Susturulmuş Adli yıl açılışı!  

Her yıl 1 Eylülde adli yıl açılışları yapılır ve bu törenlerde memleketteki adli sorunlar tartışılır, çözüm yolları aranırdı.

Bu yıl Adli yıl açılış törenleri Cumhurbaşkanlığı sarayında, yani yürütme erkinin bulunduğu Beştepe’de yapıldı.

Adlı yıl açılışı sessiz sedasız, yürütmenin denetiminde yapıldı.

Akılda kalan tek konu teröre bulaşmış avukatların meslekten men edilmeleri konusuydu. Arkasından da MHP genel başkanının idam talebi gündeme gelmeye başladı.

Bir ülkenin yargısı ne kadar yürütme ve yasamanın etkisinden uzak güçlü ve bağımsız ise o ülkedeki demokrasi de o kadar güçlüdür.

Yargısı bağımsız olmayan bir ülkenin bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir.

Yıllardır yargımızda ve savunma mesleğinin işleyişinde ciddi sorunlar vardır.

Her yıl Adli yıl açılışlarında Baro başkanları, Barolar birliği başkanları ve Yargıtay başkanları her adli yılda yargının çözülmeyen ve biriken ciddi sorunlarını haykırır, çözüm yollarını da ifade ederlerdi.

Adalet ülkemizde sürekli geriliyor, her yıl suç ve suçlu miktarı artıyor.

Cezaevlerimiz dolup taşıyor.

Hakim ve savcılarımızın tamamının sınav, atama ve liyakatlarını Adalet Bakanlığı yapıyor. Adliye müfettişleri Adalet Bakanlığına bağlı, bu müfettişlerin raporları hakim ve savcılarımızın terfii, tayin ve ihraç işlemlerinde birinci derecede etkili oluyor.

Hakimler Savcılar Kurulundaki ( HSK.)üyelerin çoğunluğunu yürütme/cumhurbaşkanı tayin ediyor.

Aynı tayin işlemi yüksek mahkeme üyeleri için de geçerli.

HSK başkanı halen Adalet Bakanı.

Sayısını hatırlayamadığımız biçimde sürekli hukuk fakülteleri açılıyor.

Hukuk eğitimleri çok yetersiz.

Birçok hukuk fakültelerinin dekanları, ziraatçı, ilahiyatçı, doktor, maliyeci, kimyacıdan oluşuyor. Bu bile tek başına hukuk fakülteleri ve hukuk eğitimindeki durumun vahametini özetliyor.

Nüfusu bize yakın Almanya’da 70 bin civarında hakim ve savcı görev yaparken, bizde 12 bin civarında hakim ve savcı görev yapıyor.

Hakim ve savcılarımız iş yükü altında kıvranıyor. Günde 50-60 dosya ile duruşma yapan hakimlerimiz var.

Bu iş yükü ile nasıl adalet dağıtılacak.

Avukatların durumu daha da fena…

Özel okullar dahil yüzün üzerindeki fakültelerden mezun olan avukatlar bırakın meslek icrasını, yanında staj yapacak avukat bile bulamıyorlar.

Nasıl yetişecekler ve toplumu aydınlatacaklar ve vatandaş adına davalar açacak, savunma yapacaklar.

Diğer taraftan fiilen avukatların yetkileri daraltılmış durumda.

Avukatlar emniyette ve diğer kamu kurumlarında bilgi alamamaktan, mesleklerini gereği gibi icra edememekten muzdaripler.

Ülkemizde bu sütuna sığdıramayacağım yoğunlukta yargı sorunları olmasına rağmen, konu sadece teröre bulaşmış avukatların meslekten men edilmesine indirgendi.

Oysa ki avukatlık kanununun 5’nci maddesinde teröre bulaşmış avukatlar dahil avukatlıktan uzaklaştırma kuralları var.

Tek koşul haklarında kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunmasıdır.

Ülkemizde yargı giderek siyasal iktidara daha bağımlı hale gelmeye başladı.

Avukatların özgürlüğünün de elinden alınma çabaları var.

Adli yıl açılışında yargı sorunları yine halının altına itildi.

Yargının sorunlarının konuşulmadığı bir adli yıl açılışının yargıya ve ülkemize bir faydası yok.

Toplumun susan değil, konuşan hukukçulara ihtiyacı var.

Sorunları çekinmeden konuşmak bir hukukçu sorumluluğudur.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?