Reklamı Kapat

Ne maske ne mesafe

Aylardır salgın hakkında yazılar yazıyorum, zira ülkemizin ve dünyanın en önemli meselesi şu anda içinden geçtiğimiz bu pandemi günlerinde minimum ölü...

Aylardır salgın hakkında yazılar yazıyorum, zira ülkemizin ve dünyanın en önemli meselesi şu anda içinden geçtiğimiz bu pandemi günlerinde minimum ölüm sayısıyla süreci atlatabilmek. Ancak Türkiye’de yaşıyorsanız siyasi krizler, ekonomik çalkantılar, terör şu bu derken tek gündemimiz olması gereken Koronavirüs salgını bir anda öncelikler listemizin aşağılarına yuvarlanıveriyor.

Salgının ilk günlerinden beri işlerim gereğince evde iki günden fazla kaldığım olmadı. Sokağa çıkma yasağı olan günler dahil sürekli dışarıda, insanların arasındayım. Geçtiğimiz perşembe günü kendimce sosyal bir deney yapmak üzere tüm günümü ayırdım. Kentimizin belli noktalarında yirmişer dakika durdum ve gelen geçen insanların maske takma, sosyal mesafeye uyma davranışlarını kendimce küçük bir istatistik tuttum.

İzmit merkezde yirmi dakika boyunca durduğum bir kavşakta yürüyerek yanımdan geçen 244 kişinin 51’inde maske yoktu. 33 kişide maske burnu açık bırakıyordu. 49 kişi de maskesini çenesinin altına indirmiş şekildeydi. Yani 244 kişinin %46’sı maskesini düzgün takmıştı. Çoğunluk maskeyi takmış gibi yapıyor ya da hiç takmıyor.

İzmit merkezde ikinci durağım olan yerde de geçen yirmi dakika boyunca 381 kişinin 70’inde maske yoktu. 41 kişide burun açıktı, 48 kişide de maske çene altındaydı. 381 kişinin 222’si maskesini düzgün takmıştı. %58 gibi bir düzgün takma oranı var.

Körfez’deki durağımda yirmi dakika boyunca yanımdan 190 kişi geçti. 43’ünde maske yoktu. 40 kişinin burnu açıktı. 58 kişide de maske çene altındaydı. Sadece 49 kişi maskesini düzgün şekilde takmıştı, oran %25.

Gebze’deki durağımda yirmi dakika boyunca yanımdan 332 kişi geçti. Bunların 58’inde maske yoktu, 42’sinde burun açıktı. 55’inde maske çene altındaydı. 176 kişi maskesini düzgün takmıştı, %53 gibi bir oran var.

İzmit merkezde iki AVM’ye girdim, bunlarda da durum pek iç açıcı değil üstelik kapalı alan olmasına rağmen. Çalışanlar da dahil olmak üzere birinde 161 kişi gördüm, maske takmaya 15, çenesinin altına indirmiş 30, burnu açık 61 kişi. Düzgün maske takmış kişi sayısı sadece 55. Oran %34. İkinci AVM’de de 189 kişi gördüm. Maske takmayan 21, çenesinin altına indirmiş 27, burnu açık 55 kişi. Maskesini düzgün takmış kişi sayısı 86, oran %45.

Mesafe Zaten Yok

Millet olarak zaten gereğinden fazla fiziksel samimiyeti seven, kişisel alana saygı duymayan, eli kolu pek rahat durmayan bir yapımız vardır. Bu alışkanlıklarımız ne yazık ki pandemi döneminde bizim aleyhimize bir şekilde işliyor. Bankalarda, dükkanlarda, marketlerde, sokakta, kuyrukta… Hiçbir yerde eğer bu konuyu takip eden bir güvenlik görevlisi yoksa kimse sosyal mesafe kurallarına uymuyor. Günde belki iki üç kere kişisel olarak “az uzak dur kardeşim” diye insanları uyarıyorum beklemekte olduğum bir yerde. Suratıma sanki uzaylı görmüş gibi bakıyorlar. Çoğunda maske zaten nizami takılmamış.

Bu iş neden böyle oluyor peki? Devletin en üst makamından tutun da ekranlarda konuşan en kıymetlisinden en dandiğine uzman sıfatlı kişilere kadar, yani iletişim mesajı aldığımız her kanaldan her mecradan bu salgının şakasının olmadığı, sürekli yayıldığı ve tehlikenin çok ama çok büyük olduğu anlatılırken neden insanlar umursamıyor?

Sokakta mikrofon uzatılınca “salgına inanmıyorum amariganınnisrayilin oyunu” ya da “emperyalizm küresel sistemi şekillendirmek ve bizlere çip takmak için…” diyen insan suretli tek hücrelileri bir kenara koyalım. Onlar zaten ülkemizin ayağına dolanmış ve her attığımız adımda etimizi kesip canımızı yakan dikenli çalılar. Ne yapacaksak yapalım bu birbirine düşman olan ama aslında bir elmanın iki yarısı olan tipitiplere rağmen yapacağız.

