası idi. Hatta birçok Karamürsel insanı o fabrikalardan emekli olmuştu. Hereke İpek halılarının çoğunluğu da Karamürsel’in Kızderbent mahallesinde kurulan atölyelerde yapılırdı.

Bundan sekiz dokuz yıl öncesine kadar vapur ile Hereke’ye geçer trenle de İstanbul’a giderdik. Çok güzel günlerdi. Tren istasyonun yanındaki kocaman ağacın altında oturur Herekelilerin tren gelene kadar sohbetlerini dinlerdim.

1966 yılında Çimento fabrikası yapılması ile İstanbul yolu toz duman oldu.

Evlerin çatıları çimento toz bulutları ile kaplanmaya başladıkça Hereke’nin tadı kaçmaya başlamıştı.

80’li yıllarda Üniversiteye giderken pazartesi vapurla İstanbul’a gider, Cuma günleri de vapurla geri gelirdim. Karamürsel’e dönüş yolunda Hereke’yi izler ufak ufak taş ocağının koca dağı erittiğini gözlemlerdik. Çimento ihtiyacı arttıkça taş ocağı alanı da genişlemeye başladı.

Hereke’nin bir kültürü vardı, bir dostluğu vardı. Hereke kendi kültürünü ve sosyal alanını Sümerbank’ın kapanması ile kaybetmeye başlamıştı. 1950’lerde kurulan Kürek takımları yok olduktan sonra Hereke de aslında yok olmuştu.

Sümerbank kapanmış ancak Çimento fabrikası olağan üstü kaba görüntüsü ile büyümeye başlamıştı. Nadir insanların yerini farklı ve daha umursamaz insanlar almıştı.

Hele Hereke Belediyesi kapandıktan sonra artık Hereke kaderine tam anlamı ile terk edildi.

Sahilde bulunan hafta sonları gittiğimiz o güzelim piknik alanı kaybolmuş yerini ailelerin gelemediği virane yere bırakmıştı.

Bu arada Çimento fabrikası büyüdükçe arka taraftaki taş ocakları genişlemeye yeşil örtünün yerini Karamürsel’den görünen korkunç taş oyukları halini almaya devam ediyor.

Gerçekten eskiden Hereke’nin güzel görüntüsü karşı kıyıdaki Karamürsel’i memnun ederdi.

Ya bugün?

Karamürsel’den bile duyduğumuz Taş ocaklarında yapılan faaliyetlerin en önemlisi patlatmalardır. Patlatmalar doğal dengeyi, suyollarını bozuyor. Değişen suyolları nedeniyle çevrede yaşayanlar, yaşamını ekip biçerek kazanan çiftçiler ve toprakları gözümüzün önünde yok oldu. Elbet taş ocakları yapılacak ancak; yerleşim yerlerinden, ormanlık alanlardan, su üretim alanlarından uzakta ve ağaçlandırılamayacak kayalık alanlarda yapılması gerekmez mi?

Devletten nerede ise bedavaya kiralanan Taş ocağından çıkarılan ticari değere sahip taşlar alınınca geriye kullanılmayan taş ve toz kalıyor. Hereke de olduğu gibi. Hereke iskelesinin yanındaki derenin taşıdığı taş ve toz parçaları suyolu ile İzmit Körfezine taşınıyor. Taşınan atıklar nedeniyle su canlıları da zarar görüyor. Kil ve toz parçaları balıkların ve yavrularının solungaçlarına girerek ölmelerine neden oluyor. Koca körfezde 150’nin üzerindeki balık çeşidinden sadece dip balıkları ve karnını doyurmak isteyen yunuslar kaldı.

Bu arada Taş Ocaklarının faaliyetleri nedeniyle toprak ve suda oluşan arsenik ve ağır metal kirliliğinin, bölgedeki kanser vakalarını artırdığını da unutmamak gerekir.

Karamürsel’den Hereke’ye baktığımız zaman işte bu yok oluşu rahatlıkla görüyoruz. Sizi bilmem ama ben karşı kıyıya baktıkça yok olan kenti her gün görüyor içim sızlıyor. İstediğiniz kadar geceleri pırıl pırıl ışıklarla donatın gündüz gördüğümüz manzara korkunç.

Taş ocakları o kadar geniş alana yayıldı ki nerde ise koca dağ yarılmış dağın arkasına doğru bir yarık açılmak üzere. Ve yanlarında kurulmuş koca koca mahalleler.

Sahipsizliğin büyük örneği değil mi sizce? Yemyeşil yer yok olmuş, doğal güzellikler yok olmuş taş yığınları ön plana çıkmış.

Düşünün küçük bir taş ocağı iken bugün yıllar içinde büyüyen devasa çirkin manzara.

Peki! İzin verilmeseydi, susulmasaydı bu duruma gelir miydi?

Taş ocaklarına yakın oluşturulmuş mahallerde halk isyan ediyor. Evlerinin toz bulutu ile kaplandığını gelip geçen kamyonlardan huzurlarının kalmadığını çocuklarını dışarıya çıkaramadıklarını dile getiriyor, hastalıkların artığını söylüyorlar. Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş. İş işten geçeli yıllar olmuş. Neden o mahalleri oraya kurarken düşünmediniz?

Peki! Bunun sorumlusu kim? Bunu sorumlusu Hereke’ye sahip çıkmayan yöneticiler değil mi? 2016 yılında özel işletme Taş Ocaklarının yollarını yaptıkları ile övünen Büyükşehir Belediyesine ne demeli? Kimin yanında anlayamadım.

Unutmamak lazım ki! Çevrenin değerlerine sahip çıkmazsan o güzelliği bir daha

görmek imkansızlaşır. 

Bugün Hereke’nin eski güzelliğini geri getirebilir misiniz? Hayır!.. O üzüm bağlarını geri getirebilir misiniz? Hayır!.. Ya! Meyve bahçelerini?

Zamanında düşünmek, zamanında hareket etmek, Hereke’ye sahip çıkmak ve çevreyi yok eden taş ocaklarını engel olmak gerekmez miydi?

Hereke’nin koca dağı eridi gitti. O güzelim Hereke yok oldu. Sadece Hereke’nin adı var.

Hepinize saygılar sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?