Reklamı Kapat

Uyuyan şoför mü?

Geçenlerde, Karabük-İstanbul seferini yapmakta olan bir otobüsün yoldan çıkarak bir üstgeçide çarpması sonucu 5 insan yaşamını yitirdi, 10’u ağır olma...

Geçenlerde, Karabük-İstanbul seferini yapmakta olan bir otobüsün yoldan çıkarak bir üstgeçide çarpması sonucu 5 insan yaşamını yitirdi, 10’u ağır olmak üzere 25 yolcu yaralandı.

Yaşamını yitirenlerden biri otobüsün şoförü, diğeri yardımcı eleman.

Yolcular, şoförün uyuduğunu, kazanın asıl nedeninin bu olduğunu ifade ettiler.

Büyük bir hızla gerçekleşen araştırma sonucu, kazanın tüm sorumlusu olarak, ölen şoför gösterildi!..

Otobüsle uzun yol seyahatlerimde ön koltuktan yer almaya çalışır ve bütün bir gece hiç uyumadan şoförü takip eder, kimi zaman da kısa sohbetlerle uyanık tutmaya çalışırım. Şoförlerin kendi aralarındaki sohbetlerine de kulak misafiri olurum. Gördüğüm başlıca sorunlar şunlar;

·       Şoförlerin çoğu, emeklilik sonrası da çalışmak zorunda olan yaşlı kişiler.

·       Şoförler, yorgun ve uykuya hasret! Otobüsün bagaj kısmında, adeta mezar gibi bir dar mekanda, olanca gürültü ve havasızlık içinde, sağlıklı ve dinlendirici bir uyku uyumak mümkün mü?

·       Üstelik, bir uzun yol sonunda, sağlıklı bir mekanda uyuyabilmek ve dinlenmek olanakları da pek yok. Vardıkları noktadan, kısa bir süre sonra yeni bir sefere hazırlanan şoförlerin güvenli bir seyahat gerçekleştirmeleri kolay iş mi?

·       Sıklıkla otobüs yangınları yaşanıyor. Çünkü, araçların düzenli bakımları da yapılamıyor.

·       Bu ülkede kentler arası yük ve yolcu taşımacılığının yüzde 93’ü karayolu ile yapılıyor. Bu yoğunlukta özellikle ağır yük taşıyan TIR ve kamyon şoförleri de aynı sorunları yaşıyor olmalılar.

·       Bir diğer konu; geceleri TRAFİK DENETİMİ yapılabiliyor mu? Ben bugüne kadar özellikle şoförlerle ilgili olarak böyle bir denetim yapıldığına tanık olmadım! Bazen kent giriş ve çıkışlarında üst üste “GBT Kontrolü” yapılıyor ama şoförlerin uyku ve sağlık denetimleri yapılmıyor!

·       Otobüs sahipleri, yüksek bedeller ödeyerek, borçlanarak, kredi alarak sahip oldukları araçların taksitlerini ödeyebilmek ve para kazanmak için giderlerini en aza indirmenin, araçlarını yoğun çalıştırmak telaşı içindeler! Hak ettikleri ücreti alamayan, geçim sıkıntısı içindeki şoförlerin akıllarına takılan soruların getirdiği stresi de düşünelim.

Bu ülkede DEMİRYOLU ve DENİZYOLU ulaşımı “üvey evlat” ya da 1950 sonrası ABD’nin karayolu ulaşımını dayatması sonucu “komünist işi” olarak görülmüş!

Siz, bir yolcu olarak, demiryolu ve denizyolu ulaşım olanakları olsa, örneğin İzmit’ten ya da İstanbul’dan Ege ya da Akdeniz kentlerine hangi ulaşım aracıyla seyahat etmek isterdiniz?

Bu ülkede her yıl ortalama 6-7 bin insanımız trafik kazalarında yaşamlarını yitiriyor. En az bir o kadarı da sakat kalıyor.

Öte yandan, ulaşım seçenekleri içinde en pahalı ulaşım karayolu ulaşımıdır. Altyapı yatırımı pahalıdır.

Hele, “kamu-özel işbirliği” denilen ya da “YAP-İŞLET-DEVRET” modeli ile, DOLAR bazında uzun vadeli işletme imtiyazları verilen yollarda ve köprülerde geçişlere yüksek bedeller ödüyoruz!

Dolara endeksli, yüksek vergili yakıt giderlerini de düşünün.

Karayolu ile ürün nakli pahalıya geldiği için, uzak illerden gelen ürünlerin maliyeti de yüksek oluyor!

Sonunda, BEDEL ÖDEMEK hep vatandaşa düşüyor!

Ürünleri pahalıya yiyoruz.

Uzun yolda kelle koltukta yolculuk yapıyoruz.

Yaşanan kazaların sorumluları hep gariban şoförler mi olacak?

Onların da “İNSANCA YAŞAMA” hakları yok mu?

Birileri, karayolu ulaşım tercihinden büyük zenginliklere ulaşıyor!

Ya bizler?

Canımızla, paramızla karayollarında bedel ödemekten kurtulamayacak mıyız?

Bu ülkede, “ulaşım uzmanlarının planladığı” ciddi bir “ULAŞIM MASTER PLANI” var mı?

Bu ülkede “ulusal çıkarlar” mı yoksa, birilerinin “kişisel çıkarları” mı önceliklidir? Ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ferit İnce - Sizin derdiniz Atatürkçü olarak başarılarından dolayı kıskandığınız Tayyip Erdoğanı kötülemek. Bir tutturmuşsunuz yap işlet devretin faturasını AKP halka ödetiyor diye, siz bu halkı zeka seviyesi düşük sandınız herhalde. Sizin desteklediğiniz CHP bu ülkeyi IMF Yahudi para fonuna soktu, IMF 60 sene bu halkın kanını Atatürkçü CHP yüzünden kene gibi emdi de Tayyip Erdoğan geldi buna son verdi. Yahudi tefecilerin cebine Atatürkçü CHP yüzünden giden para, İslamcı Tayyip Erdoğan sayesinde halka yol köprü hastane hava limanı hizmet olarak gitti. Atatürkçü CHP 60 sene bu halkın parasını, IMF , yap işlet devret anlatımınızda olduğu gibi neden anlatmıyorsunuz?. Belkide siz bunun hesabını yapamıyorsunuz yada Atatürkçü olduğunuz için İslamcı Erdoğanın başarısını kıskanıyorsunuz ama halk sizin yapamadığınız veya yapmadığınız hesabı halk çok iyi, yapmasaydı Tayyip 10 seçimdir, % 51 halk oyu ile iktidar olmazdı. Sizin bu yaftalamalarınıza halk inanmıyor boşa kendinizi yoruyorsunuz.

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 18 Ağustos 22:20


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?