Reklamı Kapat

Bugün 7.4 şiddetinde bir deprem daha yaşasak Kocaeli’nin hali ne olur?

Sevgili okurlarım, bugün “büyük acı”nın yıl dönümü. Merkez üssü Gölcük olan 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana 21 yıl geçti. Yazımı yazarken şunu düş...

Sevgili okurlarım, bugün “büyük acı”nın yıl dönümü.

Merkez üssü Gölcük olan 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana 21 yıl geçti.

Yazımı yazarken şunu düşündüm.

O depremi bugün yaşasak, acaba Kocaeli’nin hali ne olur?

Kaç kişi ölür, kaç kişi sakat kalır, kaç bina yıkılır?

Ekonomik kaybımız ne olur?

Düşünmeden edemiyorum, çünkü endişeliyim.

Kafamdaki “Acaba?” ile başlayan soruları silemiyorum.

Acaba o büyük deprem, bize ders oldu mu?

Acaba aklımızı başımıza getirdi mi?

Acaba halkımızda “deprem bilinci” yaratabildi mi?

Acaba kentlerimizi “depreme hazırlıklı hale” getirebildik mi?

Yoksa acaba farkında olmadan hâlâ “kent suçu” işlemeye devam mı ediyoruz?

Acaba… Acaba… 

Depremi unuttuk

Toplumsal hafızamız çok zayıf.

Sıradan olayları 3 ayda unutuyoruz.

Önemli olayları 1 yılda belleğimizden siliyoruz.

Felaketlerin etkisinin azalması ise 3 yıl kadar sürüyor.

Bir de şu var.

Felaketleri, yaşamayan anlayamaz.

Büyük Gölcük depremini, bugün 21 yaşında olan gençlerin çoğu yaşamadı.

Gel sen bunlara şimdi o depremi anlat.

Depremi yaşadık, ama okullarımızda deprem eğitimi sıfır.

Yapılanlar da yasak savmak için.

Göstermelik…

Anma programlarının içeriğini değiştiremez miyiz?

İsteyenle iddiaya girerim.

Depremle ilgili bu yıl 21’inci kez anma programı düzenleniyor, bundan önceki 20 yılın anma programına bakın, yüzde 99’u aynıdır.

Protokol konuşmaları…

Deprem fotoğrafları sergisi…

Deprem Şehitliği’ni ziyaret…

17 Ağustos Mezarlığı’nı ziyaret…

Deprem şehitlerinin ruhları için Kuran-ı Kerim Tilaveti…

Hepsi bu kadar!

Anma programını “şablon” haline getirmişler, her 17 Ağustos öncesi çekmeden çıkarıp uyguluyorlar.

Bu yılki programı yazın bir tarafa, gelecek yıllarda aynısının uygulanıp uygulanmadığını görün!

Oysa her 17 Ağustos, toplumda deprem bilincini artırmak için bir fırsat.

Ama görüyoruz ki, kent yöneticilerinin bu konuda bir gayreti yok.

Kuru, birbirinin aynısı anma demeçleriyle günü geçiştiriyorlar.

Bence, “deprem” ciddiye alınmalı.

Her 17 Ağustos’ta genel ve yerel yönetimlerin “depremle ilgili çalışmaları” sorgulanmalı.

Geçen yıl ne yaptın, gelecek yıl ne yapmayı düşünüyorsun?

Deprem konusunda, deprem kuşağında bulunan ülkeler ne gibi önlemler alıyor, biz ne yapıyoruz?

Bu konular irdeleniyor mu?

Hiç sanmıyorum…

Sanmıyorum değil, bu konularda ciddi hiçbir çalışma yok!

Neden kesin konuşuyorum, şimdi size anlatacağım.

Deprem yönünden “yüksek tehlikeli yer” kategorisindeyiz

Sevgili okurlarım, biliyorsunuz, “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” var.

Haritada sarı boyalı yerler deprem yönünden “düşük tehlikeli”, kırmızı yerler ise “yüksek tehlikeli” yer, olduğunu gösteriyor.

İnternete girin bakın, haritada Kocaeli “yüksek tehlikeli yer” kategorisinde.

