Reklamı Kapat

Özel okulları zor günler bekliyor

Sevgili okurlarım, yeni ders yılı başladı, başladı başlamasına da ortalık tam curcuna!

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan net açıklama olmadığından herkes kafasına göre takılıyor.

*Bazı eğitim kurumlarında hiçbir kıpırtı yok.

*Bazıları, uzaktan eğitime başladı.

*Yüz yüze eğitime başlayan okullar da var.

*Bazı okullar ise yarım gün eğitimde.

Soruyoruz, “21 Eylül’de bütün okullarda yüz yüze eğitim başlayacak mı?”, kimseden ses yok.

Eğitim camiası, “el yordamıyla” yol almaya çalışıyor.

Gördüğüm şu:

Bu ders yılında, “okullar açılmış, eğitim yapılıyormuş gibi” yapılacak.

Ama uzaktan da olsa, yüz yüze de olsa, bu yıl eğitim nanay!

Uzaktan eğitim, tam göz boyama!

Geçenlerde yazdım, bir kez daha yazayım.

Mart ayında “Pandomi başladı, uzaktan eğitime geçiyoruz” dediler, televizyonlardan “uzaktan eğitim”inballandıra ballandıra tanıtımını da yaptılar.

Sandılar ki, öğretmen konuşunca bütün öğrenciler duyuyor.

Ders yılı bitti, ciddi kurumların raporlarına baktığımızda durumun hiç de öyle olmadığını gördük.

Meğer öğrencilerin yüzde 60’ı kısa adı EBA olan “Eğitim Bilişim Ağı”na girememiş.

18 milyon öğrenciden 7.3 milyonu dersleri izleyebilmiş, geri kalanı izleyememiş.

Neden izleyememiş?

Sorunun cevabını TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) veriyor.

Diyor ki TÜİK; “Türkiye’de her 10 hanenin sadece 1’inde internet var. Her 10 hanenin 2’sinde ise bilgisayar bulunuyor…”

Sonucu OECD(Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) raporunda görüyoruz:

“Türkiye, geçen ders yılında, OECD ülkeleri arasında uzaktan eğitimde 77 ülke içinde 64’üncü.”

Yani uzaktan eğitim notumuz, zayıf!

Bu gerçekle yeni ders yılına başladık

Türkiye, böyle bir gerçekle yeni ders yılına başladı.

Nasıl olsa pandemi bitiyor diye, yeni ders yılı için “öğrencilere bilgisayar ve internet temini” konusunda herhangi bir hazırlık yapılmadı.

Okullar “uzaktan eğitim” yapıyor, ancak sadece interneti ve bilgisayarı bulunan öğrenciler dersleri dinleyebiliyor.

Yani bir yerde, okullar “interneti ve bilgisayarı bulunan öğrencilere” açıldı.

“İnterneti ve bilgisayarı bulunmayan öğrenciler” için, okulların açılmış olması bir anlam ifade etmiyor.

Gelelim özel okulların durumuna

Bugünkü asıl konumuz, böyle bir kaos ortamında özel okulların durumu…

Özel okullar, ister beğenelim ister beğenmeyelim, Türk eğitim sisteminin bir gerçeği.

Sağlığın yanı sıra eğitimi de ticarileştirdik.

“Para” veriyorsun, “eğitim” satın alıyorsun.

Ülkemizde 12 bin 313 özel okulda, 1 milyon 300 bin öğrenci öğrenim görüyor.

Kocaeli’ndeki 381 özel okulun ise 21 bin öğrencisi var.

Bu okulların her biri, bir ticari işletme.

Geliri var, gideri var.

Ayakta durabilmesi için “gelirinin giderini karşılaması” şart!

Gördüğüm kadarıyla, özel okullar, bu ders yılında en azından “denk bütçe” yapabilmekte hayli sıkıntı çekecekler.

Zorlanacaklar…

Korkarım, aralarından bazıları bu ders yılının sonunu getiremeyecek.

Öğrenci sayılarında azalma var

Özel okullar ilk darbeyi geçen ders yılında yemişlerdi.

Ülkede ekonomik kriz vardı, ailelerin bütçeleri daralmıştı, veliler çocuklarını devlet okullarına vermeyi tercih etmişlerdi.

Geçen ders yılında, çok çok ünlü ve çok ciddi özel okullarda dahi bir önceki yıla göre öğrenci sayısı azalmıştı.

Pandemi, özel okulların bu sıkıntılarını bir kat daha artırdı.

Bu ders yılında, özel okulların öğrenci sayılarında geçen yıla göre biraz daha azalma var.

Ortalama yüzde 20-25 oranında…

Bunun sebebi ne?

Bunun sebebi; belirsizlik, güvensizlik ve devam eden ekonomik kriz.

Okullar 21 Eylül’de “yüz yüze eğitim”e gerçekten başlayacak mı, yoksa yıl boyunca “uzaktan eğitim” mi yapılacak?

Anne ve babaların kafasındaki soru bu!

Veli, “Eğer yıl boyu uzaktan eğitim yapılacaksa, ben çocuğumu devlet okuluna yazdırayım, özel okula boşuna para vermeyeyim” diye düşünüyor.

Kafasındaki soru netlik kazanmadığı için, ya çocuğunu özel okula kayıt yaptırmıyor, kayıt yaptırdıysa bile geri almak istiyor.

Tam bugünlerde özel okul yöneticilerinin yaşadığı sıkıntı bu!

Diğer bir sıkıntı davelilerin, okula başlama yaşı gelen çocuklarını pandemi nedeniyle okula başlatmak istememeleri.

“Okula bir yıl sonra gitsin” diye düşünmeleri…

Bu nedenle birinci sınıf kayıtları beklenen düzeyde değil.

Konuyu araştırırken şunu gördüm, veliler “güvenli okul” arıyor.

Güvenli okullarda sıkıntı daha az.

Güven vermeyen okullar ise yangın yeri gibi.

Özetin özeti; bu ders yılında özel okulları zor günler bekliyor.

Böyle giderse, özel okullar içinde epey batan olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?