41 T 1014; sağa çek…

İşte basın mensuplarına bir taciz olayı daha…

Bana mı denk geliyor bilmiyorum ama, bu da serbest dolaşım kartıyla ilgili bir olay…

Malum, sanayideki yerimize gidip geliyoruz artık…

Ne de olsa kendi yerimiz…

Sanayi otobüsü var, midibüs var, kırmızı dolmuşlar var… (Hatta kırmızı dolmuşlar ilk sanayi hattında çalışmaya başlamıştı)…

Pazar günü kartımı basıp, işe geliyorum…

Arabada 3 kişiyiz…

Başka Kimsecikler yok…

Malum tatil günü ama biz 34 yıldır alışığız...

Spor servislerinin hafta başı pazar günüdür kuralı nedeniyle…

Maalesef kırmızı dolmuşun minibüsü alışık değil pazar çalışılmasına nlaşılan…

Ben kartımı uzaktan tutarım ve okur…

Pandemi öncesi de böyle yapardım…

Ancak bu minibüste kartım uzaktan okumadı…

Adam da sinirli sinirli elimden kartı aldı, bastırdı okuttu…

Sonra da kartı bana vermeyip incelemeye başladı…

“Ne kartıymış bu, pazar günü çalışıyor musunuz ? (Gazetecinin 7/24 çalıştığından habersiz)” sorgu sual…

Yahu devlet bu kartı vermiş, kamu görevi yapıyoruz ve kullanıyoruz, sana ne ?.. Bir de devlet sana bunun parasını ödüyor…

İnerken önüne attım 3 lirayı, dolayısıyla da fazladan para almış oldu…

Ha bir de, ‘Vinsan’da var mı inecek ?’ dedi, Vinsan’ı dolaşmayıp Sanayi’ye direkt girebilmek için…

Arkadaki bir genç kadın duymadı, araba sanayiye dönmeye hazırlanırken, yolun ortasında ışıkta kaldı…

Kadını anayolun tam ortasında indirdi, arkadan hızla gelen araçlar korna çalıp sağa attı kendini, bu kadını inadına ‘Lastik’ İş’e kadar yürüttü’…

Buna da artık ne derseniz deyin…

Kadının yerinde olsam ben inmezdim…

Kadıncağız tam trafiğin ortasında indi, arkadan gelen hızlı araçlar zar zor kenara kaçtı…

O da kendini yolun karşısına zor attı…

Bir daha yazıyorum, yol kenarı değil, yolun tam ortasında indirdi…

Kooperatifin başkanı ile görüştüm…

 Kendisini iyi tanıyorum…

Beyefendi bir insan…

Zira bundan 1 ay önce de bir kırmızı dolmuş beni adeta zorla arabaya aldı ve beyefendice kartımı okuttuğumda  ‘Ağabey rahat ol, biz sizi taşımak zorundayız, belediyeden parasını alıyoruz’ dedi…

Bakın işte bu da şoför, o da şoför…

Kurumlar kişiler yüzünden genellenemez…

Timurçin beye teşekkür ediyorum ve tebrik ediyorum…

Bu arkadaşı ise kınıyorum…

Gereken cezanın verilmesini, bunu başkalarına da yapmaması için, iyi şoför arkadaşlarla karıştırılmaması için tecrit edilmesini istiyorum…

Fehmi Özgüler ustam…

Beni ulusal basınla tanıştıran ve Türkiye çapında isim yapmamda ön ayak olan Fehmi Özgüler ağabeyim artık ekliliğin tadını çıkarıyor… Bol bol anı paylaşıyor ama öyle böyle değil…

Öyle fotoğraflar, öyle anılar var ki, okumaya doyamıyorum…

Gazetemizin de eski yazarı olan Fehmi ağabeyimin son gönderdiği fotoğraf ise, kadın sporunun ne kadar cesur ve gerekli olduğunun bir habercisi…

Melih Şendil o yılları göremedi elbette, onun için bilmez…

Kadına futbol-basketbol yakışmıyor” diyen Şendil, bir de bu fotoğrafa baksın bakalım…

Karikatür:

EFSANE SÖZ:

“1969’da içkiyi ve kadınları bıraktım. Hayatımda geçirdiğim en berbat 20 dakikaydı”

-George Best-

KONUŞAN FOTOĞRAF:

KOCAELİSPORLU GENCE DARICALI’DAN TESELLİ: Kalk kalk kardeşim, Aydın hocan mutlaka bir gün geri gelecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?