Yani “Kocaeli’nde 1999’da deprem oldu, bir daha olmaz” diye bir şey yok.

Halen “büyük deprem riski” altındayız.   

Risk büyük, ama bizim depreme hazırlığımız ne yazık ki buna paralel değil.

“1999 depreminin defterini” henüz kapatamadık

Şimdi “1999 depreminin defteri ne?” diye soracaksınız.

Şu:

1999’da o büyük felakette kaç bina yıkıldı?

Resmi kayıtlara bakıyorum, 328 bin 113 ev ve iş yeri yıkılmış veya hasar görmüş.

Tamam, yıkılan yıkılmış da, hasar gören binaların durumu ne?

“Oturulamaz” raporu verildiği halde, bu binalarda hâlâ oturan var mı?

“Derhal yıkılmalıdır” raporu verildiği halde, yıkılmayan, konut ve iş yeri olarak kullanılmaya devam eden kaç bina var ve bunlar neden yıkılmıyor?

Şu anlayışa, şu vurdumduymazlığa bakar mısınız?

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Kahraman Bulut, bu soruların cevaplarını veriyor.

Kahraman Bulut diyor ki:

*Kocaeli’nde 1999 depreminden kalma 28 ağır hasarlı bina var. Bu binaların 18’i İzmit’te, 3’er tanesi Derince, Başiskele ve Körfez’de, 1 tanesi de Karamürsel’de. Bu binalardan sadece ikisinde yaşam yok, diğerlerinde insanlar yaşıyor.  

*1500 orta hasarlı bina var. Bunlar da mutlaka yıkılmalı. Ama bu 1500 binada da can güvenliği olmamasına rağmen insanlarımız oturmaya devam ediyor.

*Kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 50’si, 1999 depreminden önce inşa edilmiş. Bazı tespitlerimizde, bu binaların çoğunun da riskli olduğunu gördük. Deprem yönetmeliğine uygun olmayan binalar… Tehlike yaratıyorlar…

*Şehrimizde her iki kişiden biri, deprem riski altında. Ağır hasarlı ve orta hasarlı binaların acilen yıkılması, diğer binaların durumunun da gözden geçirilmesi gerekir.

Bu binaların yıkılması için yeni bir deprem mi bekleniyor?

Sevgili okurlarım, “1999 depreminin defterini henüz kapatamadık” derken, işte ben tam bunu anlatmak istiyorum.

Aradan 21 yıl geçti, ama biz ağır ve orta hasarlı binaları hâlâ yıkamadık.

İçinde insanlar yaşamaya devam ediyor…

Yarın öbür gün, bırakın Kocaeli’ni, çevre illerden birinde etkili bir deprem olsa, 21 yıldır boşaltılıp yıkılması gereken bu binalar yerle bir!

Böyle bir durumda yaşanacak felaketin hesabını kim verecek?

Hayatını kaybedecek insanların vebalini kim taşıyacak?

Ne yani?

Yıkılması gerektiği halde kimsenin ilgilenip yıkmadığı, daha doğrusu yıkmaya cesaret edemediği bu binaların yıkılması için “yeni bir depremin olması” mı bekleniyor?

Benim anlatmak istediğim bu!

Tamam, bugün deprem şehitlerimizi analım.

Tamam, deprem anıtına çelenk bırakalım, mezarlarını ziyaret edip dua okuyalım.

Tamam, bunların hepsini yapalım da, 1999 depreminin yarattığı temel sorunlar hâlâ ortada çözüm bekliyor.

Bu sorunları acilen çözüp, gelecek olası depremlere hazırlıklı olmalıyız.

Bunu anlatmak istedim.

Bugün bir 7.4 şiddetinde deprem daha yaşasak, bu depremin getireceği sıkıntılar, inanın 99 depreminden daha az olmaz.

Çünkü biz 99 depreminden ders almadık!

Kafalarımız, aynı kafa!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

sert - deprem denince sadece bina değil, fabrikalar, limanlar ve depo sahaları da akla gelmeli. Bu konuda ciddi bir çalışma yok....

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 17 Ağustos 08:11
01

alperen - sana göre hükümetiniz klintondan sonra geldi 55000 ölüyu 15000 gösterdiniz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 21:49


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?