Reklamı Kapat

Yazık bu öğrencilere, yazık anne ve babalarına!

Sevgili okurlarım, bulunduğunuz ortamda çevrenize şöyle bir kulak kabartın. Bugünlerde konuşulan tek bir konu var. Eğitimdeki kaos. Aman Allah’ım gün...

Sevgili okurlarım, bulunduğunuz ortamda çevrenize şöyle bir kulak kabartın.

Bugünlerde konuşulan tek bir konu var.

Eğitimdeki kaos.

Aman Allah’ım günlerdir devam ediyor, bir yetkili çıkıp da net bir şey söylemiyor.

Herkes, eveliyor geveliyor.

Öyle mi olacaktı, böyle mi olacaktı…

Özel okullar ne zaman açılacak, resmi okullar ne zaman açılacak?

Uzaktan eğitim mi, yüz yüze eğitim mi?

Özel okulların bazıları 17 Ağustos’ta başladı, diğerleri 24 Ağustos veya 31 Ağustos’ta başlayacak.

“Özel olsun resmi olsun, okullarda 21 Eylül’e kadar yüz yüze eğitim yasak” deniyor, ama dinleyen yok.

Bazı özel okullar, salt reklam olsun diye öğrencilerini çağırdı, yüz yüze derslere başladı.

Başladı da, veliler arasında kıyamet kopuyor…

Bazı veliler, çocuklarının kayıtlı olduğu okul yönetimlerine, “Filanca okul yüz yüze ders yapıyor, siz neden yapmıyorsunuz?” diye çıkışıyor.

Ortada kural yok.

Her okul, kafasına göre takılıyor.

Eğitim böyle mi yönetilir?

Öğrencilerin de anne ve babalarının da kafaları tam ambale!

21 Eylül’le ilgili de ortada bir netlik yok.

“Ertelenebilir” deniliyor…

“Sadece 8 ve 12. sınıflar yüz yüze eğitime alınacak” deniliyor…

Tamam da, okula yeni başlayacak öğrenciler ne olacak?

Uzaktan eğitimle mi, okuma yazmayı öğrenecekler?

Ya okul öncesi eğitim kurumları?

Çalışan anneler ne yapacak?

Dediğim gibi…

Tam kaos ortamı!

Kimin ne yaptığı belli değil.

Yazık bu öğrencilere, yazık anne ve babalarına!

Birisi çıkıp net bir şey söylesin de, herkes işine baksın.

Üniversite öğrencilerinin durumu da aynı

Sadece okul öncesi, ilk ve orta öğrenim değil; üniversitelerde de tam bir kaos yaşanıyor.

İşte yeni ders yılı yaklaştı…

Üniversitelerde derslerin eylül sonu, ekim başı gibi başlaması gerekiyor.

Acaba başlayacak mı?

Başlayıp başlamayacağını bilen var mı?

YÖK, üniversite yönetimlerini serbest bırakmış…

İsteyen üniversiteler yüz yüze, isteyenler de uzaktan eğitim yapacakmış.

Kararını ilk açıklayan üniversite ODTÜ oldu.

“Anket yaptım, gelişmeleri değerlendirdim, uzaktan eğitim yapıyorum” dedi.

Diğer üniversiteler de kararlarını önümüzdeki günlerde açıklayacaklar.

Ancak bu karar açıklamanın fazla uzamaması gerekir.

Eylül’e bırakılmamalı.

Öğrenciler, anne ve babalar tedirgin.

Eğer yüz yüze eğitim yapılacaksa, ona göre ev tutacaklar, yurda kayıt yaptıracaklar…

Yok uzaktan eğitim kararı alınacaksa, öğrenciler konakladıkları yerden ayrılacaklar.

Boşu boşuna ev ve yurt parası ödemeyecekler.

Gelecek ders yılında eğitim ve öğretimin nasıl yapılacağı kararı, sadece öğrencileri, anne ve babalarını değil, pek çok kişiyi ilgilendiriyor.

Evini kiraya verenleri…

Yurt işletenleri…

Lokantaları, büfeleri, marketleri…

Servis aracı çalıştıranları…

Kırtasiyecileri…

Kocaeli Üniversitesi’nde 70 binden fazla öğrenci okuyor, bu öğrencilerin harcamalarından kimler yararlanıyor, bir düşünün!

Herkes, beklemede…

Bu nedenle üniversite yönetimlerinin kararlarını biran önce açıklamaları şart!

Hastane yok ki, yolu ne yapacaksın?

Dün gazetemizin manşetindeydi…

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları durdu.

Çalışmaların tekrar ne zaman başlayacağı, hastanenin ne zaman hizmete açılacağı belli değil.

Tam “Şehir Hastanesi STOP” başlıklı yazımın çıktığı gün, yani dün, gazetelerde AKP Milletvekili İlyas Şeker’in de demeci vardı:

“Şehir Hastanesi yolu, iki aya kadar hazır…”

Oh ne güzel!

Yol hazır da, ortada hastane yok!

Bizim işler böyledir.

Hastane biter, yolu olmaz…

Veya tam tersine yolu hazırdır, hastane bitmez.

Bu ne çelişki Bakan Bey?

Son günlerde yaşanan unutulmaz “dolar” muhabbeti…

Bakan Berat Albayrak, TV’deki canlı yayında gazeteci Ahmet Hakan’a sormuştu:

“Maaşını dolarla mı alıyorsun?”

Bu polemik, dolar konusunda artık simge oldu.

Sen ayakkabını dolarla mı alıyorsun?

Sen ekmeği dolarla mı alıyorsun?

Sen evine mobilyayı dolarla mı alıyorsun?

Bakan Albayrak’a göre, dolar “yok” hükmündeydi, önemsizdi, bu nedenle de Ahmet Hakan’a “Sen maaşını dolarla mı alıyorsun?” diye sormuştu.

Sormuştu, ama Bakan Bey bu dolar muhabbetinden kısa bir süre sonra “dolar görüşüyle çelişen” bir tweet attı:

“Türkiye’de hanehalkı borçluluğunda kişi başına düşen borç miktarı 1.291 dolardır.”

Şu çelişkiye bakar mısınız?

Bu tweeti gören, “Bakan Bey, madem doların yaşamımızda bir önemi yok, borçlarımız neden dolarla” diye sormaz mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Muşi dayı - Çocuklar gençler pazara gidiyor,tatile gidiyor, plajlarda maskesiz takılıyor,AVM lere gidiyor her yere gidiyor bir tek okula gidemiyor.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 21:23


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?