Bilim Kurulunun Yapısı

Halkımız en üst düzeyden yapılan uyarıları dikkate almıyor, işin komik tarafı bilim kurulu üyesi kıymetli uzmanlar da ekranlarda “insanlar neden maske takmıyor, anlamıyorum” diyorlar. Bunu anlamaları elbette mümkün değil çünkü hepsi sayısal eğitim almış tıp doktorları.

Bu kurul şekillendirilirken sosyolog, psikolog, iletişimci, dil bilimci, sosyal psikolog, tarihçi, iktisatçı gibi farklı alanlarda kitlelerin eğilimlerine üzerine çalışmalar yapmış sosyal bilimcilere de yer verilseydi; kuruldaki tıp doktoru hocalarımıza sosyal bilimler doktoru meslektaşlarım çok güzel bir şekilde anlatırlardı. Bu sayede de kurulun önerdiği tedbirlerin doğru mesaj, doğru kanal, doğru araçlar eliyle insanlara aktarılması sağlanabilirdi.

Maalesef artık bu algıyı kırmak çok zor. Çünkü beş aydır algı toplumun geniş kesimlerine bir şekilde yerleşti. Bunun önüne geçmek için yapılacak tek şey şok tedavisidir. Travmatik sonuçlar yaratacak olmakla beraber hayatını kaybetmiş hastaların son anlarının videoları, sesleri ve fotoğrafları yayınlanmalıdır. Maske ve mesafe kuralına uymayan kişilerin salgını önemsemedikleri için hasta olduklarını mevcut yatan hastaların röportajlarıyla insanlara anlatmaları sağlanmalıdır.

Yayınlanma tarihini ve yayınlayanını hatırlayamadığım bir araştırmada bundan yıllar önce PKK terörünü ülkenin birinci sorunu gören kişilerin, ağırlıklı olarak terörle mücadelede en çok şehit vermiş kentlerde olduğu sonucu çıkmıştı. Çünkü her insan bir şekilde ya ailesinden ya sosyal çevresinden birisini bu mücadelede kaybetmişti. Koronavirüs salgını çerçevesinde de sosyal matematik bu şekilde işliyor. İnsanlar yakın çevrelerinden birisini kaybetmedikçe bu salgının ne derece tehlikeli olduğunu anlamıyorlar. Bundan dolayı da maske, mesafe, hijyen gibi konulara önem vermiyorlar.

Geç Kalmak Üzereyiz

Sağlık Bakanlığı ve yerel yöneticiler son on gündür mevcut gidişatın hiç de iyi olmadığını, yatak kapasitelerinin dolmaya başladığını ve kontrol altına alınmazsa sağlık sisteminin çökme noktasına yaklaştığını açık açık ifade ediyorlar. Son alınan kararla durumu ağır olmayan hastaların tedavilerinin evde sürdürüleceği açıklandı. Bu kişiler evde birlikte yaşadıkları insanlardan nasıl izole edilecekler?

Yurtlarda karantina benzeri bir uygulama, yurtlarda hastalığı hafif şekilde atlatanların tecrit ve tedavisi şeklinde derhal uygulamaya geçirilmeli. Bu konuda bir çalışma kuvvetle muhtemel yürütülüyordur. Zira maskeyi mesafeyi hijyeni tabiri caizse sallamamış insanların tecrit kurallarına uymalarını beklemek safdillik olacaktır. Aktif hastaların bu kurala uymayıp sokaklara çıkması salgını bir anda çarpan etkisiyle kat be kat büyütecektir.

Ekonomik olarak zaten son derece çalkantılı günler geçirdiğimiz bu süreçte sokağa çıkma yasaklarının uygulanması çok mümkün görünmüyor. Zaten salgının bugün geldiği nokta itibariyle daha önce uyguladığımız iki günlük yasaklar bir etki yapmayacaktır. Uzun süreli yasakları da ekonomik olarak kaldırmamız mümkün değil.

Bu sebeple katı tecrit uygulamalarına geçmek ve öğrenci yurtlarına sahra hastanesi mantığıyla kullanmak benim sınırlı bilgim çerçevesinde aklıma gelen tek formül. Aşı konusunda tüm dünya çalışıyor ama bu aşıyı tüm vatandaşlara uygulayacak duruma ülkemizin gelmesine en az bir sene daha var gördüğüm kadarıyla. O günler geldiğinde de aşı karşıtı ruh hastalarıyla uğraşacağız bir de ama ona o gün bakmak lazım, zira bugün çanlar bizim için çalıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Şeffaflık - Düğün,nişan,taziye gibi toplu cemiyetler ,ibadethaneler yasaklanmalı, sokağa çıkma yasağı hiç olmazsa yoğun kalabalık olduğu için hafta sonları uygulanmalıdır yoksa okullarımızın açılması imkansız gözüküyor bir de lütfen vaka sayısında şeffaf olalım ki halk rehavete kapılmasın.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 03:23


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?