Emanete hıyanet

Sosyal medyada gördüğüm bir resmi hatırlarım.

Belki tesadüf edeniniz olmuştur.

Anne karnında ameliyat edilen bebeğin, ameliyat esnasında küçücük elinin dışarıya çıkıp ameliyat eden doktorun parmağını tuttuğunu gösteren o anlamlı resim…

İlk gördüğünüz anda insanın içine dokunan, sıcacık bir resim…

Resme baktığımda içimi ısıtan ve bir o kadar da dokunan nokta, bebeğin dış dünyaya “açılırken” adeta “tutunacak bir dal” aracasına doktorun parmağına sımsıkı sarılması olmuştur.

Yani “güven” arayışı…

Nitekim insanoğlunun bu arayışı hayatı boyunca devam eder.

Bu arayışına aldığı cevaplara bağlı olarak da hayata bakışı şekillenir.

Hele ki çocukların…

O küçücük kalplerin sımsıkı sarılmayı bekledikleri eller tarafından nasıl bir muameleye tabi tutulduklarına bağlı olarak gözlerinde umudun ve sevginin mi yoksa korku, güvensizlik ve nefretin mi yer alacağının belirlendiğini düşününce…

Özellikle de son zamanlarda hayli artan bir oranda gündeme gelen çeşitli istismar haberlerini de dikkate aldığımızda, insanın o küçük kalplerin günü ve geleceği için endişe etmemesi mümkün olmuyor…

Aynı zamanda insan içini büyük bir öfkenin kaplamasının da önüne geçemiyor…

Şu hayatta, canımız da dahil, hiçbir şeyin gerçek sahibi olmadığımızı vurgulayan bir dine mensup bir kişi olarak…

Yani “bizim” dediğimiz her şeyin aslında bize “emanet” edildiği bilincini taşımaya gayret eden bir kişi olarak…

“Emanet” edilen her şeyin rastgele bir muameleye tabi tutulamayacağının farkında olmaya çalışan bir birey olarak…

“Emanet”i korumak için azami özen ve dikkat göstermek gerektiğini bilen biri olarak…

Tüm bu emanetler içinde en müstesna yerlerden birine sahip olan çocuklarımızın zarar görmelerine, bu zararın önüne geçilememesine şahit olup da kahrolmamak mümkün değil…

Üstelik bunu yapan insanımsıların verdiği zarar sadece o masum kalplerle sınırlı da kalmıyor… 

İncitilen her küçük kalp, ihanet edilen her emanet aslında geleceğimize ihanet etmek anlamına geliyor…

Yani kötü eller sadece yıkık küçük hayatlar değil, temeli güvensizliğe dayanan bir gelecek de inşa etmiş oluyorlar...

Zira emanete hıyanet sadece emanetin kendisine değil, güven duygusuna da vurulan bir darbedir.

Güvenin olmadığı bir yerde sevgiden de adaletten de bahsedemezsiniz…

O nedenle böylesi hadiselerin faillerinin cezalarını buna göre düşünmek gerekir…

Böylesi bir ihanete teşebbüs edememelerini sağlayacak tedbirleri almak lazım gelir…

Aksi halde karatılan sadece o küçücük kalpler ve hayatlar değil, geleceğimizdir…

Ki bir hayatı karartmanın bile hesabını vermek mümkün değilken, böylesi bir ihanetin bedelini ödemenin imkanı yoktur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?