Reklamı Kapat

“Kalbi kırık Muharrem”, artık siyasi bir mevta!

Dün ayrıntılarıyla yazdım.

Partisi, Muharrem İnce’nin kalbini kırmış…

“Kalbi kırık Muharrem”, önceki gün partisiyle hesaplaşmaya kalktı.

Tam da Cumhuriyet’in yol ayrımında bulunduğu kritik bir dönemde.

Basın açıklaması yaptı.

Kin kustu…

Nefret kustu…

Ortada ne “parti disiplini” bıraktı, ne de “parti hukuku”.

Ne “dostluk” ne “vefa”...

Her şeyi kırdı, döktü!

Nasıl bir kibirse, her konuda “tek kurtarıcı” olarak kendini gösterdi.

Sürekli “dev aynasına” mı bakıyor ne?

“Yola çıkıyorum” dedi…

“1000 Günde Memleket Hareketi başlatıyorum” dedi…

“Kadrom hazır” dedi…

Baktım, TRT dahil iktidar yanlısı tüm TV kanalları canlı yayında.

Talimat almışlar, Muharrem İnce’yi göklere çıkarıyorlar.

Bu, bir proje!

Proje olduğu, salondaki yandaş TV kanallarının çokluğundan belli…

Sonunda o da anladı, “Yandaş medyanın bana olan ilgisi gözlerimi yaşartıyor” dedi.

Anladı, ama yine de höykürmeye devam etti.

                                               ******

Muharrem İnce, “Ben Millet İttifakı tarafındayım” dedi.

Değil.

Türkiye, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar yol ayrımında.

Bir tarafta, laik Cumhuriyet’i savunanlar…

Diğer tarafta, laik Cumhuriyet’i yıkmak isteyenler…

İnce, önceki günkü çıkışıyla “laik Cumhuriyet’i yıkmak isteyenlerin değirmenine” su taşımaya başladı.

Yerini buldu, safını (yönünü) belli etti.

                                               ******

Benim gördüğüm şu:

Yarım asrı aşan mesleki sezgilerime dayanarak söylüyorum…

“Kalbi kırık Muharrem”, bence artık siyasi bir mevta!

Parti yönetimi; dün yazdığım gibi, utanmadan “Paralel CHP” kurmaya kalkan bu “siyasi mevta”yı artık daha fazla bünyesinde tutmamalı.

Zaman kaybetmeden cenaze namazını kılmalı, “siyasette kendini vazgeçilmez görenler mezarlığına” gömmeli.

Mühendise iş yok, ilahiyatçılara iş çok

Milli Savunma Bakanlığı teşkilatı içinde “Türk Silahlı Kuvvetleri Din Hizmetleri Başkanlığı” resmen kuruldu.

Kanun metnindeki bilgilere göre, yeni kurulan başkanlık silahlı kuvvetlerde tabur seviyesine kadar örgütlenecek.

Bir şey daha…

Başkanlık, personelini “sivil kaynaklardan” temin edecek.

Gördüğünüz gibi, iktidar her şeyi en ince ayrıntılarına kadar düşünmüş.

Mühendise, öğretmene iş yok, ama imam hatip ve ilahiyat mezunlarına iş çok.

Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatları ağzına kadar dolduruldu.

Olmadı, hukuk fakültesi dekanlıklarına da artık ilahiyatçı atıyorlar.

Bir Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne ilahiyatçı rektör atayacaklar, ayıp olmasın diye üniversitenin başına hemen “İslam” kelimesini ekliyorlar.

(Gaziantep Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü’ne İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nu atayabilmek için, bir gecede üniversite isminin başına “İslam” sözcüğünü eklendiler.)

Görevdeki vali ve kaymakamların geçmişlerini bir inceleyin, çoğunun imam hatip çıkışlı olduğunu göreceksiniz.

Bütün devlet kademelerinde, imam hatip ve ilahiyat mezunlarının önceliği var.

Demek sivil hayatta dinsel örgütlenme bitti, şimdi sıra silahlı kuvvetlere geldi.

Tabii bu örgütlenmelerde, tarikat ve cemaatlere ayrılan kontenjanlar da var.

Şu cemaate şu kadar…

Bu cemaate bu kadar…

Tamam, bütün okulları imam hatip yaparak, ilahiyat fakültelerinin sayısını kat kat artırarak, bütün devlet dairelerini imam hatip ve ilahiyat mezunlarıyla doldurarak, devlet yönetimini tarikat ve cemaatlerle paylaşarak Türkiye’nin sorunlarını çözeceksek, sıkıntı yok!

Ama görüyoruz; akıl, bilim ve liyakattan uzaklaştıkça Türkiye’nin sorunları daha da artıyor.

Elbette ülkemize ilahiyatçı, imam ve hatip de gerekli.

Ama işgücü planlaması yaparsın, ihtiyacımız ne kadarsa o kadar okul açarsın, o kadar öğrenci alırsın.

Bütün eğitim sistemini imam hatipleştirmenin anlamı yok ki!

Ülkemizi bir süredir dini esaslara göre yönetiyorlar, işte sonuç ortada!

Ekonomik kriz…

Sosyal bunalım…

İşsizlik, çaresizlik!

Şu yaşadıklarımız, bize, tuttuğumuz yolun yanlış olduğunu göstermiyor mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Yendioğanlı Gürsel - Ben CHP nin belediye kazanma uğruna pkk nın siyasi uzantısı HDP ile iş birliği yaparak siyasi mevta olma yolunda önemli bir adım attığı kanatındeyim. M. İncenin puanı CHP den 5 puan önde. Atatürkçüler HDP iş birliğinden rahatsız. Gerçek Atatürkçüler HDP iş birliği ile siyasi mevta olma yolunda hızla ilerleyen CHP bırakıp Atatürkçü Muharem İnce çevresinde kilitlenmelidirler. CHP ; HDP iş birliği ile artık bitmiştir.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 15 Ağustos 18:32
04

Muammer - Ali'ye, Abdullah'a, Ahmet'e hak gördüğünü Muharrem'e neden çok görüyorsun? Adamın canı siyaset yapmak istiyor diğerleri gibi. Bırak, o da boyunun ölçüsünü alsın.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ağustos 18:08
03

Babacan - Bugüne kadar TV kanallarında yer bulunmayan m inçe ne olduda gündem oldu tv kanalları paylaşamıyorlar acaba bu proje kime hizmet etmek için gündeme geldi her konuşmasında CHP ye nefret kusan bu adam kısa süre sonra kaybolur gider CHP de butür oyunları gören halk tarafından sahada güçlenir

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 15 Ağustos 12:23
01

Korfez - Demokrasi mucadeleside Muharrem inceye başarılar dilerim

Yanıtla . 2Beğen . 8Beğenme 15 Ağustos 02:14
02

Hasan - @Korfez 01 nolu yoruma cevabı: Babacan ve Davutoğlunada aynı dilekte bulunursan samimiyetin anlaşılır yoksa yandaş kanallardan farkın kalmaz.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 15 Ağustos 12:00


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?