Reklamı Kapat

Koronavirüsle mücadelede “çıkmaz boya” yöntemi

Ülke olarak virüs salgınında yaşadığımız en büyük sıkıntı ne? Vatandaşların sorumsuz davranışı… “Maske, mesafe ve hijyen” kurallarına yeterince uyulmu...

Ülke olarak virüs salgınında yaşadığımız en büyük sıkıntı ne?

Vatandaşların sorumsuz davranışı…

“Maske, mesafe ve hijyen” kurallarına yeterince uyulmuyor.

Başka?

Korona teşhisi konuyor, eğer hastalık ağır seyretmiyorsa, eve gönderiliyor.

“Evine git, bu ilaçları kullan, dışarı çıkma” deniliyor.

Deniliyor, ama evde karantinada bulunması gerekenlerin çoğu, söylendiğine göre, kurallara uymayıp dışarıda dolaşıyor.

Eee, testi pozitif çıkan her kişinin peşine de bir polis takılamaz ki!

Evden çıkıp çıkmadığı sürekli kontrol edilemez ki!

Yurttaşlık bilinci, vatandaşlık sorumluluğu işte burada başlıyor.

Bu durum, sadece bizde değil, bizim gibi az gelişmiş ülkelerin hepsinde sorun.

Hindistan, bu soruna çözüm bulmuş.

Şöyle…

Biliyorsunuz Hindistan, Çin’den sonra dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi.

Nüfusu, 1 milyar 372 milyon…

Hükümet karar almış, korona olup da hafif geçirenlerin sokağa çıkmamaları için, hastaların alınlarına “çıkmaz boya” sürülüyormuş.

15 günden önce kaybolmayan boya…

Bir hasta alnında “korona işareti” sayılan bu boyayla sokağa çıkmaya kalkarsa, hemen etraftakilerin dikkatini çekiyor ve güvenlik kuvvetlerine haber veriliyormuş.

Hatta evine yakın bir yerdeyse, döve döve evine sokulduğu da oluyormuş.

Sizi bilmem, ama ben bu yöntemi çok tuttum.

Eğer bir vatandaş sorumsuz davranıp toplum sağlığını tehlikeye atıyorsa, alnına “çıkmaz boya” sürülecekse, sürülmeli!

Olağanüstü günlerde, “olağanüstü uygulamalar” yapılabilir, bunda garipsenecek bir şey olamaz!

Siyasette kâğıtlar yeniden karılıyor

Eskiden sıcak yaz ayları siyasette “ölü dönem” olarak kabul edilirdi.

TBMM, çalışmalarına ara verir…

Milletvekilleri, tatile gider…

Parti liderleri, çalışmalarını yavaşlatırdı.

Bu yıl öyle mi ya?

Yaz sıcak, siyaset yazdan daha sıcak!

Ekonomi, sıkıştı…

Siyaset de sıkıştı.

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu DEVA ve Gelecek Partisi, bir taraftan yol almaya çalışıyor.

Diğer taraftan iktidar partileri AKP ve MHP sıkıştı, Meral Akşener’e “Eve dön” diyor.

Akşener eve dönmezse, alternatif olsun diye Muharrem İnce’ye CHP’yi böldürmeye çalışıyorlar.

Oyun içinde oyun!

Eee, bu arada ekonomik kriz ortalığı kasıp kavuruyor.

Koronavirüs salgını, bütün bu yaşadıklarımızın tuzu biberi.

Çok heyecanlı bir film izliyoruz.

Her an her şey olabilir.

Görünen, önümüzdeki aylarda siyasal yaşamımızda kâğıtlar tekrar karılacak ve tekrar dağıtılacak.

İnşallah ülkemiz için “hayırlı gelişmelere” tanıklık ederiz.

Muharrem İnce, ne söylemek istedi?

Muharrem İnce, gazeteci Fatih Altaylı’ya dedi ki:

“Ben bir parti kurmuyorum, yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım, şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum. Bu yol Diyarbakır’da karpuz tarlasına gidiyor. Diyarbakır’da kardeşlerimle karpuz toplayacağım, işçilerle olacağım, Rize’de çay toplayacağım. Halka emanet edeceğim kendimi. Halkla beraber yola çıkıyorum. Harekete geçiyorum… Bir hareket başlatıyorum…”

Gelecekle ilgili söyledikleri bu!

Yani Muharrem İnce demek istiyor ki:

*Partim beni “yok” kabul etmesin. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde “başka aday” aramaya kalkmasın. Ben yine aday olmak istiyorum.

*Bunun için de “harekât” başlatıyorum. İlk adaylığımda yüzde 31 oy almıştım, bu oy oranımı yüzde 51’e çıkarmak için Türkiye’yi karış karış dolaşmaya başlıyorum.

Hangisi doğru?

Ortada 3 enflasyon oranı dolaşıyor.

*Devletin açıkladığı resmi enflasyon… Yüzde 11.76…

*Halkın hissettiği enflasyon… Yüzde 30-40 arasında değişiyor…

*Bir de Türkiye ekonomisi hakkında yorumlarıyla tanınan ABD’li Ekonomi Profesörü Steve Hanke’nin belirlediği enflasyon oranı… Hanke, Türkiye’deki enflasyon oranının yüzde 28.51 olduğunu söylüyor.

Hangisi doğru?

Siz ne dersiniz?

İki atış, ikisi de karavana!

Avcılıkta çok kullanılır bu terim…

Avcı hedefini tutturamazsa, “Karavana attı” denir.

İktidardaki “AKP-MHP ortaklığı” da, öyle görünüyor ki geçen hafta iki “karavana atış” yaptı.

Birincisi, Meral Akşener’e “Evine dön” çağırısı…

İkincisi, Muharrem İnce’ye yeni bir parti kurdurma çabası…

Bakalım, devamı nasıl gelecek? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

mehmet - deva ve gelecek partisi akparti oyları bölünsün diye kurulmamış partiler, ama muharrem ince chp oyları bölünsün diye yağılmış oyun , size hadi oradan diyorum, bu kadar.siz gidin bu işi bırakın chp de siyasete atılın görelim kaç kulaç atabiliyorsunuz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 16:19
01

Cenk Cemil - Hiç unutmam ! Müteveffa Necmettin Erbakan seçimlerde mükerrer oy kullanımının önlemek için bu en az 24 saat çıkmaz mürekkep ile oylarını kullanan seçmenlerin parmakları ilaretlensin dediğinde Erbakanın her konuşmasına ŞAŞI bakan o zamanki görsel ve yazılı basın "Erbakan seçmenlerin boyanmasını istiyor" diye haberler yapmışlardı ! İşte bizim basın ahlakımızın küçük bir göstergesi de buydu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 11:16


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?