Reklamı Kapat

Doğalgaz mı kurtaracak bizi, yoksa akıl-fikir mi?

Garip bir milletiz. Daha müjdesini duyar duymaz, doğalgaz parasını yemeye başladık. Herkeste bir gevşeme… Ortada “fol yok yumurta yok”, doğalgazı çıka...

Garip bir milletiz.

Daha müjdesini duyar duymaz, doğalgaz parasını yemeye başladık.

Herkeste bir gevşeme…

Ortada “fol yok yumurta yok”, doğalgazı çıkarmış ve köşeyi dönmüş gibi hesap kitap yapmaya başladık.

*İşyerleri ve konutlarda doğalgaz faturaları düşecek…

*Cari açığımız azalacak…

*“Cari fazla” vermeye başlayacağız…

*“Dünyanın ekseni” olacağız…

*Her şey bizden sorulacak…

Daha neler neler…

Tıpkı “petrol zengini ülkeler” kafası!

Geçenlerde, bu ülkelerin acınacak halini yazdım.

Petrol var, ama akıl-fikir yok.

Petrole güvenip, yan gelip yatıyorlar…

Akıl-fikir olmayınca da, aklı ve fikri olan ülkeler gelip bunları “ham” ediyorlar.

“Petrol zengini” ülke olup da kalkınmış, uygar, huzur içinde yaşayan bir tane ülke gösterebilir misiniz?

Geçenlerde Taha Akyol sordu, “İran mı, Japonya mı?” diye.

Siz bu örneği çoğaltın.

Irak mı, Almanya mı?

Suudi Arabistan mı, Fransa mı?

Birinci sıradaki ülkeler petrol zengini, ikinci sıradakiler ise “akıl-fikir, bilim ve teknoloji” zengini!

Size sorsak, siz ne dersiniz?

Türkiye; İran, Irak, Suudi Arabistan gibi petrol zengini mi olsun, yoksa Japonya, Almanya, Fransa gibi “akıl-fikir, bilim ve teknoloji” zengini mi?

Çok büyük petrol ve doğalgaz rezervi bulan bir ülke, kolaylıkla İran olur, Irak olur, Suudi Arabistan olur.

Ama bir Japonya olmak, bir Almanya olmak, bir Fransa olmak zordur.

Japonya, Almanya, Fransa olabilmek için…

*”Bilimsel eğitim” lazım…

*”Yaratıcı düşünce” lazım…

*”Endüstriyel zihniyet” lazım…

*”İş disiplini” lazım…

*”Ekonominin bilimsel yönetimi” lazım…

*”Teknoloji üreten merkezler” lazım…

*”Ülke kaynaklarının çok iyi kullanılması” lazım…

*”Liyakat” lazım…

*”Demokrasi” lazım…

*”Sağlam bir hukuk düzeni” lazım…

*”Ülke ve ülkü birliği” lazım…

Zengin petrol ve doğalgaz yatakların vardır, “Petrol zenginiyim” diye övünürsün, ama yukarıda saydığım özelliklerin yoksa, dünyada yine söz sahibi olamazsın.

Unutmayalım!

Ülkelerin kurtuluşu petrol ve doğalgazda değildir.

Tekrar edeyim, ülkeler; akıl ve fikirle, bilimsel eğitimle, yaratıcı düşünceyle, endüstriyel zihniyetle, üretimle, disiplinli çalışmayla, ekonomiyi bilimsel yönetmekle, ülke kaynaklarının iyi kullanılmasıyla, liyakatle, demokrasiyle, sağlam hukuk düzeniyle ve ülkü birliğiyle kurtulabilir.

Petrol ülkeleri, “petrolden başka bir şeyleri olmayan” fakir ülkelerdir.

Unutmayalım…

Bizi “doğalgaz” değil, “akıl-fikir, bilim ve teknoloji” kurtarır.

Doğalgazım var dersin, yarın doğalgazın biter, kıçının üzerine oturursun.

Ama senin akıl-fikir, bilim ve teknolojiyle donanımlı toplumunu kimse dize getiremez.

2.Dünya Savaşı’nda yakılıp yıkılan, yerle bir olan Almanya, nasıl bu hale geldi dersiniz?

Üniversiteleri sayesinde!

Çalışmakla, bilimle, teknolojiyle!

Gül’ün adaylığı da nereden çıktı Allah aşkına?

Bir merkez, döndürüyor dolaştırıyor ikide bir Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığını pişiriyor.

Suni gündem yaratıyorlar.

Topluma gündem dayatıyorlar.

Neymiş, önümüzdeki seçimlerde “millet ittifakının çatı adayı” olacakmış.

Bırakın Allah aşkına!

Gül’ün neresini tartışıyorsunuz ki?

Tartışılacak bir tarafı mı var?

AKP geleneğinden gelen, AKP geleneğinin bütün özelliklerine sahip bir isim.

Kökeni; Milli Türk Talebe Birliği’ne ve Suudi Arabistan-ABD ortaklığında kurulmuş RABITA örgütüne dayanır.

Yani, “siyasal dinci”dir.

Hatırlayın, cumhurbaşkanlığı döneminde, ABD casusluk örgütü FETÖ’nün ulusal ordumuza ve aydınlarımıza kurduğu kumpası seyretmedi mi, onlara destek vermedi mi?

AKP ile FETÖ arasında çıkan iktidar savaşını önlemek için, gazeteci Fehmi Koru’yu ABD’ye Fethullah Gülen’e gönderen kim?

Bu kadar yeter mi, daha sayayım mı?

Şu “Abdullah Gül” olayını artık kapatalım.

Yok mu bir başkası?

Merkeze bağlı “takviye kuvvet”…

Ülkemizde ilginç şeyler oluyor.

Polisimiz var…

Jandarmamız var…

Bekçimiz var…

Gerektiği zaman ordumuz var…

“Yok yetmez” dediler, Ankara ve İstanbul’da direkt İçişleri Bakanlığı’na bağlı “Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü” kuruyorlar.

Bununla ilgili “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” çıktı bile.

Neden böyle bir “takviye kuvvete” ihtiyaç duyuldu, bunun topluma açıklanması lazım.

Neden korkuluyor?

Bu neyin hazırlığı?

Hak, hukuk, adalet…

*”Aklı öldürürsen, ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde, millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün, adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün, devlet de ölür.” FATİH SULTAN MEHMET

*”Haksızlığı her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur.” AHMET HAMDİ TANPINAR

*”Bir yerdeki haksızlık, adalet için her yerde tehlikedir.” MARTİN LUTHER KİNG

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Beyinde Betonlaşma Var - tanzer sende bu kalıplaşmış heykelci büstçü betonizm kafası olduğu sürece bütün ortadoğunu ve teksas petrolleri bile bizde olsa seni kurtarmaz çünki beyine beton atılmış

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 10:32


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?